Ticaret açığı altın etkisiyle düşüşte


Fintek öncüleri bir arada: İstanbul Fintech Week 2024 Nedir? KOOP Ventures önderliğinde ve Finansal ve İnovasyon Teknoloji Derneği’nin (FINTR) iş birliğiyle düzenlenen İstanbul Fintech Week (IFW) , beşinci edisyonunda bizi heyecanlandıran gelişmelerle karşılıyor. Türkiye’nin ilk ve en büyük küresel finansal teknolojiler etkinliği olan IFW, “Yakınsama: Finansta Web2 ve Web3 dünyaları bir araya geliyor” teması altında finans ekosisteminin geleceğini tartışmaya hazırlanıyor. Nerede ve ne zaman? 16 ve 17 Nisan tarihlerinde İstanbul, Fişekhane ’de. Neden gitmeli? Küresel finansın ve fintek pazarının öncü şirketlerinin ve Türkiye’den sektör liderlerinin konuşmacı olarak yer alacağı IFW’de katılımcılar, 55’ten fazla oturumla güncel finansal teknolojileri ve yenilikleri keşfetme şansı elde edecek. Ayrıca kapalı oturumlar (C-Suite), katılımcıların ilişki ağlarını genişletmelerine ve sektördeki gelişmeleri tartışmalarına olanak tanıyacak. Program : Web3 Zirvesi ile başlayacak birinci günde; Bitcoin yarılanması, Web3 dünyasındaki son gelişmeler, merkez bankası dijital paraları, kripto varlıkların regülasyonu, tokenizasyon, müşteri tanımadaki yenilikler ve metaverse ele alınacak. Türkiye’nin fintek ekosistemini yeni fikirler ve projelerle büyütmeyi amaçlayan Dijital Finansın Öncüleri Ödül Programı ’nın kazananları aynı gün düzenlenecek törende açıklanacak. Finansta Yapay Zeka Zirvesi , farklı ülkelerden gelen temsilcilerin sunumları, start-up sunumları ve İş Dünyasında Fintek başlıklı paralel akışla zengin bir içerik katılımcıyı karşılayacak. Dijital Finans Zirvesi ile devam edecek ikinci günde; sektörün önde gelenleri yedi farklı panelde servis olarak finans modeli, ödemeler ve para transferindeki yenilikler ile geleneksel bankacılıkla “yalnızca dijital” bankacılığın kesişme noktaları gibi konu başlıklarını tartışacak. Ayrıca, Fintekte Kadın Zirvesi, start-up ve ülke sunumları ile teknoloji sunumları devam edecek. İstanbul Fintech Week (IFW) hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, etkinlik biletlerini aynı adreste bulabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ocak 2024’e ilişkin nihai dış ticaret verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre Ocak ayında ihracat bir önceki aya göre %3,5 artışla 19 milyar 991 milyon USD’ye yükselirken, ithalat ise %22,0 azalışla 26 milyar 218 milyon USD seviyesine geriledi. Böylece dış ticaret açığı %56,4 azalışla 6 milyar 227 milyon USD’ye inerek düşüş serisini altıncı aya taşıdı. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı ise %57,5’ten %76,2’ye yükseldi.
Enerji ve altın hariç verilere bakıldığında dış ticaret açığı sürüyor olsa da, bu açık bir önceki yıla kıyasla oldukça azalmış durumda. TÜİK verilerine göre 2023 yılının Ocak ayında enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 1 milyar 787 milyon USD seviyesindeyken, 2024’ün aynı döneminde bu tutar 68 milyon USD’ye gerilemiş durumda. Yani bu kalemde yaklaşık %96’lık bir azalış mevcut.
Bu görünümde enerji ikamesinden daha çok altın ithalatındaki azalmanın etkisi hissediliyor. TÜİK tarafından yayımlanan verinin alt kırılımlarına bakıldığında, 2023 Ocak’ta 4 milyar 921 milyon USD seviyesinde olan parasal olmayan altın ithalatı, 2024 Ocak’ta %79,2 azalışla 1 milyar 24 milyon USD’ye gerilemiş durumda. Aradaki 3 milyar 897 milyon USD’lik fark, hem manşet hem de enerji ve altın hariç dış ticaret açığı görünümüne olumlu yansımakta.
Tarım ihracatı imalattan hızlı büyüdü
Ocak ayında imalat sanayi her zamanki gibi en yüksek ihracatı yapan sektör oldu. Sektör toplam ihracatını yıllık bazda %2,8 artırarak 18 milyar 589 milyon USD’ye ulaştırdı. İmalatın toplam ihracattan aldığı pay ise mevcut dönemde 0,6 puan azalışla %93,0’e geriledi.
Ocak ayında ihracatını en hızlı artıran sektör ise yıllık bazda %21,9 artışla 990 milyon USD’lik ihracat gerçekleştiren tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü oldu. Hububat ve fındık ihracatının öncülüğünde artış gösteren tarım ihracatının toplam ihracattan aldığı pay ise 0,8 puan artışla %5,0’e yükseldi. Söz konusu dönemde madencilik ihracatı ise 307 milyon USD ile toplam ihracattan %1,5 pay aldı.
Ham madde ithalatı %30’a yakın daraldı, yüksek teknoloji ihracatı artışta
İthalatın alt kırılımlarına bakıldığında, en yüksek azalışın ara malı ve ham madde grubunda kaydedildiği görüldü. Ocak ayında ham madde grubu ithalatı toplamda %28,8 daralarak 26 milyar 972 milyon USD’den 19 milyar 193 milyon USD’ye geriledi. Bu grubun toplam ithalattan aldığı pay ise söz konusu dönemde 7,1 puan birden daralarak %73,2’ye indi.
Ham madde grubunun yanı sıra tüketim ithalatındaki artış ise hız kesmesine rağmen sınırlı şekilde büyümeye devam etti. Ocak 2024’te tüketim malı ithalatı %13,6 artış göstererek 3 milyar 306 milyon USD seviyesinde gerçekleşti. Ancak, bir önceki yıla kıyasla artış göstermesine rağmen bu tutar, Şubat 2023 - Ocak 2024 döneminde kayda geçen en düşük tüketim ithalatı tutarı oldu. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda tüketim ithalatı rakamlarının yüzdesel olarak düşmeye başladığını görmek hiç şaşırtıcı olmaz.
Teknoloji yoğunluğuna göre ihracat-ithalat verilerine bakıldığında ise yüksek teknoloji ihracatının kararlı bir artış göstermekte olduğu göze çarpıyor. 2024 Ocak’ta düşük teknolojili ürün ihracatı %3,2 büyürken, yüksek teknolojili ürün ihracatı %16,0 büyüyerek 643 milyon USD’ye ulaştı. Yüksek teknoloji grubunun toplam ihracattan aldığı pay ise 0,4 puan artışla %3,5’e yükselmesine rağmen hala oldukça sınırlı.
Sonuç olarak
Sıkı parasal koşulların ve altın ithalatına getirilen birtakım kısıtlamaların dış ticaret dengesi üzerindeki etkileri sürmeye devam ediyor. Ocak ayında tüketim ithalatındaki artış %13,6’ya gerileyerek hız keserken, altın ithalatı bir önceki yıla kıyasla 3 milyar USD’ye yakın azalmış durumda.
Bunların yanı sıra Ocak ayında havacılık ve savunma sanayi ürünlerini de içeren “diğer taşıt araçları” grubu ihracata 130 milyon USD’den fazla katkı verdi. Bu artış yüksek teknoloji ihracatının toplam ihracat içerisindeki payını da bir önceki yıla kıyasla 0,4 puan artışla %3,5 çıkarttı. Satış beklentilerindeki artış ve gelişmiş ülkelerde faiz indirimi beklentileri nedeniyle önümüzdeki aylarda bu payın artış göstermesini de bekleyebiliriz.
Hizmet dengesi kaynaklı gelirlerin de beklenti dahilinde gelmesi durumunda Ocak ayı cari dengesinin 2-3 milyar USD arasında açık vererek bir önceki yıla kıyasla daha iyi bir performans göstermesini bekleyebiliriz. Cari denge Ocak 2023’te 9,8 milyar USD açık vermişti. Bu da açığın bir önceki yıla kıyasla %70’e yakın daralması anlamına geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün açıklanan dış ticaret istatistikleri ve ekonomik güven endeksi verilerinin ardından bugün gözler saat 10.00'da açıklanacak olan büyüme verilerine çevrili olacak.
29 Şub 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.




