TRT, dijital platformu "tabii"yi duyurdu


Get Golden Visa ile Portekiz Golden Visa için şimdi başvuru zamanı Portekiz Golden Visa programı için son şans Minimum 280 bin avro yatırım miktarıyla Portekiz'de yaşama, çalışma, eğitim alma, Schengen bölgesinde dolaşım hakkı tanıyan ve beş yılın sonunda Avrupa vatandaşı olma fırsatı sunan Portekiz Golden Visa programının kapanmasıyla ilgili gelişmeler, uzun bir sürecin ardından açıklandı. Bu süreçte Portekiz'deki birçok hukuk bürosu, danışman firma, inşaat firmaları ve fonlarla bir araya gelerek program değişikliğinin 'geriye dönük' maddelerinin işleme alınmaması için lobi ve PR çalışmaları yürüten Get Golden Visa , yasanın onaylanması ve yürürlüğe girmesiyle ilgili beklentileri aşağıda aktarıyor. Get Golden Visa , değişiklikler yürürlüğe girmeden önce başvurunuzu yapmak için ideal zamanın şimdi olduğuna dikkat çekiyor. Tahminler neler? Yeni yasa geriye dönük olarak uygulanmayacak, hâlihazırda başvurularını yapanlar veya Golden Visa'larını almış olan başvuru sahipleri değişikliklerden etkilenmeyecek. Beklenen yasa henüz geçmiş değil, yeni yapılan Portekiz Golden Visa başvuruları kabul ediliyor. Beklenen yasanın geçtiği tarih itibarıyla yapılan başvurular kabul edilmeyecek. Get Golden Visa: Bağımsız bir yatırım danışmanlığı firması olan Get Golden Visa ; Avrupa, Amerika, Karayipler ve diğer bölgelerdeki alternatif programlar aracılığıyla sizin için en uygun programı belirlemenize ve yatırım yaparak oturma izni ve(ya) vatandaşlık almanıza olanak sağlıyor. Get Golden Visa başvuru süreci boyunca size destek sağlamaya hazır. Programa dair soru işaretlerini gidermek için buradan toplantı talebinde bulunabilir ve detaylı bilgi için uzmanlara danışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
TRT, Türk dizi ve filmlere yönelik küresel ilgiyi karşılamak amacıyla hayata geçirilen dijital platformu "tabii"yi duyurdu. Konuya ilişkin açıklamada tabii'nin yayın hayatına 15 bin saati aşan içerikle başlayacağı; birçok farklı türden orijinal dizinin yer alacağı tabii arşivinde TRT yapımlarının da bulunacağı aktarıldı.
Geniş açı: 150'den fazla diziyle Türk yapımlarının; 800 milyonu aşkın izleyiciyle Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya, Afrika ve ABD başta olmak üzere toplam 146 ülkede izleyici kitlesi bulunuyor. İlk aşamada 30 orijinal yapımı bünyesinde barındıracağı belirtilen tabii'nin, aile dostu ve yüksek kaliteli orijinal içerikleri Türkiye dışındaki izleyicilerle buluşturarak Türkiye'de dijital yayıncılık alanında lider olmayı hedeflediği ifade ediliyor.
- İlk etapta Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Urduca ve Arapça olmak üzere 5 farklı dil desteğiyle 7 Mayıs'ta Türkiye'de ücretsiz bir şekilde kullanıma sunulacak olan tabii, uluslararası çapta ise YouTube ve Roku gibi 3. parti platformlar aracılığıyla "ekonomik" bir abonelik ücreti ile erişilebilir olacak.
Bununla birlikte: Küresel ölçekte Netflix, Disney+, HBO Max ve Prime Video'nun liderlik ettiği yayın platformlarına Türkiye'de ise BluTV, Exxen ve GAİN liderlik ediyor.
- Geçtimiz hafta GAİN'in, Rams Türkiye Grubu tarafından satın alındığı bildirilmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yapay zekanın 'babası'ndan tehlike uyarısı. Getir'in Almanya merkezli rakibini satın alma hamlesi. TRT'nin dijital platformu "tabii". TikTok'tan seçim önlemleri. Twitter'dan geri adım.
08 May 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.




