Uber'in yeşil atağı


Daima temiz bir ev için: iRobot Roomba i7
Günlük kullanım için tasarlanan elektronik ekipmanlar, "tüketici elektroniği" olarak adlandırılıyor. Televizyonlar, bulaşık makineleri, bilgisayarlar, cep telefonları, elektrikli süpürgeleri gibi ürünler bu kategoride yer alıyor.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Paylaşımlı yolculuk şirketi Uber, 2040 yılına kadar küresel çapta bütün araçlarının elektrikli olmasını amaçlıyor. Şirketin planlarının arasında, yasal düzenlemeleri destekleyici ve altyapının daha gelişmiş olduğu ABD, Kanada ve Avrupa’da araçlarını 2030'a kadar sıfır emisyonlu hâle getirmek var. Bu doğrultuda Uber Green isimli bir proje başlatan firma, küresel çapta beş milyonu aşkın sürücüsünün dönüşüm sürecini kolaylaştırmak için 800 milyon dolarlık bir kaynak ayırdı. Geçen hafta bir açıklama yapan şirket, sürücüleri tamamen elektrikli ve hibrit araçları kullanmaya teşvik edecek olan programın Kuzey Amerika’da bin 400’den fazla şehirde uygulanmaya başladığını duyurdu.
- Teşvikler: Toplumun sıfır emisyon içeren teknolojilere alışmasını gaye edinen Uber, Uber Green programıyla yolculara hibrit ve elektrikli araç talep etme olanağı sunuyor. Müşterileri bu metoda yönlendirmek için ise bazı teşvik paketleri mevcut. Uber Green seçeneğini seçen müşteriler, standart ücrete kıyasla %10 indirimli olarak yolculuklarını gerçekleştiriyor. Uber Green programını tercih eden sürücüler ise giriş olarak 0,50 cent kazanırken tamamlanan her “yeşil yolculuk” için ekstra 1 dolar getiri sağlayabiliyor. Ayrıca şirket, toplu taşıma kullanıcıları için seyahat planlama özelliği adı altında şehir içinde otobüs, metro veya tren bağlantılarını birleştiren çok modlu bir tarife de sunuyor.
- Partnerler: Sıfır emisyon hedefi için sürücülerin elektrikli araçları kullanmasını sağlamaktan daha fazlasının gerektiğinin farkında olan Uber; teşviklerin daha iyi uygulanabilmesi için otomobil üreticileri, şarj ağı sağlayıcıları ile elektrikli araç kiralama ve filo firmalarıyla ortaklıklar yoluyla yeni programlar sunmaya başladı. İlk olarak Avis’le beraber Los Angeles’taki sürücülerin elektrikli araç kiralamalarını sağlayacak bir uygulama planlandı. Ample ile kurulan ortaklıkla ise San Francisco’daki sürücülerin, elektrikli araç pillerini dakikalar içinde değiştirmesine olanak tanıyan Ample pil değiştirme teknolojisine sahip araç kiralamalarının önü açıldı. Öte yandan Uber, araç çağırma platformundaki sürücülere ABD'de bulunan 800'den fazla lokasyonda şarj indirimine erişim sağlamak için EVgo ile ortaklığını genişletti.
- Rekabet: Uber, elektrikli araçlarla şehirleri daha yaşanabilir hâle getirme konusunda sektörde yalnız değil. Geçtiğimiz yıl araçlarını karbon nötr hâline getiren Lyft, platformuna binlerce elektrikli aracı katarak “yeşil mod” ismini verdiği bir uygulama başlattı. Bu projeyle hava kirliliğini önemli ölçüde azaltmayı hedefleyen şirket, sürücü topluluğu için de ek gelir modelleri yarattı. Ayrıca Lyft, insan yaşamına katma değer getirmesi amacıyla uygulamalarına bisiklet ve scooter seçeneklerini de ekleyerek toplum içinde böyle bir kültürün yaygınlaşmasına destek veriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
18 Ocak Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde, 20 Ocak’ta göreve başlayacak olan Joe Biden’ın yerel ekonomi politikaları, özel sektörün beklentileri ve ABD-Çin arasındaki ticaret savaşının geleceği var.
18 Oca 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.



