Ülkelerin COP28 karnesi: İklim zirvesi nasıl geçti?


Hayalini kurduğun dünyanın peşinde: Samsung’dan Solve for Tomorrow Samsung Electronics Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Solve for Tomorrow yarışması , 8. sınıftan 12. sınıfa kadar tüm öğrencileri toplumsal sorunları çözmeye yönlendirerek öğrenmeyi heyecan verici bir deneyime dönüştürüyor. Program için başvurular 26 Ocak 2024’e kadar buradan yapılabiliyor. Nedir? Toplumun en acil sorunlarına ürettikleri projelerle çözüm arayacak gençler, kurdukları en az 2, en fazla 4 kişilik gruplarla ‘‘Solve for Tomorrow’’ programına katılım sağlayabilecek. Üç aşamadan oluşan programda dereceye giren takımlardan birinci takıma 100.000 TL , ikinci takıma 80.000 TL , üçüncü takıma ise 50.000 TL değerinde Samsung ürünlerinde kullanabilecekleri hediye çekleri verilecek. Detaylar: Program bu sene ‘‘İnsanlık’ ’ ve ‘‘Gezegenimiz’’ olmak üzere iki temayı içeriyor. Böylelikle hem insanlık hem de gezegenimiz için daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefini içerisinde barındırıyor. Neden önemli? Samsung'un 2010 yılında başlattığı Solve for Tomorrow , gençlerin yaratıcılığını ve yenilikçiliğini teşvik ediyor. STEM eğitimine olan ilgiyi ve yeterliliği artırmak için tasarlanan program, gençlerin içinde yaşadıkları dünyayı daha iyi anlamalarına ve toplumda ihtiyaç duyulan becerileri geliştirmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca gençlere, iş gücü ve toplumun geleceğini şekillendirebilecek yetenekler kazandırılması hedefleniyor. Gelecekte istediğin dünyayı bugünden tasarlamaya başlamak için Solve for Tomorrow yarışmasına buradan başvurabilir, detaylı bilgiyi yine orada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Bu yıl Dubai'de düzenlenen COP28 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı sona erdi ve iklim değişikliğiyle küresel mücadelede önemli gelişmelerle sonuçlandı. Yoğun müzakerelerle geçen konferans, fosil yakıtlardan uzaklaşma, iklim açısından savunmasız ülkeler için adaptasyon ve finansman ile küresel ısınmayı sınırlama hedefi gibi birkaç temel konuya odaklandı.
İklim zirvesinden gelişmeler
Konferans, fosil yakıt çağının "sonunun başlangıcı" olarak nitelendirilen bir geçişe işaret etti. Bu, derin emisyon kesintileri ve hızlı, adil ve eşitlikçi bir geçişi desteklemek için ölçeklendirilmiş finansmanı içeriyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, fosil yakıtlardan vazgeçmenin Paris Anlaşması’nda belirlenen 1,5°C küresel sıcaklık sınırına ulaşmak için kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Fotoğraf: Kiara Worth
Küresel değerlendirme: COP28’in önemli bir sonucu, önümüzdeki 10 yılda iklim eylemini artırmak için ilk "küresel değerlendirme" oldu. Bu değerlendirme, müzakere edilen tüm unsurları kapsıyor ve 2025’e kadar daha güçlü iklim eylem planları geliştirmek için ülkelere rehberlik edecek. 2019 seviyelerine göre 2030’a kadar küresel sera gazı emisyonlarının %43 oranında azaltılması gerektiğini kabul ediyor.
Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği: Değerlendirme, 2030’a kadar yenilenebilir enerji kapasitesinin 3 katına çıkarılması ve enerji verimliliğindeki iyileştirmelerin 2 katına çıkarılması çağrısında bulunuyor. Bu, kömür gücünün aşamalı olarak azaltılmasını ve fosil yakıt sübvansiyonlarının sonlandırılmasını içeriyor.
Finansal taahhütler ve iklim finansmanı: İklim finansmanı, iklim eyleminin önemli bir destekleyicisi olarak konferansta ön plandaydı. Yeşil İklim Fonu (GCF), şimdiye kadar toplamda 31 ülkeden 12,8 milyar ABD dolarına ulaşan yeni taahhütlerle desteklendi.
- Bu finansal taahhütler, gelişmekte olan ülkelerin temiz enerjiye geçişini ve adaptasyon çabalarını desteklemek için gereken trilyonlarca doların çok altında.
Fotoğraf: Jewel Samad/Agence France-Presse, Getty Images
Kayıp ve Zarar Fonu: Konferansın zafer anlarından biri, iklim felaketlerinden kaynaklanan kayıp ve zararlarla başa çıkmak için yoksul ülkelere yardım etmeyi amaçlayan yeni bir fonun başlatılması oldu.
- Bu fon sayesinde iklim değişikliği sonucu ortaya çıkan sel, taşkın, orman yangını ve çölleşme gibi doğal afetlerle mücadele için finansal yardım sağlanabilecek.
- Gelişme, krizin ön cephesindeki insanların iklim adaletine erişimi yolunda önemli bir adımdı.
1,5°C hedefi: Küresel ısınmanın 1,5 derece artışla sınırlanma olasılığını sürdürmek tartışmanın temel bir parçasıydı.
İklim Değişikliği Performans Endeksi çıktıları
2024 İklim Değişikliği Performans Endeksi (CCPI) raporuna göre yenilenebilir enerjideki artışa rağmen dünya, fosil yakıtlara olan bağımlılığı nedeniyle Paris iklim hedeflerine ulaşmaktan uzak. Raporda hiçbir ülkenin 1,5°C sınırlamasına uygun hareket etmediği belirtiliyor.
- Örneğin: Danimarka endekste ilk sırada yer alırken Çin ve ABD gibi emisyon üreten büyük ülkeler, sıralamada gerilerde kalmış. G20 ülkelerinin çoğu "düşük" veya "çok düşük" performans sergilerken AB ve birkaç G20 üyesi "yüksek" performans göstermiş. Birleşik Krallık’ın sıralaması iklim politikalarındaki gerileme ve artan fosil yakıt kullanımı nedeniyle düşmüş.
Görsel: New Climate Institute, Kaynak: CCPI24
Raporda, Paris Anlaşması’yla uyumlu olmak ve iklim değişikliğinin etkilerinden kaçınmak için fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılmasının aciliyeti vurgulanıyor.
Türkiye’nin COP28 deneyimi
- Türkiye, Dubai’de düzenlenen COP28’e 1000'in üzerine çıkan rekor sayıda temsilci gönderdi.
- 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini 3 katına veya enerji verimliliği çalışmalarını 2 katına çıkarma konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadı.
- Toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı bir iklim adaleti bildirgesi yayımlamadı.
- Kömür kullanımından vazgeçme veya fosil yakıtların azaltılmasına yönelik önerilere destek verme konusunda bir taahhütte bulunmadı.
- Ulusal sera gazı emisyon hedeflerini 2030 yılına kadar %30’dan daha fazla artırma planını revize etmedi.
- Ancak iklim krizinden en çok etkilenen yoksul ülkeler için maddi destek sağlayan Kayıp ve Zarar Fonu’ndan yararlanmayı talep etti.
Görsel: Change.org Türkiye - İklim
Zorluklar, endişeler ve gelecek adımlar
Bu gelişmelere rağmen, gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıtlardan uzaklaşmalarına yardımcı olacak ek finansmanın eksikliği konusunda endişeler vardı. İklim değişikliğine yanıtın kritik bir yönü olan adaptasyonun, özellikle savunmasız ülkeler için yeterince finanse edilmediği görüldü. Bu konuların Azerbaycan’daki COP29 gibi gelecek zirvelerde ele alınması bekleniyor.
Gelecek adımlar: Ulusal iklim eylem planlarının (Nationally Determined Contributions) bir sonraki turu 2025’te gerçekleşecek. Bu planların ülkelerin artan eylem ve taahhütlerini yansıtması bekleniyor. Azerbaycan 2023’te COP29’a ev sahipliği yapacak; Brezilya, 2025’te Amazon’da COP30’u düzenlemeyi teklif etti.
Fotoğraf: Andrea DiCenzo
Özetle: 12 Aralık’ta sona ermesi beklenen ama 13 Aralık’a uzayan zirve, yenilenebilir enerji taahhütleri, iklim adaptasyonu ve azaltımı için finansal sözler ve fosil yakıtlardan uzaklaşma üzerine vurgu yaparak küresel iklim eyleminde kritik bir dönüm noktasını temsil etti. Yeterli finansal kaynağı harekete geçirme ve dünya genelinde adil iklim eylemini sağlama konusundaki süregelen zorlukları da ortaya koydu.
Günün sonunda COP28, fosil yakıtlar çağının sonuna işaret ettiği için "tarihî" olarak nitelendirildi. Yine de zirvede fosil yakıtlardan ilk kez açıkça bahsedilse de sonuç bildirgesinde "fosil yakıtlardan çıkış" ifadesi yerine "fosil yakıtlardan uzaklaşma" çağrısı yapıldığı da bir gerçek. Belki de George Monbiot’nun zirveyi "başarısız olmak üzere düzenlenmiş bir fars" olarak betimlemesine daha çok kulak vermeliyiz.
❇️ Editörün notu: George Monbiot, The Guardian’daki yazısında COP28’in fosil yakıt lobileri tarafından etkilenmiş olmasını eleştiriyor. COP sürecinin, herhangi bir ülkenin ilerlemeyi veto etmesine izin veren oybirliği gereksinimi nedeniyle, doğası gereği kusurlu olduğunu savunuyor. Monbiot, lobici etkisini ortadan kaldırma ve modifiye edilmiş Borda sayımı gibi bir oylama sistemini benimseme gibi reformlar öneriyor. Ayrıca, anlamlı bir iklim eylemine ulaşmak için nükleer silahlar ve mayınlar üzerine geçmiş başarılı anlaşmalara benzer şekilde COP’u atlayarak orman yokoluşu ve kömür kullanımını sonlandırma üzerine yeni anlaşmalar öneriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim zirvesi, iklim değişikliği konusunda uluslararası topluma bu alandaki zorluklarla başa çıkmak için ortak bir platform sunmayı başarabilecek mi?
16 Ara 2023

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Üniversite kavramı aşınsa da ona duyduğumuz ihtiyaç canlı. Gençlerin erteledikleri hayatı deneyimledikleri, insanlaştıkları, dünyaya dair tavır geliştirdikleri, beceri seti, düşünme biçimi, formasyon edindikleri kurumsal anlamda kavramın altını dolduran üniversite olanaklıdır. İhtiyacımız, yönümüz, kutup yıldızımız hâlâ özerk üniversitedir.

Fransa ve İspanya’da etkili olan orman yangınları sadece aşırı sıcaklık ve güçlü rüzgarla değil, alevlerin oluşturduğu sıra dışı bir hava olayıyla da büyüyor. NASA’nın “ateş püskürten ejderha” olarak tanımladığı, bilimsel adı “pyrocumulonimbus” olan ateş bulutları, çok büyük ve yoğun yangınların oluşturduğu aşırı sıcak hava, duman, kül ve nemin atmosferin üst katmanlarına doğru hızla yükselmesiyle oluşuyor. Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “Bu bulutlar, büyük yangınlarda 12 kilometreye kadar yükselebilir. Bu kritik bir eşik çünkü uçaklar da o seviyelerden geçiyor” diyor.

Bağımlılık denince ilk akla gelenlerden biri alışveriş değil şüphesiz. Ya da spor. Bazen bir hafta boyunca oyun oynamak. Çoğumuz sosyal medyada geçirdiğimiz saatleri sorun olarak bile görmüyoruz. Oysa bağımlılık artık kendini pek çok farklı alanda gösteriyor ve işsizlik, gelecek kaygısı, anksiyete arttıkça bağımlı olduğumuz şeylerin sayısı ve çeşidi de artıyor.

Travma sadece olayın içinde olanların değil, ona tanık edilenlerin de bedenine yerleşir. Çünkü güven duygusunun yıkılışını görmek de insanın sinir sistemine yazılır. Bu yüzden bazı anksiyeteler kişisel değil; toplumsal ve politiktir. Çünkü sürekli alarmda yaşamak politiktir.

Farklı politikaları aynı şekilde uygulayarak liseyi kendi başına değer taşıyan bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp üniversitenin bekleme salonuna dönüştürdük. Şimdi çocuklara hangi liseye gireceklerini soruyoruz; dört yıl sonra da hangi üniversiteyi kazanacaklarını soracağız. Déjà vu! Peki üniversite, bu bekleyişin sonunda başlayan bir başka bekleme odası olmasın?




