

Tarih, teknoloji ve sanatla buluşuyor: Şerefiye Sarnıcı
Kültür sanat şehri İstanbul’un dinamik ve çok yönlü paydaşı İBB Kültür AŞ bünyesinde bulunan Şerefiye Sarnıcı , yaklaşık 1600 yıllık görkemli bir geçmişi gözler önüne sererken bugün misafirlerine tarihi, sanat ve teknolojiyle buluşturan…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Emre Eminoğlu
Film: West Side Story
Yönetmen: Steven Spielberg
Süre: 156 dakika
Jenerik: İlk kez 1957’de sahnelenen Broadway hitinden 1961 yılında Jerome Robbins ve Robert Wise ikilisi tarafından sinemaya uyarlanan müzikal film, 11 dalda aday gösterildiği Akademi Ödülleri’nden, En İyi Film dâhil 10 Oscar ödülüyle ayrılmıştı. 80’ler ve 90’lardaki filmleri başta olmak üzere filmografisiyle Hollywood’un en büyük yönetmenlerinden birine dönüşmüş Steven Spielberg, ilk kez müzikal türünde bir uyarlamaya imza atarken de West Side Story’nin yeniden çevrimini tercih etti. Müzikal, Shakespeare’in defalarca farklı uyarlamalarla beyaz perdede karşımıza çıkmış aşk hikâyesi Romeo ve Juliet'i 1950’lerin New York’unda soylulaştırma karşısında dokusu değişen batı yakasına taşıyor. Spielberg’ün filmi, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil 7 dalda Oscar’a aday gösterildi.
Neden izleyelim? Spielberg sinemasının son yirmi yıldır oldukça zamanın gerisinde, eskimiş kaldığını düşünen bir izleyici olarak beni bile etkilediği için! Yönetmen, olayları günümüze taşıyarak bir modern uyarlama yoluna sapmayı tercih etmese de karakterleri, diyalogları ve fonda yaşananları günümüz dinamiklerine, söylemlerine ve hassasiyetlerine uygun hâle getirmek için önemli değişikliklerde bulunduğu görülüyor. Koreografi, kostüm ve set tasarımı, görüntü yönetimi gibi teknik alanlarda usta işi bir görsellik sunan film (“America” sahnesine dikkat!) Ariana DeBose ve Mike Faist başta olmak üzere yardımcı oyuncularının performanslarıyla akılda kalıyor. Eğer vaktin varsa ve yeterince müzikal tutkunuysan, tüm bunları daha iyi görebilmek ve kavrayabilmek için 2021 yapımı West Side Story’i izlemeden önce 1961 yapımı filmi de izlemeni öneririm.
Nerede izleyebilirsin? Birkaç ay önce gösterimde yalnızca bir hafta kalan film, şu an yasal yollarla izleyebileceğiniz herhangi bir platformda bulunmuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Oscar sezonunu sorularla açıyor, West Side Story'nin hayaline kapılıyor, ergenliğe kısa bir dönüş yapıp SXSW'nun kapısını aralıyoruz. Yolda Stromae'den Multitude dinlemeyi de ihmal etmiyoruz tabii.
11 Mar 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.



