Workup 14. dönem Demo Day: Yapay zeka ağırlıklı 10 girişim mezun oldu

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İş Bankası’nın ana destekçiliğinde 2017'den bu yana süren Workup Girişimcilik Programı’nın 14. dönemi, çevrimiçi düzenlenen Demo Day etkinliğiyle tamamlandı. Yapay Zekâ Fabrikası’nın yürüttüğü bu dönemde 10 teknoloji girişimi mezun oldu. Dönemi öne çıkaran iki gelişme var: Mezunların 10'da 8'i işini doğrudan yapay zeka üzerine kuruyor ve seçim süreci bu kez bilinçli olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışına açıldı. Yeni mezunlarla birlikte programın toplam mezun sayısı 198'e ulaştı.
1.300 girişimden 10 mezuna
Demo Day’e iş dünyası ve girişimcilik ekosisteminin temsilcileri, girişim sermayesi şirketleri, hızlandırma ve kuluçka programlarının yöneticileri katıldı. Mezun girişimler bu kitleye geliştirdikleri çözümleri, program boyunca kat ettikleri yolu ve önümüzdeki dönem için hedeflerini anlattı.
Programa alınacak girişimleri belirlemek için kalkınma ajansları, TEKMER’ler ve teknokentler üzerinden Türkiye genelinde geniş bir tarama yapıldı. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sabri Gökmenler’in paylaştığı rakamlar, seçim hunisinin ne kadar dar olduğunu gösteriyor: 1.300'ün üzerinde girişim incelendi, bunlardan 129'uyla birebir görüşüldü ve sonunda 10 girişim programa kabul edildi. Seçilen girişimler için yatırım, ticari işbirliği, mentorluk ve iş geliştirme alanlarında 400'den fazla bağlantı kuruldu. Bu da girişim başına ortalama 40'ı aşkın temas anlamına geliyor.
Ekosistemle birlikte tasarlamak
Gökmenler, inovasyonu ve girişimciliği birbirini tamamlayan iki alan olarak tanımlıyor. “Finansal çözümleri kendi içimizde geliştirmekle yetinmiyor, girişimcilik ekosistemiyle birlikte tasarlıyoruz” diyen Gökmenler, küresel pazarlarda büyümek için işbirliklerine ve ölçeklenebilir iş modellerine odaklandıklarını belirtiyor.
Workup 10. yılına yaklaşırken Gökmenler önümüzdeki dönemin hedefini de ekosistemdeki etkiyi büyütmek, daha fazla girişime ulaşmak ve “yarının girişimlerinin yetişmesine imkân sunmak” olarak tarif ediyor.
Üç büyük şehrin dışına açılan seçim
Türkiye’de girişim ekosisteminin büyük kısmı üç büyük şehirde toplanıyor ve yatırımcıya, mentora ya da kurumsal müşteriye erişim de çoğunlukla bu şehirlerden geçiyor. 14. dönemin seçim sürecinde bu dengesizliği bir ölçüde gidermek amacıyla İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki girişimlerin görünürlüğünü artırmaya yönelik ayrı bir tarama yürütüldü.
Bir diğer değişiklik desteğin zamanlamasında yaşandı. Mentorluk, İş Bankası Girişimcilik Şubeleri’nin olanaklarına erişim, olası işbirliği ve yatırım değerlendirmeleri, programa kabul beklenmeden ön görüşme aşamasında başlatıldı. Böylece programa giremeyen girişimler de süreçten eli boş ayrılmadı ve programın etkisi 10 mezunun ötesine, temas kurulan daha geniş bir girişimci kitlesine yayıldı.
Dokuz yılın bilançosu
Workup çatısı altındaki programlar bugüne kadar 19 binden fazla başvuru aldı ve 3 binden fazla girişimle temas kurdu. İş Bankası ve iştirakleri bu girişimlerin 90'dan fazlasıyla işbirliği yaptı. 198 mezundan 95'i ise farklı yatırımcı ve fonlardan toplamda 100 milyon dolara yakın yatırım aldı. Bu da mezunların yaklaşık yarısının yatırım aldığı anlamına geliyor.
14. dönemin mezunları
Mezun listesindeki en kalabalık grup, şirketlerin yapay zekayı güvenli ve kontrollü biçimde kullanmasına odaklanıyor. SHIM, işletmelerin yapay zeka modellerini kişisel ve gizli verileri paylaşmadan kullanmasını, yapay zeka harcamalarını şeffaf biçimde takip etmesini ve farklı platformları tek yerden yönetmesini sağlıyor. SolonGate, yapay zeka sistemlerinin hangi verilere erişebileceğini, hangi işlemleri yapabileceğini ve hassas bilgiyi nasıl kullanacağını gerçek zamanlı olarak yönetiyor. Out Plane ise yazılımların yapay zeka ajanlarıyla geliştirme ortamından çalıştırılmasını sağlayan bir bulut platformu. Ayrı bir DevOps ekibi gerektirmeyen platform, kurumların kendi sunucularında da çalışabiliyor.
İnsan kaynakları alanında iki girişim yer alıyor. Uplico, işe alım ve iş gücü yönetimini yapay zekâ ajanlarıyla uçtan uca yürütüyor ve şirketlerin mevcut sistemlerine entegre olabiliyor. Filika.co ise İK ve ERP sistemlerine Türkiye’deki bordro ve çalışma mevzuatına uygun bir API altyapısı sunarak KOBİ’ler ve mali müşavirler için bordro süreçlerini dijitalleştiriyor.
Turizm tarafında Chexta, otellerin rezervasyon, operasyon ve gelir yönetimini tek bir bulut platformunda topluyor. Homesberg ise kısa dönem konaklama işletmeleri için pazar ve arama görünürlüğü verilerini biraraya getirerek fiyat stratejisini yapay zekayla optimize ediyor.
Kalan üç girişim farklı alanlarda çalışıyor. Grower, SEO, sosyal medya ve reklam performansını tek panelde anlık olarak analiz eden bir dijital pazarlama platformu. Richify.ai, bireylerin varlıklarını anlamasına, takip etmesine ve finansal hedeflerini planlamasına yardımcı olan bir finansal eğitim platformu. B2B ve B2B2C modelleriyle çalışan Vitsupp by Marin ise eczane ve kliniklere yerleştirilen yapay zeka tabanlı karar destek sistemiyle kişiye özel takviye rutinleri oluşturuyor, sigorta şirketlerine de poliçe optimizasyonu hizmeti veriyor.
10. yıla girerken
Workup’ın 14. dönemi, Türkiye’deki erken aşama girişimlerin nereye yöneldiğine dair net bir fotoğraf sunuyor. Yapay zeka artık ayrı bir sektör olmaktan çıkmış, otelcilikten bordroya, işe alımdan sağlığa kadar pek çok alanda ürünün temel bileşenine dönüşmüş durumda. Bu dönemin mezunları arasında öne çıkan bir eğilim daha var: Girişimlerin önemli bir kısmı yapay zekanın kendisini geliştirmekten çok, kurumların onu güvenle kullanmasını sağlayan altyapıya odaklanıyor.
Program 10. yılına girerken izlenecek üç başlık öne çıkıyor: Büyük şehirlerin dışına açılan seçim sürecinin sonraki dönemlerde kalıcı hâle gelip gelmeyeceği, 14. dönem mezunlarının önümüzdeki aylarda yatırım alıp alamayacağı ve 198 mezunluk ağın yatırım alan girişim oranını ne kadar yukarı taşıyabileceği.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi 29-30 Ekim'de Ankara'da yapıldı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan TDT'nin üyesi; Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise gözlemcisi. Zirvenin sonunda üye devletler 163 maddelik Ankara Bildirisi'ni kabul etti. Bildiri ortak alfabeden küp uyduya, savunma sanayisi kolejinden ulaşım koridorlarına kadar pek çok konuyu kapsıyor.

ABD’de 2026 ara seçimlerinin Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da çoğunluğu elde etmesiyle sonuçlanması, Amerikan ekonomisi ve küresel finansal piyasalar açısından yeni bir siyasi denge oluşturdu. Ancak seçim sonuçlarının ekonomi politikalarında radikal bir yön değişikliğinden ziyade, yürütme ve yasama organları arasındaki anlaşmazlıkları artırması bekleniyor.

ABD'de 2026 ara seçimleri, Trump'ın ikinci döneminin kalan son iki yılının çerçevesini belirlemiş durumda. Resmi olmayan sonuçlara göre demokratlar hem temsilciler meclisinde hem de senatoda çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler meclisini demokratların kazanması beklenen bir sonuçtu. Sürpriz, cumhuriyetçilerin yıllardır elinde tuttuğu eyaletlerde de koltuklarını yitirerek senato tarafını da kaybetmesi oldu. Bu sonuç Washington'da Trump'ın gücünün yeniden dengelenmesi sürecini başlatırken, önümüzdeki iki yılın maliye, ticaret ve dış politika gündemini doğrudan etkileyecek

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?

BIST 100’ün Ağustos ayında 14 bin 600 puanın üzerine çıktığı, ancak Eylül ayında yatırım fonlarında yaşanan likidite krizinin etkisiyle sert biçimde gerilediği üçüncü çeyrekte, Borsa İstanbul’un yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 üçüncü çeyrek sayısında, yerli yatırımcıların portföy değerindeki kayıpların yabancı yatırımcılara kıyasla çok daha yüksek olduğu, yabancıların ise özellikle sanayi ve ticaret şirketlerindeki ağırlıklarını artırdığı görüldü.



