Yalın, öfkeli ve benmerkezci: Şarkı sözlerinin 50 yıllık değişimi


Gençlere Alan Açık: Medya Sanatı Yarışması’nda şimdi oylama zamanı İBB Kültür AŞ ’nin genç yeteneklerin hayalini kurdukları ve kendilerini özgür hissettikleri bir ortamda hünerlerini göstermelerini ve hikâyelerini sanat pratikleriyle anlatmalarını teşvik etmek amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği Gençlere Alan Açık: Medya Sanatı Yarışması ’nda şimdi sıra halk oylamasında! Neden? Türkiye’nin dört bir yanından medya sanatı alanında üretim yapan genç sanatçılardan başvuru alan yarışmada finalist 22 eser belli oldu. Bizlerin oylamasına sunulmak üzere seçici kurul tarafından seçilen eserleri 3 Mayıs’a kadar Taksim Sanat ’ta ziyaret edebilir ve favori ismini Radar İstanbul üzerinden seçebilirsin. Peki ya sonra? Halk oylamasında en fazla oy alan eserin sahibi, 25.000 TL'lik Halk Ödülü 'nü kazanacak. Sergi sonrasında ise seçici kurul tarafından belirlenecek yarışmanın birincisi 75.000 TL, ikincisi 50.000 TL, üçüncüsü 25.000 TL ödülün sahibi olacak. Gençlere Alan Açık: Medya Sanatı Yarışması’nda favori eserini seçmek için Radar İstanbul mobil uygulamasını ücretsiz olarak indirip halk oylamasına katılabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Yapılan araştırmalar son 50 yılda şarkı sözlerinin daha yalın, tekrara dayalı, öfkeli ve benmerkezci bir hale geldiğini gösteriyor. Peki, toplumun aynası niteliğindeki şarkı sözlerindeki bu değişimin ardındaki sebep ne? Şarkı yazarı ve sanatçı Onur Özdemir ile bu sorunun cevabını aradık…
Şarkı sözleri toplumun değerlerine, duygu durumuna ve hafızasına ışık tutmasının yanı sıra konuşulan dildeki değişimi de kayıt altına alıyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre son 50 yılda şarkı sözleri hatırı sayılır bir dönüşüm geçirdi. Avrupalı araştırmacılar, 1980-2020 yılları arasında yayınlanan rap, country, pop, R&B ve rock türlerindeki 12 binden fazla İngilizce şarkıda kullanılan kelimeleri analiz etti. Veriler yakın dönemde yayınlanan şarkı sözlerinin çok daha yalın, tekrara dayalı, öfkeli ve benmerkezci olduğunu ortaya koydu.
Geçen 50 yılda yaşanan teknolojik dönüşüm müzik dinleme pratiklerine de yansıdı. 80’lerdeki plak ve kasetler yerini 90’larda CD’lere, internet kullanımının yaygınlaşmasıyla da algoritma odaklı günümüzdeki müzik dinleme uygulamalarına bıraktı. Bu geçiş, şarkı yazma süreçlerini de etkiledi. Scientific Reports dergisinde yer alan araştırmada şarkı sözlerinde bahsedilen duyguların, kaç farklı ve karmaşık kelime ile ifade edildiği ve bunların ne sıklıkta tekrarlandığı incelendi. Farklı türlere ilgi duyan müzikseverlerin şarkı sözü sitesi Genius’ta hangi şarkıları daha çok aradığı da araştırıldı. Diğer türlerden farklı olarak rock müzik dinleyicisinin, yeni şarkılardan ziyade eski parçaların sözlerine baktığı ortaya çıktı. Görünüşe göre son yıllarda düşüşe geçen rock müzik dinleyicisini küstürmüş, insanlar dönüp dolaşıp eski şarkıları dinliyor.
Türkçe şarkılarda mecaz çok kullanılıyor
Gündelik yaşamda kullandığımız kelimelerdeki değişim Türkçe sözlü müziğin yapısını da etkiledi. Sosyal medyada ortaya çıkıp yaygınlaşan kimi sözcük ve kavramlara artık Türkçe sözlü parçalarda da sıklıkla rastlıyoruz. 2020 yılında yayınlanan ve 1994 - 2020 yılları arasındaki Türkçe pop şarkılarının sözlerinin incelendiği “Türkçe Pop Şarkılarda Söz Varlığı” başlıklı makale bu değişimi gözler önüne seriyor. Odağına her yıl çıkan 10, toplamda 270 şarkıyı alan incelemenin sonuçları Türkçe pop şarkılarda en çok mecaz ve ardından bağlaçların kullanıldığını, en az ise atasözü ile yansımaların kullanıldığını gösteriyor. İncelemeye dahil edilen popüler şarkılarda özlü söz kullanımına ise hiç rastlanmadı.

'Benmerkezci olduk. İnsanlar gündelik hayatına dair sözler duymak istiyor'
Günümüzün popüler müzik kültürünü şekillendiren Aşkın Olayım, Nerdesin Aşkım, Yaz Gülü gibi şarkıların yaratıcısı, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu, yüksek lisans eğitimini Oxford Üniversitesi Klasik Arkeoloji dalında tamamlayan Onur Özdemir, “Sen son zamanlarda yazdığın şarkılara bakınca nasıl farklılıklar görüyorsun? Şarkılarda kullanılan kelimelerin günümüzün aynası olduğunu düşünüyor musun?” soruma şu yanıtı verdi:
“Kendimizle daha meşgul insanlara dönüştük. Bu fiziksel görüntümüzden tut da psikolojik durumumuza kadar etki ediyor. Benmerkezci olduk. İnsan bu kadar kendi ile uğraşınca ister istemez daha öfkeli, daha karanlık yaklaşıyor hayata. Hatta son dönemde ‘insan sevmiyorum enerjisi’ de etrafımızı sardı. Hepimiz belki daha mutsuz insanlar olduk. Eskiden sanki toplumsal hayatta da takınmak zorunda kaldığımız, biraz yapay biraz da naiflikten gelen mutluluk ve pozitiflik kavramları pazarlanıyordu. Şu andaki şarkılar, geçmiştekilere nazaran daha dürüst. Pazarlanmaya ve pohpohlanmaya ihtiyacı yok.
Dünya daha kalabalık bir yer oldu. Belli alanlarda özgürleşmiş olsak da ülkeler daha otoriter figürler tarafından yönetiliyor. Özgürlüklerin karşısında duran daha faşizan topluluklar da oluşmaya başladı. Hem Avrupa’da hem Amerika’da yükselen dev bir faşizm var. O yüzden de ister istemez abartılı ifadelerden kaçınan, daha net ve karanlık sözlere sahip şarkılar işitiyoruz. Dinleyici de sevdiği şarkıcıdan daha gündeliğine ve kendine yakın sözler duymak istiyor. Büyük laflar yerine daha gerçek ve daha kendine dair iddiaları olan sözleri işitmeyi seviyor.
Şu an popüler olan şarkılar da bugünün sorunlarını yansıtıyor. Fakat geçmişteki gibi büyük sözlere sahip değil. ‘Ben seni şöyle yenerim, şöyle atarım, böyle yaparım’ demiyoruz. Rock müzikte bile geçmişte daha iddialı akorlar ve sözler varken şu an sert gitar bile duymuyoruz. Bugün sound daha net ve direkt. Anlayacağın bugünün yansımasını sadece sözlerde görmüyoruz. Aranjelerde ve aranjelerin katman biçiminde de işitiyoruz. Eskisi gibi uzun heceler ve uzun notaların olduğu şarkılar yok. Daha gündelik, daha kısa ve daha net bir müzik var. İnsanların gündeliğine ulaşmak istiyoruz gibi hissediyorum.”
'Pop müzikte oyun daha büyük'
Onur Özdemir, 2000’lerde aktif olan eski grubu Sakin’le daha edebi sözler yazarken günümüzde slogan niteliğine sahip pop şarkılarına imza atmaya başladı. Araştırmanın bahsettiği gibi… Özdemir, bu durumu şöyle değerlendirdi:
“Sakin döneminde yani 2000’lerde biraz daha dağınık yazıyordum. Derli toplu yazmak gibi bir derdim de yoktu. O zaman daha öznel bir dilim vardı. Ama bugün ister istemez kalabalıklara ulaşmanın keyfini yaşadığım için şahsi dertlerimi o kadar da kişisel sözlerle anlatmıyorum. Sakin zamanı biraz daha soyut ve ilginç anlatımları tercih ediyordum. Pop yazdığım bu dönemde ise hem şarkıları sanatçılara beğendirmek istiyorum hem de daha büyük dinleyici potansiyeliyle karşı karşıyayım.
Poptaki oyun daha büyük. Bu arada rock müzikte, poptaki gibi her şeyden bahsedemem. Ama popta gerçekten her şeyden bahsedebiliyorsun. Öyle olunca da onun getirdiği başka türlü bir his oldu. İki dönemimin birleşimini yaşıyorum. Hem biraz daha edebi hem biraz daha geneli yakalayabilecek sözler arasında sörf yapıyorum. Hâlâ sözlerde biraz edebiyatı yakalamaya çalışıyorum ama fazla edebiyat benim de canımı sıkabiliyor.”
'Nakarat içeren sözler daha çok akılda kalıyor'
Avusturya Innsbruck Üniversitesi’nden Eva Zangerle, bir kültürün değerlerinin ve duygularının zaman içinde şarkı sözlerine nasıl yansıdığını şöyle açıklıyor:
“Son 50 yılda, müziğin nasıl satıldığından, nasıl üretildiğine kadar uzanan ciddi bir değişime tanık oluyoruz. Tüm türlerde şarkı sözlerinin daha basit ve tekrara dayalı olma eğilimi var. Bu değişimin bir nedeni ilk 10-15 saniyenin şarkıyı atlayıp atlamamamız konusunda oldukça belirleyici olması. Basitçe söylemek gerekirse, temel şarkı sözlerini tekrarlayan, daha fazla nakarat içeren şarkılar daha popüler hale geliyor. Günümüzde akılda kalıcı olmak isteyenler ezberlenmesi daha kolay şarkılar yazmalı.”
Argo kullanımı arttı
Araştırmada olumlu ve neşeli şarkı sözlerinin zaman içerisinde azaldığı; öfke, tiksinti veya üzüntü hissi yaratan ifadeler içeren şarkı sözlerinde artış olduğu görülüyor. Şarkı sözlerinde “ben” veya “benim” gibi kelimelerin sıkça yer alması ise insanların kendilerine takıntılı hale geldiğini gösteriyor. Öne çıkan bir başka bulgu da rap’in diğer türlere göre daha öfkeli hale gelmesi. Türkiye’deki araştırma da müzisyenlerin duygu durumlarını ifade ederken argo kelime kullanma sıklığının arttığını gösteriyor. 1994’te popüler olan 10 Türkçe şarkıda sadece 14 argo kelime kullanılırken, 2020’de popüler olan 10 şarkıda kullanılan argo kelime sayısı 52.
Onur Özdemir’e, son dönemde kendisini rahatsız eden şarkı sözlerini de sordum:
“Beni rahatsız eden kelime ‘lan’. Ben o kabalıkta yokum. Bu kadar zarif bir dilimiz varken bu kadar kaba kelimelerle şarkı yazmayı bize kim öğretti? Çok rahatsız oluyorum bu kelimeyi şarkılarda duymaktan. ‘Sol yanım’ı da sevmiyorum. 2012-2018 arası çok duyuluyordu neyse ki artık bitti.”
En başta şarkının duygusuna bakmak
Araştırmalar günümüzde müziğin daha çok arka planda dinlenen bir araç olduğunu gösterse de ben konuya duygusal taraftan yaklaşmaya devam edeceğim. Müzik dinlerken aslında bir yolculuğa çıktığımıza inanıyorum. Parçaların bize eşlik ettiği bir rotayı takip ediyoruz bence... Onur Özdemir de benimle aynı fikirde:
“Genel itibarıyla sanatçılar, yeni yazdığım şarkıları dinlediğinde dikkat ettikleri tek şey duygulanıp duygulanmadıkları. Herkes en başta şarkının duygusuna bakıyor, hareketli de düşük tempolu da olsa. Orada duygusal bir boyut hissediyorsa o zaman ikinci kez dinliyor ve artık o şarkıyı kendi okumak istiyor. ‘Halk bunu böyle beğenir o yüzden bu şarkıyı okuyayım’ diyen birini görmedim. Türkiye’nin en iyi ve en sevilen şarkılarından birini yazmış olsam da bu insanlarda kredim olduğu anlamına gelmiyor. Anlayacağın ‘Aşkın Olayım’ı da yazsan fark etmiyor. Sanatçı hissine bakıyor. Dinlerken tüyleri diken dikense o şarkıya sahip olmak istiyor.”
Klişe olacak belki ama, müzik var olduğu sürece duygulara tutunacağı kesin!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
The Libertines dördüncü stüdyo albümü ile sahalara geri döndü. Son 50 yılda şarkı sözleri de değişen dünyaya ayak uydurdu. Şarkılar artık daha net, daha yalın ve daha öfkeli.
08 Nis 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yazar, akademisyen ve arkeolog İsmail Gezgin ile belli başlı kitaplarının ışığında kadim zamanları, yakın geçmişi ve bugünü konuştuk. Sıra kitabı "Ötekilerin Arkeolojisi"ni irdelemeye gelince, İsmail Gezgin "Yoksulluk bir uygarlık icadıdır" diyor ve "modern zamanlar"ı yargılayıp mahkum ediyor.

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.

Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.




