

Tazedirekt Sohbet 'in son konuğu: Şemsa Denizsel
Küçük üreticiler tarafından yoğun emeklerle üretilen ürünleri, hikâyelerine değer verecek kitlelerle buluşturan Tazedirekt , taze taze bir podcast serisiyle karşımızda: Tazedirekt Sohbet . Tuba Şatana ’nın hazırlayıp sunduğu ve birbirinden…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Önsöz: "Haftanın Filmi" kanalımızda genellikle gösterime yeni girmiş ya da platformlara yakın bir geçmişte eklenen filmlerden öneriler buluyorsun. Fakat bu haftanın önerisi biraz farklı ve gelişigüzel gelecek sana. Birkaç gün önce Taner, Robin Williams’ın ölüm yıl dönümünün bu haftaya denk düştüğünü hatırlattı. Aladdin’in Cin’inden Hook’un Peter'ına, Mrs. Doubtfire’a adını veren "dadıdan" Night at the Museum serisinin Roosevelt’ine çocukluğum ve ergenliğim boyunca birçok karakteriyle beni güldürmüş ve mutlu etmiş oyuncunun artık aramızda olmadığı gerçeği her karşıma çıktığında beni 2014’ün 11 Ağustos’unda olduğu kadar üzüyor. Beni, muhtemelen seni de en çok güldüren insanlardan biri olan Robin Williams mutsuzluğuna yenik düşmeden yıllar önce şöyle demiş: “Bence en üzgün insanlar, insanları mutlu etmek için en çok çabalayanlardır. Çünkü değersiz hissetmenin ne demek olduğunu biliyorlar ve başka kimsenin böyle hissetmesini istemiyorlar.”
Film: One Hour Photo
Yönetmen: Mark Romanek
Süre: 96 dakika
Yapım yılı: 2002
Jenerik: One Hour Photo, yönetmeni ve senaristi Mark Romanek’in ilk filmi değil. Fakat o dönem, Romanek’in yeni filminin merakla beklenmesindeki etken ilk filmi Static değil, 1990’lar boyunca Nine Inch Nails’den Red Hot Chili Peppers’a, Madonna’dan Michael Jackson’a birçok şarkıcı ve grup için çektiği müzik videoları aslında. İlk gösterimi 2002 Sundance Film Festivali’nde yapılan film, müzik videolarındaki tarzını beyaz perdeye taşıyan yönetmenin başarısının yanı sıra, Nine Inch Nails’in Trent Reznor’ının imza attığı müzikler ve pek tabii ki başrol oyuncusu Robin Williams’ın performansıyla dikkat çekmişti. Fotoğrafların çekildiği an ortaya nasıl bir kare çıkacağını göremediğimiz, o çok da uzak olmayan geçmişte geçen psikolojik gerilim One Hour Photo, işlek bir süpermarketin fotoğraf baskı stüdyosunda çalışan orta yaşlı, yalnız bir adamın saplantılarına odaklanıyor.
Neden izleyelim? Robin Williams’ın One Hour Photo’da kariyerinin belki de en çizgi dışı performansını verdiğini söylemeliyim. Daima güldüren, mutlu eden karakterleri onun için marka olmuş bir oyuncunun, Good Will Hunting ya da Patch Adams gibi oldukça dramatik filmlerde bile rolleri gülümsetmeyi, iyi hissettirmeyi başarırken, One Hour Photo’nun Sy’ı onun ve kariyerindeki diğer karakterlerin bir anti-tezi âdeta. Hatta Williams'tan önce rolün teklif edildiği Jack Nicholson, teklifi geri çevirirken bu karakterin The Shining'de canlandırdığı karaktere çok benzediğini düşündüğünü söylemiş. İşini severek yapan Sy, düzenli müşterilerinden Nina ve ailesinin hayatını bastığı fotoğraflar aracılığıyla haddinden fazla takip etmeye başlıyor. Nihayetinde saplantısı haline getirdiği bu ailenin Sy Amca’sı olduğu hayallerini bir gün çok ileri götürüyor. Yalnızlığın fotoğrafını çekiyor One Hour Photo, belki de yalnızca bu karakterin değil, “insanları mutlu etmek için en çok çabalayanlardan” Robin Williams’ın da aslında içinde gizlediği yalnızlığın…
Nerede izleyebilirsin? One Hour Photo’yu Apple TV ve Google Play üzerinden kiralayarak izleyebilirsin.
Benzer işler:
- Misery (1990, Rob Reiner)
- The Kindergarten Teacher / Haganenet (2014, Nadav Lapid)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2022'in yaz şarkıları, Robin Williams'a yeni bir veda ve black midi'nin son albümü Hellfire.
12 Ağu 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




