Yapay zeka çağında müzik: Kurgu müzisyenlerin yaratıcısı anlatıyor

Yapay zeka ile yaratılan sosyal medya ünlülerine alıştık. Peki ya müzisyenler? YouTube’da yapay zeka teknolojisi ile üretilmiş, yüksek dinlenmelere ve belirli bir hayran kitlesine binlerce sanatçı var. Bu sanatçıların üretim merkezlerinden biri olan Heingart’ın sahibi Volkan Samet Altuntaş ile kurgu ile gerçek arasında müzik üretiminin gidişatını konuştuk.
Yapay zeka çağında müzik: Kurgu müzisyenlerin yaratıcısı anlatıyor

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Sosyal medyada müzik endüstrisi hakkında yaptığı içeriklerle tanınan Derrick Gee, bir videosunda Kalkutah Records adlı bir YouTube kanalından bahsediyordu. Gee; Yuna Okira, Habibi Habbas, Ghalib Ghaboussi gibi 70-80’li yıllara ait sanatçıların müzik şirketi Kalkutah Records'ı şöyle anlatıyordu:

"Bu isimler kulağınıza tanıdık geliyor mu? Gelmiyorsa şaşırmayın, çünkü bu sanatçılar aslında hiç var olmadı. Bu YouTube kanalına girince, bu isimlere benzer onlarca sanatçı ve albümle karşılaştım. Bu kanallar genellikle şu uyarıda bulunuyor: Buradaki tüm sanatçıların şarkıları tamamen kurgusaldır."

Gee’nin bahsettiği kurgu müzisyenleri yaratan Heingart’ın sahibi Volkan Samet Altuntaş, şirket bünyesinde Kalkutah Records gibi birçok plak şirketi olduğunu söylüyor:

"Her plak şirketinin odaklandığı müzik türleri var. Şu an için her biri deneme sürecinde. Proje henüz çok yeni, yaklaşık üç ay oldu."

'Bu sanatçıları yaratmak, postmodern bir roman yazmak gibi'

Yapay zeka teknolojisinin hızla gelişmesiyle kurgu ile gerçek müziğin iç içe geçtiği yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Bu ayrım, kitapçılardaki “kurgu” ve “kurgu dışı” bölümleri arasındaki fark kadar belirgin mi? Buradan yola çıkarak Altuntaş’a “Bu yeni bir sanat biçimi midir?” diye soruyorum:

"Buna karar vermek için henüz erken ancak arkasında bir insan olduğundan tüm bunların sanat sayılmaması için bir sebep yok. Tıpkı fotoğrafçılık gibi. Birkaç ayar yaparak deklanşöre basıyoruz. Yapay zeka ile müzik yaparken de birkaç ‘prompt’ girip, ayarlama ve ‘create’ yapıyoruz. Tıpkı fotoğraf çekmek gibi. Her sanat ve zanaatta olduğu gibi bu alanda da ustalaşmak gerekiyor. Neyi, nasıl yapacağınızı bildiğiniz sürece ortaya inanılmaz sonuçlar çıkabiliyor. Yıllarca edebiyat ve şiirle ilgilendiğim için Heingart çatısı altındaki tüm bu yaratım süreci çokkatmanlı postmodern roman yazımı gibi geliyor ve bundan fazlasıyla zevk alıyorum."

Volkan Samet Altuntaş

Aslında müzikte kurgu yeni bir şey değil. Birçok sanatçı da sahneye karakter yaratarak çıkıyor. The Weeknd, Abel Tesfaye’nin yarattığı bir kimlik; Kaley Amstutz, sahnede Chapel Roan adını kullanıyor. Yapay zeka tarafından üretilen müzikte ise bunlardan farklı olarak hem sanatçı hem de müzik tamamen hayal ürünü. Böylesi bir senaryo, tıpkı bir romanda karakter yaratmaya veya Almost Famous'taki Stillwater gibi filmlerde gördüğümüz kurgusal gruplara benziyor. Grup kurgu ama açıp dinleyebileceğiniz müzikleri de var. Altuntaş da sanatçıların müziğini ve hikayesini neye göre kurguladığını şu sözlerle anlatıyor:

"Bunları tamamen doğaçlama yapıyorum. Bir nevi öykü yazmak gibi geliyor bana. Önce bir tarz belirliyorum, sonra bunun bir grup mu yoksa tekil bir sanatçı tarafından mı yapılacağına karar veriyorum ve aslında en zor, en önemli kısım olan ‘isim bulma’ya geçiyorum. İsimler akılda kalıcı olmalı, tarz hakkında bir fikir vermeli, fonetik olarak uyumlu olmalı. Çünkü, bunun akabinde ilk albümün konseptini, şarkılarını ve eğer enstrümantal bir albüm değilse şarkı sözlerini ayarlıyorum. Müzikleri ürettikten sonra albüm kapak fotoğrafını da hazırlıyorum ve sonra grup/sanatçı hakkında bir biyografi beliriyorum."

'Kendime müzisyen demek gerçek müzisyenlere büyük haksızlık olur'

Kurgu ve gerçek müzik kavramlarını, belgesel ile film arasındaki fark gibi düşünmek mümkün. Yalnızca müzik üretmekle kalmayıp bir arka plan hikayesi, imaj ve bağlam gibi unsurlar eklemek, bu yaratımları yapanları bir sanatçı hâline de getirebilir. Altuntaş’a ilerleyen zamanda daha da çok tartışacağımız “Siz müzisyen misiniz? Kendinizi müzisyen olarak tarif eder misiniz?” sorularımı iletiyorum:

"Hayır değilim. Ben yıllarca edebiyat ve resimle uğraştım. Yaklaşık 7 aydır da yapay zeka ile uğraşmaktayım. Hayatımın bu döneminde müzik bilgisi ve müzik tarihi üzerine okumalar ve araştırmalar yapıyorum. Kendime müzisyen demek gerçek müzisyenlere büyük haksızlık olur. Daha ayrıntılı kontrollere sahip olacağımız bir AI music üretimi dönemi başladığında örneğin notalara, enstrümanlara, ritimlere tam hâkim olabileceğimiz bir yaratım süreci geliştirildiğinde belki bu iş biraz daha ciddi bir hâl alacaktır. ‘AI Musician’ diyebiliriz belki o zaman."

'Los Ancestros adlı grubum İspanyolca konuşulan ülkelerde popüler'

İnsan temelli verilerle eğitilmiş algoritmalar tarafından üretilen müzikler, bazen 70’lerden çıkmış gibi hissettiren bir albüm, bazen de hayalî bir gruba ait yeni bir hit parça olabiliyor. Tıpkı Midjourney aracılığıyla kusursuz bir görsel elde etmeye çalışmak gibi, burada da başarılı bir sonuca ulaşmak için ciddi bir beceri gerekli. 

Bu hayalî sanatçılar yeterince popüler hâle gelirse Gorillaz’ın yaptığı gibi canlı performanslar için bir grup oluşturup üretilen müziği sahneye taşımak da mümkün olabilir. Altuntaş, “Hologram teknolojisiyle ilerleyen yıllarda konserler neden olmasın? Ayrıca AI video teknolojileri biraz daha oturup geliştiğinde oldukça gerçekçi video klipler de hazırlayabileceğiz” diyor.

Bu müzisyenleri gerçek sananlar da olabiliyor. Bu noktada üreticilerin şeffaflığı çok önemli. Mesela Altuntaş, içeriklerinin yapay zeka olduğunu belirttiği açıklamalar yazdığının altını çiziyor:

"Video açıklamalarımda da kurgu ifadesini kullanıyorum ve ‘Bu kanaldaki hiçbir şey gerçek değildir. Peki ama gerçek nedir? Boş ver, sadece dinle’ tarzında bir not düşüyorum. Böylece içeriğin yapay zeka ile üretildiğinin anlaşılmasını sağlıyorum. Ancak tabii açıklamayı gözden kaçıran bazı dinleyiciler müziklerin gerçek bir sanatçı tarafından üretildiğini düşünüyor. Bu müziklere hayran olanlar var. Özellikle Los Ancestros adındaki Meksika saykodelik rock grubumun İspanyolca konuşulan ülkelerde belirli bir kitlesi oluştu."

'Geliri Youtube dinlemelerinden elde ediyorum'

Üretilen müziğin telif ücreti de merak uyandırıcı. Volkan Samet Altuntaş, “Telif için müzik dağıtım firmalarını kullanıyorum. Bu sayede de YouTube Content Protection’da ürettiğim müzikleri başkalarının yüklemesinin önüne geçiyorum. İlerleyen süreçte AI music’le ilgili telif hakları konusunda yasaların çıkmasını bekliyorum. Müziklerden kazanım olarak soruyorsanız eğer, geliri YouTube dinlenmelerinden elde ediyorum” diyor.

Peki, müzisyenlerin bundan sonra yapaydan zekadan korkmaları gerekli mi? Altuntaş, bu süreçte pek çok müzisyenden üzgün ve öfkeli yorumlar aldığını itiraf ediyor:

"Birisi 15 yıldır müzik yaptığını, yıllardır yapmaya çalıştığı müziklerin benim hazırladığım bir albümdeki kadar güzel olmadığını ve bu yüzden müziği bırakmayı düşündüğünü söylemişti. Ben de ona bunu bir challenge olarak kabul etmesi gerektiğini, tıpkı satranç ustası Kasparov’un yıllarca Deep Blue bilgisayarıyla satranç maçları yapması gibi bir durum olduğunu söyledim. Bunların haricinde yapay zeka aracılığıyla oluşturduğu melodileri, ritimleri, loop'ları, sample'ları kullanarak kendi müziğini yapanlar da var. Bu bir araç, tıpkı dünyadaki pek çok araç gibi her şey evriliyor, önemli olan nasıl kullanacağımızı keşfedebilmek. Bir şeylere karşı çıkmak veya korkmak bize bir fayda sağlamayacaktır. DJ’ler ve müzisyenler arasından benimle iletişime geçenler oluyor. Ancak henüz ortak projeler yapabileceğimiz birisiyle tanışmadım."

Yapay zekanın bu denli yoğun bir şekilde müziğe dahil olması, insanın yaratıcı alanlardaki rolünü yeniden düşünmek için bir fırsat sunuyor. Sanatta özgünlüğü ve kurulan duygusal bağları artık algoritmalar mı sağlıyor? Müzik dinleyiciye dokunduğu sürece gerçek ya da kurgu, insan ya da yapay zeka olmasının bir önemi var mı? Sanırım yakın gelecekte bu sorular gündemimize daha sık girecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🤖 Seda Erciyes'in 'bataklığı', kurgu müzisyenler

Seda Erciyes'le ilk albümü "Bataklığımda"yı konuştuk. Yapay zeka ile müzik üreten Heingart’ın sahibi Volkan Samet Altuntaş'a müzik dünyasında yaşanan değişime dair fikirlerini sorduk.

09 Ara 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

The End of Oak Street: Dinozorlar değişti, peki ya biz?

David Robert Mitchell’ın Spielberg ve J.J. Abrams’ın izlerini taşıyan yeni filmi "The End of Oak Street", bir aile krizini dinozorlarla, bir hayatta kalma mücadelesini ise insanın doğayla bitmeyen savaşıyla buluşturuyor.

Emre Eminoğlu

·

14 Ağu 2026

The End of Oak Street: Dinozorlar değişti, peki ya biz?
DuendeDuende

HİKAYE

YUNT: Küratöryel yöntemlerin ve işbirliklerinin laboratuvarı

Sultanbeyli’de konumlanan, kâr amacı gütmeyen sanat ve etkileşim alanı YUNT, ikinci yılını geride bıraktı. Tüm seneye yayılan Merve Elveren ve Meriç Öner’in küratörlüğünü üstlendiği "VarYok" adlı serginin kapanmasına günler kala YUNT’un kurucusu Muratcan Sabuncu ile sohbet ettik.

14 Ağu 2026

YUNT: Küratöryel yöntemlerin ve işbirliklerinin laboratuvarı
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Meryl Streep sinemasının ortak paydası: Seçimler

Yaklaşık yarım yüzyıla yayılan kariyerindeki 21 Akademi Ödülü adaylığı, Meryl Streep’in sinema tarihindeki esas yerini anlatmaya yetmez. Zira onun başarısı, ürettiği sayısız mimik, jest, ses, aksan ve beden dilinin çok ötesindedir. Streep oyunculuğunu diğerlerinden ayıran asıl cevher, onun durmaksızın, insanın toplumsal rollerinin gölgesinde kalan o küçük kişisel bölgeyi arayışında gizlidir.

Mehmet Sindel

·

13 Ağu 2026

Yıldız Tozu | Meryl Streep sinemasının ortak paydası: Seçimler