Yaradılış Mı, Yetiştiriliş Mi? Zamanla Değişir Mi?

Kendimize ve kolektife iyi gelen değişimlere…
Yaradılış Mı, Yetiştiriliş Mi? Zamanla Değişir Mi?

Eylül - Dünyahali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Özüm Demirel

Kişilik nedir? Nasıl oluşur? Yaradılışımız mı yoksa yetiştirilişimiz mi bizi olduğumuz insan yapar? Birbirimizden, çevreden, zamanın ruhundan nasıl etkileniyoruz ve nasıl değişiyoruz? 

Kişiliğin en basit tanımı, karakteristik düşünme, hissetme ve davranış kalıplarındaki bireysel farklılıklardır. Peki bu farklılıklar nasıl oluşur? Çocuğun mizacı mı, çevrenin baskısı mı? 

Psikoloji tarihinde kişilik oluşumundaki en temel tartışma konularından birisi yaradılış mı yetiştiriliş mi (nature vs. nurture) olmuştur. O sıralar ayrışmak moda olduğundan, bir tarafta “Kişilik insanın karakter özelliklerine bağlıdır efenim, doğuştan gelir, hayatta değişmez.” diyen biyoloji tutkunları… Diğer tarafta “Ne alakası var üstat? Ne yaşıyorsak onun yansımalarıyız. Coğrafya kaderdir. İnsan yetiştirilişine göre şekillenir.” diyen sosyal psikoloji sevdalıları…Sonunda bütünsel ve dinamik bakış açısıyla “hem o hem o” diyebilen barışçıl bilim insanları çıkmış da sular durulmuş. 

Çünkü her bebeğin doğuştan gelen farklı, hatta biricik bir mizacı (temperament) var ve bu çevresiyle kurduğu dinamikleri belirliyor. Bu karakter özellikleri de kalıcılık gösteriyor. “İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur” doğru. 

Ve fakat bununla birlikte, içine doğduğumuz ailenin, ülkenin ve zamanın; kısacası çevrenin ve eğitimin kişiliğimiz üzerine etkisi de yadsınamaz. Çünkü mizaç tekrarlandıkça moodumuzu (ruh halimizi), ruh halimiz tekrarlandıkça kişiliğimizi oluşturuyor ve hayat hepimizi öyle ya da böyle şekillendiriyor. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” o da doğru. 

Kimisi canı yana yana direniyor ve sivriliyor. Kimisi boyun eğe eğe yumuşuyor ve benzeşiyor. Biri diğerinden daha iyi ya da kötü değil. Her seçimin, her tepkinin bir bedeli ve öğretisi var. Deneyimleyerek, deneyimlerimizden anlam çıkararak ilerliyoruz. Kendimizin ve çevremizin farkındaysak, biricikliğimizi koruyarak ve hayata uyumlanarak değişmenin yollarını arıyoruz. 

Psychology Today’ın Ekim 2022 sayısında kişilik gelişimine dair güncel araştırmaları derleyen ve değişime dair çokça umut veren bir makale okudum. Araştırmalarda, Beş Etmen (Big 5) Kişilik Ölçeği'ne göre farklı yaş gruplarındaki insanların kişilik gelişimini gözlemlemişler. Bu ölçek, şu an en çok kullanılan OCEAN (Openness, Conscientiousness, Extraversion, Agreeableness, Neuroticism) kişilik modeline göre 5 etmeni ölçümlüyor: Deneyime Açıklık, Sorumluluk/Özdenetim, Dışadönüklük, Uyumluluk ve Duygusal Denge/Nörotizm. Çıkan sonuçlar özetle şöyle:

  • Birey ne kadar farklı ve zorlayıcı deneyimden geçiyorsa kişiliği o denli olgunlaşıyor. Deneyimi çok olan birey gittikçe daha da deneyime açık, hayata uyumlu, özdenetim ve denge sahibi oluyor. 
  • Bireyin kişilik yapısını ailesinden çok içinde yaşadığı zamanın ruhu şekillendiriyor. Bir anlamda jenerasyon farkı kişilik yapımızı da etkiliyor.  
  • Harvard'lı Psikolog Daniel Gilbert’in yaptığı araştırma ise en ilginçlerinden. Katılımcılara “10 yıl sonra sizce nasıl biri olacaksınız?” diye sorulduğunda her yaş grubunun kendi değişim potansiyelini küçümsediği gözlemlenmiş. Kaç yaşında olursak olalım, sandığımızdan daha çok olgunlaşmaya ve dönüşmeye devam ediyoruz. 

Elbette üzerine düşünülmemiş her teori noksan, hayata geçirilmemiş her araştırma verisi yavan. Tüm bunlardan bize kalan farkındalığımızı arttıracak sorular, deneyimlerimizi değiştirecek adımlar… “Bu yaşa gelmiş artık değişmez, değişmem” demeyelim. Değişir, değişiriz. Ancak, değişimimizin yönü ve geni bilinçli deneyimlerimize ve çabamıza bağlı. Bir sorsak kendimize: 

  • “Hangi davranışları, ruh hallerini tekrar tekrar deneyimliyorum Bunları yapmama neden olan ne? Kontrol edilemez sandığım güdüler mi, unutulmaz sandığım öğretiler mi?"
  • "Kontrol etmek yerine fark ederek, baskı yapmak yerine iletişime geçerek değişimi kolaylaştırabilir miyim?"
  • Hepimizin değiştiğini, zamanın dönüştüğünü bilerek ve önce kendimden başlayarak kolektif kişiliğimizin olgunlaşmasına katkıda bulunabilir miyim? 
  • "Bugün neyi değiştirebilirim ve bunun için ilk adım ne? Niyetim neye, çabam nerede?"

Çünkü her şey adım adım…

Kendimize ve kolektife iyi gelen değişimlere...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

83: Geleceğin Umutları

Kişilik Oluşumu, Kurmacada Dünyada İklim Krizi

30 Eyl 2022

BMW ile birlikte
Luca Micheli

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı