

Bugünkü Exante yayını Yatırım Finansman ile birlikte ulaştı.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yurt içi piyasalar
TCMB’nin Perşembe günkü PPK toplantısı haftalık ekonomi takviminde yer alan en önemli başlıkkonumunda. Geçen ay %9,00’dan %8,50’ye indirilen politika faizinde herhangi bir değişiklik yapılmayacağını tahmin ediyoruz. Hatırlatmak gerekirse, TCMB son PPK kararının ardından yayınladığı basın duyurusunda “Kurul, bu ölçülü indirim sonrası para politikası duruşunun fiyat istikrarı ve finansal istikrarı koruyarak deprem sonrası gerekli toparlanmayı desteklemek için yeterli olduğu görüşündedir.” ifadesine yer vermişti. Diğer taraftan, piyasada yapılan anketlerde politika faizinde 50 baz puanlık indirim yapılacağı yönünde görüşlerin yer aldığını da not edelim.
Hafta başında Hazine’nin gerçekleştireceği planlı ihraçlara ek olarak, Pazartesi günü Ocak ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu; Perşembe günü Mart ayı Tüketici Güven Endeksi, 2022 yılı İşgücü İstatistikleri ve haftalık para, banka, menkul kıymet ve rezerv istatistikleri ile Cuma günü Şubat ayı Yabancı Ziyaretçi İstatistikleri hafta boyunca yurtiçi piyasaların takip edeceği veriler olarak sıralanabilir.
Yurt dışı piyasalar
Küresel piyasalar açısından haftanın en kritik başlığı Salı günü başlayacak ve Çarşamba akşamı sona erecek olan Fed toplantısı olacak. Bir önceki toplantıdan bu yana açıklanan veriler ve kurulan iletişim faiz artış hızının yeniden 50 baz puana yükselebileceği ihtimalini öne çıkarmaya başlamış olsa da, geçen hafta bankacılık sektöründe yaşanan türbülans nedeniyle beklentiler faiz artışlarının 25 baz puan ile devam edeceği veya bu toplantıda artışlara ara verilebileceğine odaklanmaya başladı.
Enflasyona ilişkin göstergelerin ağırlıklı olarak Fed’in kendini çok rahat hissetmeyeceği bir görünüm arz etmesi, bankacılık sektöründeki türbülansın en azından şimdilik atlatılmış olması ve söz konusu krizden birkaç gün önceye kadar 50 baz puan artış için kapıyı aralayan ifadeler kullanılırken faizartışından vazgeçilmesinin piyasalarda yeni bir paniği tetikleme riski gibi unsurlar dikkate alındığında 25 baz puan ile artışların sürme olasılığının güçlü olduğunu değerlendiriyoruz.
Gerek karar metninde gerekse basın toplantısında bankacılık sektöründe duruma ilişkin verilecek mesajlar son derece önemli olacak. Ayrıca, her çeyrek dönem sonunda olduğu gibi bu toplantıyla birlikte Fed üye projeksiyonlarının da güncelleneceğini hatırlatalım. Aralık ayındaki projeksiyonlar, hâlihazırda %4,75 olan politika faizi üst bandının 2023 yılında %5,25 ile zirveye ulaşacağını işaret etmekteydi. Faiz patikasına ilişkin gelecek sinyaller ile bilanço küçültme sürecinde bir değişiklik düşünülüp düşünülmediğine dair verilecek mesajlar da diğer önemli başlıklar olacak.
Perşembe günkü İngiltere Merkez Bankası (BoE) toplantısı da haftalık takvimin bir diğer kritik başlığı konumunda. Anketler, BoE’nin faiz artışlarına 25 baz puan ile devam edeceğini işaret etmekte.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Credit Suisse krizinde süreç UBS'in bankayı 2 milyar USD'nin üzerinde bedel ile satın alması ile sonuçlandı. Finansal kriz döneminden bu yana ilk kez böylesi bir satın alma operasyonuna şahitlik ediyoruz.
20 Mar 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.

TCMB ile piyasa, enflasyonun düşmeye devam edeceği konusunda aynı yönde düşünürken, bu düşüşün hızında ayrışıyor. Merkez Bankası 2027 için daha hızlı bir dezenflasyon patikası öngörürken, piyasa enerji, gıda, kamu fiyatlamaları ve maliye politikası gibi belirsizlikler nedeniyle hedefe ulaşmanın daha uzun süreceğini fiyatlıyor.

Ankara’nın savunma ve havacılık ihracatı son yıllarda hızla arttı. Temmuz ayında düzenlenen NATO Ankara Zirvesi’nde üye ülkeler farklı askerî ihtiyaçlar için 50 milyar doların üzerinde yeni alım programı açıkladı. Ankara Sanayi Odası (ASO), “2026 NATO Ankara Zirvesi ve Ankara Sanayisinin Yeni Konumu: Mülkiyetten Kapasiteye” başlıklı raporunda Ankara’daki şirketlerin bu alımlara hazırlanabilmesi için hangi şartların ölçüleceğini ve önümüzdeki bir yılda hangi çalışmaların yapılması gerektiğini inceliyor.



