Yatırımın fenomenolojisi yahut fenomenlerin piyasaya etkisi


THE LEGO GROUP: Sözcüklerimizi değiştirelim, kızların dünyası değişsin
The LEGO Group , çocukların yaratıcı özgüvenini etkileyen toplumsal eğilimleri ortaya koymak üzere yeni küresel araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Kızların yaratıcılığıyla ilgilenerek onları oyunun her alanında özgürleştirmek üzere…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
“Dünyanın akışını hesaplamak, onu anlamak demek değildir.”
–Edmund Gustav Albrecht Husserl
Başlığa bakıp, bu yazının konusunun bir felsefe akımı olan fenomenoloji olduğunu düşünerek derhal sayfayı kapatmaya meylettiyseniz sizi uyarmak isterim: Bu yazının konusu fenomenoloji değil.
Aslında öyle, fakat tam olarak değil.
Bu yazının konusu, dolaysız olarak verilmiş yatırım fenomeninden ziyade, onun dolaylı sonucu olan sosyal medya fenomenleri, daha doğrusu, onların kitlelere ve kitlelerin oluşturduğu piyasalara etkileri olacak.
Jean-Paul Sartre, Heyecanlar Üzerine Bir Kuram Taslağı adlı çalışmasında şöyle der:
“Bir felsefe akımı olmaktan çok bir yöntem olarak tarif edilmesi yaygındır çünkü fenomenoloji, her şeyden önce, fenomeni, yani dolaysız olarak verilmiş olanı betimlemeye dayanan bir yöntemdir.”
Dijital çağın getirdiği yeniliklerle birlikte sosyal medya platformları bireysel—hatta zaman zaman kurumsal—yatırımcıların finansal kararlarını etkileyen önemli bir faktör hâline geldi. Geleneksel yatırım yöntemleri olan temel/teknik analize ve kamuyu aydınlatan haber akışlarına ek olarak sosyal medya, yatırımcıların fikir alışverişinde bulunabileceği, piyasa trendlerini takip edebileceği ve hatta etki analizleri yapabileceği bir platforma dönüştü. Bu platformların başat aktörleri olan sosyal medya fenomenleri ise on binlerce hatta yüz binlerce takipçiye ulaşarak büyük bir etki alanına sahip oldular.
Sosyal medya fenomenleri, her ne kadar profillerinde yer alan açıklama kısmına, ilgili mecrada yaptıkları paylaşımların yalnızca kendileri için oluşturdukları hatırlatma notları, kendi kendilerine yaptıkları konuşmalar, yatırım tavsiyesi niteliğinde olmayan sesli düşünceler yahut can sıkıntısından karalanmış şeyler olduğunu belirtseler de esasında takipçilerini belirli hisse senetlerini veya varlıkları almaya yahut satmaya yönlendirme eğilimindeler.
Hayır, bu niyet okumak ya da suçlamak değil. İftira atmak hiç değil. Bu, olsa olsa, verili bir gerçekliğin hoşa gitmeyen ifadesi. Zira notlar almak, fikir egzersizi yahut beyin jimnastiği yapmak için sayısız çevrimdışı seçenek varken bunlar yerine çevrimiçi bir "not defteri" kullanmak, niyetin aslında bu olmadığının örtük beyanıdır.
Bu tavsiyeler, yatırım konusunda yeterli bilgi ve beceriye sahip olmayan takipçilerin yatırım kararlarını etkileyebilir ve belirli hisse senetlerinin veya varlıkların fiyatlarında hareketliliğe neden olabilir. Daha da önemlisi, bu tavsiyeler yatırım konusunda yeterli bilgi ve beceri ile kuvvetle muhtemel ehliyete de sahip olmayan kişiler tarafından veriliyor olabilir.
Tüm bunların mümkün olduğu bir ortamda, sahip olunan büyük takipçi kitlesi belirli bir hisse senedi veya varlığa yönelik yoğun bir ilgi oluşturabilir. Doç. Dr. Sümayra Gazel’in Davranışsal Finans başlıklı çalışmasında belirttiği üzere:
“Önceleri insanlar yatırım tercihlerini konuşmaktan kaçınırken bugün yatırıma ilişkin sosyal normlar değişmiş ve insanlar yatırım tercihlerini konuşmaya başlamışlardır. Bu durum ise sürü davranışının ortaya çıkmasına, piyasada aykırılıklara, aşırı ya da yetersiz tepkilere sebebiyet vermektedir.”
Bazı durumlarda, bazı kişiler veya gruplar, belirli bir hisse senedinin fiyatını manipüle etmek için birlikte hareket etmek üzere organize olabilirler. Bu durum, spekülatif amaçlarla fiyatların yapay olarak şişirilmesine veya düşürülmesine yol açabilir. Bu tür manipülasyonlar, piyasa bütünlüğünü tehlikeye atarken, geçim sıkıntısı, hayat gailesi gibi bahanelerle kolay paraya tevessül etmiş kişileri ve onların durumdan habersiz ailelerini son derece olumsuz şekilde etkileyebilir.
Ezcümle, tüm dünyada sosyal medyanın ve bilhassa sosyal medya fenomenlerinin piyasalara etkisi günbegün artarken, bu durum finansal piyasalarda daha önce görülmemiş türden dinamiklere neden olmaktadır.
Yatırımcılar, sosyal medya mecralarında gördükleri bilgileri yetkinlikleri içerisinde objektif bir şekilde değerlendirmeli ve kararlarını güvenilir kaynaklardan elde ettikleri analizlere dayandırmalıdırlar. Şayet böyle bir yetkinlikleri yoksa, bu işleri onlar yerine yapmaya gönüllü olan ehliyetli, kayıtlı ve liyakatli piyasa profesyonellerine başvurmaları tercih sebebi olmalıdır.
Zira Morgan Housel’in ünlü çok satan kitabı Paranın Psikolojisi’nde dediği gibi:
“Hiçbir şey bedava değildir. Para tanrıları, bedelini ödemeden ödül arayanlara pek iyi gözle bakmazlar. Yatırım işi de aynı böyledir.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içinde tüketici güveni ve Hazine'den gelen mesajların izlendiği; yurt dışında ise ECB'den gelen mesajların takip edildiği gün sakin bir şekilde son buldu.
23 Nis 2024

YAZARLAR

Burak İhsan Çetinçeker
Strateji Portföy Yönetimi A.Ş. genel müdürü ve fon yöneticisi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Çetinçeker, kariyerine 2009 yılında Strateji Menkul Değerler A.Ş.'de başladı. 2015 yılından beri Strateji Portföy Yönetimi A.Ş. genel müdürü ve fon yöneticisi olarak çalışıyor.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026

ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.




