Yeni dönemde etki odaklı yatırımcılık
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Koronavirüs sonrası ekonomide toparlanmanın nasıl olacağı tartışılırken ön plana çıkan fikirlerden biri “yeşil toparlanma” oldu. Birçok politika yapıcının söylemlerinin yanı sıra gerek Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva’nın konuşmalarında, gerek Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz haftalarda açıkladığı 750 milyar avroluk toparlanma fonu teklifinde önemli bir yer alan bu fikir, sürdürülebilir ekonomik modellere geçiş için önümüzdeki yıllarda yatırımların bu alanlara yoğunlaştırılması çağrısını da içinde barındırıyor. Bu haftanın hikâyesinde, hem çevresel hem sosyal sorunlara çözüm sağlamaya çalışan sürdürülebilir ve etki odaklı yatırımcılığa bakıyoruz.
- Nedir? Global Impact Investing Network (GIIN), etki odaklı yatırımları finansal getiri sağlamasının yanı sıra çevresel ve sosyal bağlamda pozitif ve ölçülebilir etki yaratmayı hedefleyen yatırımlar olarak tanımlıyor. Giderek büyüyen bu yatırımlar, küresel çapta tarım, yenilenebilir enerji, mikrofinans, sağlık, eğitim ve daha birçok alanda bireylerin ve toplumların yaşamına katkıda bulunmayı misyon ediniyor.
- Pazarın durumu: Bu bağlamda yapılan yatırımları, tek bir konsolide pazara indirgemek zor olsa da bazı göstergeler bize pazarın durumu hakkında iyi bir fikir verebilir. GIIN, geçtiğimiz yıl yayımladığı bir araştırmada küresel etki odaklı yatırım pazarının 500 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu tahmin ediyor. Diğer yandan veri sağlayıcı Morningstar’ın araştırmalarına göre, çevre, toplum ve yönetişim (environmental, social, governance – ESG) fonların yarısından fazlası son on yılda kıyaslanabilir durumdaki konvansiyonel fonlardan daha yüksek getiri sağlamış durumda. Şirketin pasif stratejiler ve sürdürülebilirlik araştırmaları direktörü Hortense Bioy, bulguların ESG yatırımlarının getirilerden feragat ettiğine yönelik söylemleri çürüttüğünü söylüyor. Araştırma aynı zamanda, koronavirüs etkileriyle piyasaların çöktüğü dönemde ESG fonlarının geleneksel rakiplerine kıyasla ortalama %1,8 kadar fazladan getiri elde ettiğini ortaya koyuyor.
- Sorunlar: Etki odaklı yatırımcılık, henüz yaygın kabul görmüş çerçevelere ve ölçümlere oturtulamadığı için kurumsal yatırımcılar bu alana soğuk bakabiliyor. Harvard Business Review, bu tip yatırımların ürettiği değerin ve getirilerinin hesaplanabilmesi için “impact multiple of money” (IMM) isimli, Türkçeye “etki gerçekleşme çarpanı” olarak çevirebileceğimiz bir metrik öne sürüyor. IMM hesaplaması; ürün, hizmet ya da projenin ölçeğini değerlendirmeyi, etki odaklarını açıkça belirlemeyi, çıktıların topluma olan katkısını, risk öngörülerini ve harcanan paranın sosyal getirilerini hesaplamayı içeriyor.
- Gelecek: Etki odaklı yatırımcılık fikri, ivme kazanmaya devam ediyor. Örneğin, ABD’de bazı vakıflar, tarihte ilk kez “sosyal tahvil” ihraç etmeye hazırlanıyor. Sanayici Henry Ford’un 1936’da kurduğu Ford Foundation, 30 ve 50 yıl vadeli sosyal tahvillerle 1 milyar dolar fon sağlamak için Morgan Stanley ve Wells Fargo’yu görevlendirdi. Bu fon, pozitif sosyal etki yaratmayı hedefleyen projelere yatırılacak. Ford’la beraber dört ABD merkezli vakıf, önümüzdeki üç yıl içerisinde kâr amacı gütmeyen organizasyonlara toplam 1,7 milyar dolar yatırım yapacak. Vakıflar, bu yatırımla “küresel pandemi ve sosyal adaletsizlik epidemisiyle” sarsılan sektöre istikrar kazandırmayı amaçlıyor. Bu örneklerin sayısı, yakın gelecekte özel sektör, ülkeler ve uluslararası organizasyonların odaklarını bu alana kaydırmasıyla artabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
15 Haziran’dan herkese merhaba. Çin merkezli şirketler Hong Kong’a göçüyor. Unilever tercihini Londra’dan yana kullandı.
15 Haz 2020

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




