YETERLİ Mİ?

Uzmanların gözünden çevre dostu atılımlar ve sonuçları
YETERLİ Mİ?

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Merve Odabaş

Özellikle son yıllarda sayısız moda markası karbon nötr vaatlerini, döngüsel gelecek programlarını veya geri dönüştürülmüş ve rejeneratif malzemelerden oluşan kapsül koleksiyonlarını sundu. Bunların her biri herhangi bir markanın sürdürülebilir moda yaklaşımının önemli bir parçası olma ihtimali taşıyor. 

Uzmanlar bu çözümlerin hiçbirinin tek başına yeterli olmadığını söylüyor. Şimdi onların sesine kulak verme zamanı.

DÖNÜŞÜM ZİNCİRİ

Kenya'daki giyim fabrikası Wildlife Works'ün pazarlama direktörü Joyce Hu, "İklim değişikliği gibi karmaşık meselelerle mücadele, bir sisteme müdahale olarak görülmeli. Sistemi değiştirmeden ürünün çevre dostu şekilde üretilmesinin yararını görmenin greenwashing (yeşil yıkama) olduğunu düşünüyorum." diyor. "'Bu çevre dostu bereyi biz yaptık' demek çok kolay, peki ya tedarik zincirinizin geri kalanı? Tek bir ürünle sektördeki sorunları değiştiremezsiniz."

Sürdürülebilir moda savunucuları, temel sistemsel değişimden ziyade kademeli iyileştirmeleri teşvik ederek endüstrinin mevcut iş modeline bağlılığının altını çizmeye çalıştığını söylüyor. Aşırı üretim, moda endüstrisinin en aciliyet taşıyan sorunu. Direktör Hu, "Eksik olan şey, bütüncül bir bakış açısı," diyerek bu durumu vurguluyor: "Markalar, etkilerinin, gezegen için iyi olmayan ve bugüne kadar yaptıkları işlerin sorumluluğunu almalılar." 

Moda markalarının karbon ayak izlerini azaltma konusunda verdiği en yaygın vaatlerinden bazıları, sektörde sürdürülebilirliğe nasıl bir alan açıldığını şeffaf bir şekilde gösteriyor. Uzmanlar vaatlerinin sınırlı olduğunu ifade ediyor. 

NEDEN?

Moda sektörünün çevresel etkilerini azaltmak için giysilerde geleneksel polyesterden önemli ölçüde daha düşük karbon ayak izine sahip olan geri dönüştürülmüş polyester kullanılıyor. Bazı araştırmalar, bu tercihin okyanuslardan plastiği temizleme çabalarını teşvik ettiğini söylüyor

Çoğu geri dönüştürülmüş polyester, mevcut polyesterden değil, geri dönüştürülmüş plastikten üretiliyor; bazı tekstil geri dönüşüm platformları, bunu değiştirmeye çalışıyor.

Sorun: Polyester, geri dönüştürülmüş olsun ya da olmasın çevreye mikro lifler saçıyor. Uzmanlar, bunun anlamlı bir değişime katkıda bulunmadığının altını çiziyor. Çevre profesörü Denise Mitrano'ya göre "moda endüstrisinde geri dönüştürülmüş polyester kullanılması, bazı açılardan geri dönüşüm teknolojilerinin ilerlemesini hızlandırmış olsa da geri dönüştürülmüş plastikten ayakkabı ve giysi üretmek çevredeki plastik kirliliği yükünü önemli ölçüde azaltmayacak."

ETH Zürih'teki sistem bilimi departmanı ve geçen yıl yayımlanan mikroplastik düzenlemesi üzerine bir makalenin baş yazarı, sürdürülebilir malzeme kullanımı stratejisinin, temel sorunları çözmeyen ancak “tüketiciyi iyi hissettiren” adımlar olduğunu söylüyor: "Daha sürdürülebilir bir moda endüstrisinin sonucu, tüketicilerin daha az giysi satın alması ve neyden veya nasıl yapıldığına bakılmaksızın daha uzun süre kullanmaları olacaktır."

Polyesteri moda endüstrisinden çıkarmanın kolay bir iş olmadığını, Sydney Teknoloji Üniversitesi'nde yardımcı moda tasarımı profesörü Timo Rissanen de kabul ediyor. Önceliğin endüstrinin kabul etmeye hazır olduğu değil, gezegenin tahammül edebileceği şey olması gerektiğini de ekliyor: "Var olan ve üretilmeye devam eden giysilerin hacmi göz önüne alındığında bütünsel biyolojik güvenlik bir öncelik olmalıdır. Güvenli bir şekilde biyolojik olarak parçalanmayan ve biyolojik sistemler tarafından yine güvenli bir şekilde emilemeyen hiçbir malzeme üreticiler tarafından kullanılmamalıdır."

Birleşik Krallık'taki Fashion in Schools projesinin kurucusu Bel Jacobs da aynı fikirde: "Gülünç derecede şişirilmiş üretim seviyemize değinmeden, yalnızca küçük bir etik girişim portföyünün parçası olarak iyi malzemelere yatırım yapan bir marka, gerçekçi hareket etmiyordur."

SEKTÖR ÇÖZÜMLERİNİN YETERSİZLİĞİ 

Birçok moda markası, sıfır emisyon için iddialı görünen hedefler belirliyor. Uzman görüşleri, doğrudan emisyonları ve toplam üretim hacimlerini azaltmadan, markaların iklim krizinin ana itici gücü olarak mevcut rollerini sürdüremeyeceklerini ortaya koyuyor. 

Remake'in kurucusu ve CEO'su Ayesha Barenblat'a göre, karbon emisyonlarına hem fiziksel hem de sosyal sonuçları olan kapsamlı bir problem olarak değil de matematiksel bir hesaplama olarak odaklanmak, milyonlarca insanın hâlihazırda deneyimlemekte olduğu etkilerin sonuçlarını doğrudan gözden kaçırmak anlamına geliyor. "Moda, toplumlardaki hem üreticileri hem de doğal kaynakları yağmaladı. Karbon dengeleme, bu toplulukların boğuştuğu su, temiz hava ve iklim şoklarının eksikliğini gideremeyecek."

Zehirli kimyasallar: Moda sektöründeki markalar, kumaş boyama için giyim üretiminde zehirli kimyasallara olan bağımlılıklarını azaltmak için Oeko-Tex gibi girişimlerle birlikte çalışıyor.

Moda tedarik zincirinde bilinçli kimyasal kullanımını destekleyen Bluesign CEO'su Jill Dumain, bu çalışmaların yeterliliğini sorguluyor: "Tehlikeli kimyasalları dönüştürme çabası önemli ancak değişim sürecinin sorunlu olmamasını sağlamak için çalışılması gerek. Kimyasalların endüstrilerde geniş çapta kullanımı, eksiklere sahip. Su gibi doğal kaynakların kullanımını en aza indirmek ve insanlar için maruziyeti azaltmak amacıyla daha güvenli kimyasalların kullanımına sorumlu uygulamaların da eşlik etmesi gerek."

Moda değer zincirindeki sürdürülebilirlik girişimleri alkışlanıyor ancak esas değişimi kolektif bir şekilde gerçekleştirebileceğimiz ortada. Değişimin ne kadar karmaşık olduğunu farkına varıp durumu kabullenmek ve tüketicileri aynı doğrultuda eğitmek gerekiyor. Bu durum, markalar için büyük veya riskli bir girişim gibi görünebilir, ancak ilerlemenin tek gerçek yolu bu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

ANGST 32: NE DEMEK REGL OLUYORUZ?

Rayka Kumru'nun "Regl Hikâyeleri," Pemex'in sebep olduğu "okyanus yangını" ve dahası.

11 Tem 2021

ANGST 32: NE DEMEK REGL OLUYORUZ?

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Pelin Cengiz

·

12 Tem 2026

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?
AngstAngst

HİKAYE

İlk şakayı kim yapar?

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Sinem Dönmez

·

10 Tem 2026

İlk şakayı kim yapar?
AngstAngst

HİKAYE

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Metin V. Bayrak

·

05 Tem 2026

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?
AngstAngst

HİKAYE

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Cem Arıdağ

·

03 Tem 2026

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?
AngstAngst

HİKAYE

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?

Deniz Aytekin

·

03 Tem 2026

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?