aposto-logo
TR
TREN

Yılın son büyük konseri: IDLES

Ve beklenen gün geldi… Günümüzün en iyi post-punk gruplarından IDLES, bu akşam Zorlu PSM sahnesinde! Müziklerini kategorize etmeyi asla istemeseler de bugün post-punk’ın zirvesinde duruyorlar. Sevgiyle kargaşayı buluşturan canlı performanslarını ve yeni albümleri TANGK’ı grubun vokali Joe Talbot ile konuştuk.
Yılın son büyük konseri: IDLES

27 Kasım - Salt - Duende
Salt ile birlikte

Belleğin izinde: Salt’tan Üç İç Denizin Ülkesi Nedir? Sanatçı sergisi . İsmi, Handan Börüteçene ’nin taşı toprağı ve mavilikleri kadar mitleriyle bereketli bir kültür mirasından ilham aldığı coğrafyaya; Anadolu ve Trakya’ya işaret eden sergisi Üç İç Denizin Ülkesi , hafızanın geride bıraktıklarına meydan okuyor. Sanatçının tutkularını, işlediği temaları, peşini ısrarla bırakmadığı meseleleri ve üretimindeki yeni açılımları bütünlüklü şekilde yorumlayabileceğin bir keşfe davetlisin. Nerede ve ne zaman? 14 Nisan 2024’e kadar Salt Beyoğlu’nda ücretsiz ziyaret edebilirsin. Neden gitmeli? Börüteçene’nin bugüne kadar düzenlenen en kapsamlı sergisi niteliğindeki Üç İç Denizin Ülkesi , sanatçının erken dönem işlerinden ödüllü enstalasyonu Kır/Gör ’e (1985), 1987’de Urart Sanat Galerisi’nde gösterdiği terracotta serilerinden İstanbul’un kamuya açık mekânlarına yerleştirilen büyük ölçekli heykellerine birçok eseri yeniden bizlerle buluşturuyor. Sergi, Türkiye’deki kültür mirası ve sanat eserlerine yönelik ihmalkâr tavra da dikkat çekiyor. Not almalı: Sergi paralelinde gerçekleştirilecek programları saltonline.org adresinden veya Salt ’ın sosyal medya hesaplarından takip edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta sinema ve müzik evreninden söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Geçen perşembe öğleden sonra laptop’ımın karşısına geçtim ve IDLES’dan Joe Talbot ile yapacağım röportaj için beklemeye başladım. 16 Şubat’ta çıkacak TANGK albümünü ve bu akşam (27 Kasım) Zorlu PSM sahnesinde verecekleri konseri konuşacağız. IDLES, kariyerinin en parlak döneminde. 2020’de çıkan Ultra Mono albümüyle başlayan yükselişleri, canlı performanslarının bir yumruğu andıran sarsıcı etkisiyle başka bir boyuta taşındı. Müziklerini kategorize etmeyi asla istemeseler de bugün post-punk’ın zirvesinde duruyorlar. Asla lafını sakınmayan grubun müziklerindeki vahşilik şarkı sözlerine de yansıyor. Birleşik Krallık’taki güncel siyasi gelişmelere dair eleştirileri de bu sözlerde, işçi sınıfının karşılaştığı zorluklara göndermeler de… Hatta toksik maskülinite de alaycı eleştirilerinden payını alıyor. 

Kucaklanmaya ihtiyaç duyduğunuzu fark etmeniz lazım

Ve röportaj saati geliyor... Joe Talbot, 80’lerden ilham alarak tasarlanmış çalışma odasında kamerasını açıyor. Bir yandan telefonuna bakarak menajeriyle yeni posterleri üzerine konuşuyor. İstanbul konserinden sonra bir süre dinlenip Mart ayında Avrupa’da uzun bir turneye çıkacaklar. Bu sürecin her ayrıntısını yakından takip ettiğini söylüyor, tamamen TANGK’a odaklandıklarından bahsediyor. Yeni albümü dinlerken neler hissettiğimden bahsediyorum: sevgi, umut, melankoli ve tabii müziklerinin mayasındaki öfke... 

Talbot da albümün hissiyatını şu sözlerle anlatıyor: “Bu klasik bir IDLES albümü olmadı. Klasik IDLES albümü diye bir şey var mı zaten? Yine de TANGK’ı diğer albümlerimizle kıyaslamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Zaten biliyorsun müziğimizi bir türün içine sıkıştırmıyoruz. Bu sefer kapıları daha da açtık. Bu, bizim yaşadıklarımıza duyduğumuz şükran hissini anlattığımız bir albüm. Tamamı aşk şarkılarından oluşuyor, çünkü sevgiyi hissetmeye başladığında insanlara karşı daha açık oluyorsun. Herkes gibi kucaklanmaya ihtiyaç duyduğunuzu fark etmeniz lazım. Biz bunu konserlerde gördük.”

40 dakikada 29 kere ‘love’ denen albüm

IDLES

Fotoğraf: Tom Ham

Joe, 40 dakikalık albüm boyunca 29 kere “love” diyor. “Son dönemde neye aşkla bağlısın?” diye soruyorum.

“Ailemin yanında her zaman müziğe. Konser vermeye de aşkla bağlıyım. Sevginin içeri girmesi için dışarı çıkmasına da izin vermem gerekti. Ben sevgiyi müzikle hissedebildim. Müziğin her zaman iyileştirici bir yanı var. Beni hep şarkılar iyileştirdi. Kayıpların ardından dinlediğim şarkılar yalnız olmadığımı hatırlattı bana” diyor.

Ben de babamı kaybettiğim dönemde yas sürecinden müzik sayesinde çıktığımdan bahsediyorum. Joe “Yas sürecinde sırtında bir el varmış gibi hissediyorsun. Müzik iyileştiriyor. Ben de bunları yaşadım. O yüzden de bu albümde aşk kelimesini çok fazla duyuyorsun” diyor.

Joe, albümü en iyi anlatan şarkının Pop Pop Pop olduğunu düşünüyor ve hikayesini şöyle anlatıyor: “Almanca neşe kelimesinden esinlenen freudenfreude tabiri beni çok etkiledi. Schadenfreude’un (başkasının başına gelen kötü bir olaydan keyif alma) tam tersi. Freudenfreude, başkasının sevinciyle mutlu olmak. Empati ve sevgiyle beslenen şeylerin DNA’sında bu var. Bu kelimeyi bir şarkıda kullanmak güzel bir fikirdi. Adil ve neşeli bir dünya için böyle güzel fikirlere sarılmamız lazım.”

Sahnede müzisyen değil, sadece insanım

IDLES’ı geçen yıl Berlin’deki Tempelhof Festivali’nde izlemiştim. Güneşin tam tepemizde olduğu saatlerde sahne almalarına rağmen, alandaki tüm kalabalığı önlerine çekmişlerdi. Şüphesiz canlı izlediğim en iyi performanslardandı. Asla sakin geçmeyen konserlerinde, eller üzerinde gezen izleyicileri, gitarıyla seyircilerin üzerine atlayan Lee Kiernan’ı, yine eller üzerinde şarkı söyleyen Mark Bowen’ı ve Joe’nun “Çarpışmaya hazır mısın?” sorusuyla hareketlenen kalabalığı görmek mümkün.  

Bunların dışında, sahneden hayat deneyimlerini paylaştıkları anlar da oluyor. Joe Talbot, geçen yıl izlediğim performanslarında, ilk kızı Agatha’nın doğum sırasında hayatını kaybettiğini anlatıp, söylediği şarkıyı ona ithaf etmişti.

Grubun 2017’de çıkan ilk albümü Brutalism kaybettiği annesinin anısına adanmıştı; arkasından gelen Joy as an Act of Resistance ise kızına… 2021’de çıkan Crawler albümü, grup üyelerinin bireysel mücadelelerini ele alıyordu. Joe’nun 18 yıllık alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi... Konserlerde de şarkıların arkasındaki hikayeleri paylaşmaları, bu kırılgan yanlarının resmi gibi.

Joe Talbot’a konserlerindeki kargaşayı ve orada nasıl bir müzisyen olduğunu soruyorum. “Ben sahnede müzisyen değilim, sadece bir insanım. Beni sizden ayıran tek şey orada şarkılarımı en iyi şekilde söylemeye çalışmam. İzleyiciye her şeyini verirsen, onlar da sana aynı şekilde karşılık verir. Bu yüzden bizim için sahne ve turnede olmak çok önemli. Daha önce gitmediğimiz ülkelerde daha çok çalmak istiyorum. Turnede olmak beni hayata karşı ayakta tutuyor. Kendimi daha iyi hissediyorum” diye cevaplıyor.

İlk konseriyle ilgili ise “Hip hop grubumla konserimdi. Çok sarhoştum. Bu arada rap konserlerinin canlı performanslarını izlemek, dinlemek kadar iyi değil” diyor.

Sahnede aktivist olmamı beklemeyin

IDLES

Fotoğraf: Tom Ham

TANGK’ın çıkmasına birkaç ay kalmışken Joe Talbot için eleştiriler önemli mi? “Müzik kritiklerini okumuyorum,” diyor. “Benim için hiç önemli değil. Benim için başarı artık çok daha önemli bir yer tutuyor. Şarkıların dinlenme rakamlarının iyi olması önemli. Konser biletlerinin satması. Rakamlar başarıdır da…”

Şarkı sözlerinde mültecilerden, ırkçılıktan bahsedip kraliyeti eleştirmesine gelince, özellikle son albümdeki Grace şarkısında öne çıkan politik söylemi merak ediyorum. Radiohead’in albüm prodüktörlerinden Nigel Godrich’in imzası bu şarkıda çok hissediliyor. Joe, “Şarkı sözlerinin politik bir yanı olabilir. O şarkının sözlerinde ‘No God, no King, I said love is the fing’ diyorum. Ama sahnede aktivist olmamı beklemeyin. Sözlerimde bunu işitebilirsin ama sahnedeki durum çok daha başka. Ben aktivist değilim. Sahne bunun yeri mi, onu da bilmiyorum. Ama eşit olmaya inanıyorum. Hükümetleri sevmiyorum. Birleşik Krallık’taki demokrasiyi de eleştiriyorum. Ben şanslıyım, sanatım yüzünden hapse girmiyorum. Ama biliyorum birçok ülkede bunu yaşayan ve sessiz kalmak zorunda olanlar var.”

TANGK, IDLES’ın diğer albümlerine göre çok daha melodik bir yapıya sahip. Joe da bu konuda hemfikir “Saf bir müzik aşkı var bu albümde. Gruptaki tüm farklılıklarımızı kucaklayan…” diyor.

‘İstanbul’da nerede kahvaltı yapalım?’

Joe Talbot, başka müzisyenleri dinlemeyi sevdiğinden de bahsediyor. Moduna göre listeleri olduğunu söylüyor. Röportaj yaptığımız sabah uyandığında küçük kızının favori şarkı listesini dinlediğini anlatıyor. 

Ardından konu İstanbul’a geliyor. Joe, “İstanbul’a daha önce hiç gelmedim. Çok merak ediyorduk, çok heyecanlıyız oradaki hayranlarımızla buluşacağımız için” diyor. Veda ederken şehirde iyi bir kahvaltıcı önermemi rica ediyor. “İstanbul’da kahvaltının iyi olduğunu duydum. Otelde kahvaltı yapmayı sevmiyorum. İyi bir kahvaltı için nereye gidelim?” diye soruyor. Önerimi dikkate alıp verdiğim adresteki kahvaltıcıya gittiler mi bilmiyorum ama bu akşam uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir konser izleyeceğimiz kesin!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta sinema ve müzik evreninden söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

post-punk

IDLES

TANGK

Zorlu PSM

Ultra Mono

Avrupa

GK

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎹 IDLES röportajı, Beirut’un yeni albümü

Post-punk'ın en büyük gruplarından IDLES ise yılın son büyük konseri ile bu akşam Zorlu PSM'de sahne alıyor. Beirut'un yeni albümü 4 yıllık bir aranın ardından çıktı.

27 Kas 2023

Salt ile birlikte
Fotoğraf: Tom Ham

YAZARLAR

Eda Solmaz

Duende yazarı

Duende

Her hafta sinema ve müzik evreninden söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

;