Yokuşlar ve meyve ağaçları arasında: Gayrettepe


Müzik eğitimini yeniden tasarlamak: Deplike Ankara çıkışlı, Londra merkezli teknoloji girişimi Deplike , 2022’nin ilk çeyreğinde yatırım ve geliştirme haberini duyurduğu Guitar Learning Game ’i geçtiğimiz günlerde kullanıcılarla buluşturdu. Nedir? " Herkesin öğrenme şekli farklı" diyerek yola çıkan Guitar Learning Game , müzik eğitimini oyunlaştırarak eğlenceli bir hâle getiren ve her kullanıcının seviyesine göre adapte edilen üç boyutlu bir deneyim sunuyor. Neden önemli? Sevdikleri parçaları çalmak ve keyifli vakit geçirmek için müzik öğrenmek isteyenlerin %90’ı, süreci karmaşık ve sıkıcı bularak henüz ilk senelerinde yarıda bırakıyor. Deplike ekibinin ‘‘Duolingo’nun müzik öğrendiğiniz hâli’’ olarak tanımladığı oyun, farklı öğrenme biçimlerini göz önünde bulundurarak kullanıcının öğrenim hızına ve biçimine göre şekilleniyor. Dahası: Melek yatırımcıları arasında Faruk Eczacıbaşı , Eren Bali , Ahmet Uluğ , Halil Ünlüeser , Mehmet Ecevit , Erdem Çelik ve Teknasyon ’un; danışmanları arasındaysa Harun Tekin ’in yer aldığı Deplike, 2023 yılı içerisinde hem yatırım hem de müzik dünyasından önemli iş birlikleri duyurmaya hazırlanıyor. Deplike ürünlerini buradan inceleyebilir, ilk versiyonuna App Store ’dan erişebileceğiniz Guitar Learning Game ’in AR ve 3D özelliklerini kullanarak sevdiğiniz şarkıları öğrenmeye başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Mahalle: Gayrettepe. Mahalleli: Ceyda Artun. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu.
Gayrettepe’nin en belirleyici özelliği yokuşları. Ne zamanki gideceğin yerle arana ucu gözükmeyen yokuşlar ve merdivenler dolmaya başlar, Gayrettepe’de olduğunu anlarsın. Adının da buradan geldiğine inanıyorum; “Gayret et ve o tepelerden çık” gibi topoğrafisinin yarattığı bir hitap.
Fındık bu hayatta en nefret ettiğim şey ama onu bile her sene bir kere yer, denerim. Acaba hâlâ sevmiyor muyum diye kendimi test ederim. İstanbul için de benzer bir deneyim söz konusu. Şehir çok büyük, karmaşık ve hareketli. Burada yaşayacaksam benim İstanbul’um daha küçük olmalı diye düşündüm hep. Kendi İstanbul’umu yaratmak için de aileme, arkadaşlarıma ve iş yerime yakın olabileceğim, gerekmezse bu sınırlardan çıkmadan yaşamıma devam edebileceğim bir yer aradım. 4 sene önce de Eskişehir’den buraya taşındım.

Eskiyle yeniyi bir arada yaşatan Gayrettepe
Görünenin aksine plazalardan oluşan bir yerleşke değil; iş yerlerinin arasında kalmış eski tip bir mahalle Gayrettepe. Balkonlu geniş apartmanların ve kuşaklardır bu binalarda yaşayanların olduğu, güvenli bir yer. Hatta inşa edilen oteller, bankalar ve gökdelenler mahalleyi sıkıştırdığı, yaşam kalitesini etkilediği için Gayrettepe Çevre, Kültür ve İşletme Kooperatifi kurulmuş. Depreme karşı İstanbul’daki en güvenli bölgelerden. Kayanın üzerine oturduğu için çarpık kentleşmeden nasibini almıyor çünkü ihtiyaç duymuyor. Binalar eski ve sağlam. Bir de ara ara hiç beklenmedik anlarda; parklar, elma ve kiraz ağaçları çıkar karşına. 
Petra'dayız, mahalle peşimizde
Oklava’da makarna, Malt’da bira
Gayrettepe’de işyerlerine hizmet eden restoranlar fazla olsa da müdavimi olunan sokak arası birçok mekân var. Dünya mutfağının örneklerini, esnaf lokantalarını, pop-up şef restoranlarını burada bulmak mümkün. Mesela şef Özge Çeltük’ün taze makarna üzerine yepyeni girişimi Oklava harika.
Vakit geçirmeyi en çok sevdiğim yerlerden biri de Petra. Sağladığı ortam, yeme içme seçenekleri, sanatçılara alan açan dükkânı, retro ürün seçkileri ve tabii ki kahvesi sebebiyle müdavimiyim. Petra ilk açıldığı zamanlar henüz burada oturmamakla birlikte abimler Gayrettepe’de olduğu için sık sık geliyordum. O zamanlar şimdiki gibi iddialı bir mutfağı yoktu, hikâye çok kaliteli kahveler ve ferah buluşma noktası, laptop’unu alıp da çalışabileceğin alan sunmasıyla başladı. Hızla sadece mahallelinin değil İstanbul’un birçok yerinden insanın uğrak noktası haline geldi, Gayrettepe’de yol tarif ederken Florence Nightingale dışında bir referans oldu.
Gece hayatımın daha aktif olduğu zamanlarda gün aşırı mahalle barı Malt’a kesin uğrar, sohbete bir yerinden dalardım. 1989’dan beri burada. 90’lar rock çalan, müdavimlerinin müziğine izini bırakabildiği bir bar Malt. Mahalleyi anlamak için yapılabilecek en doğru şeyin barında vakit geçirmek olduğunu düşünüyorum çünkü komşunu ve esnafını orada tanırsın, arkadaş gruplarını orada oluşturursun.
Gayrettepe’nin alamet-i farikalarından biri; ocakbaşı kültürü. Sokak aralarında birçok küçük meyhane var. Çıtır Ocakbaşı mahallelinin en çok vakit geçirdiği ocakbaşı. Maç yoksa benim tercihim Aleni oluyor.

Gayrettepe mahallelileri
Eski bir Gayrettepeli: Baylan
Gayrettepe'de geçmişte İstanbul yeme içme kültürüne yön vermiş mahallelerden birisi. Bir Arnavutluk göçmeni olan Philippe Lenas ortağı Yorgi Kiriç ile 1923'te Beyoğlu Deva Çıkmazı'nda ilk pastanesini açar, ardından Luvr Apartmanı’nın aşağısına taşınacaktır. Adını, Fransızca l'Orient (Şark) sözcüğünün okunuşu olan Loryan koyar. İkinci şubesi kısa bir süre sonra 1925’te Karaköy’de açılacaktır. Türkiye’de 1934’te çıkan bir yasayla otel, pastane gibi ticari işletmelerin Türkçe isim kullanması zorunlu hâle getirilir. Loryan da o günlerde milliyetçi fanatik grupların Beyoğlu çevresinde Türkçe isim taşımayan mağazalara saldırılar düzenlemesinden nasibini alır. Bu dönemde, pastanenin müdavimlerinden sanat tarihi profesörü Burhan Toprak “kusursuzluk, mükemmellik” anlamına gelen Baylan ismini önerir. Baylan 1950'lerde entelektüellerin buluşma noktası olmaya başlamıştır. Behçet Necatigil, Attila İlhan, Fikret Hakan, Hilmi Yavuz, Fethi Naci ve Haldun Taner burada takılır. Salah Birsel yazar Baylan'ı, Demir Özlü "gençlik yıllarının temel lokali" olarak anar.

Mahallede yürüyüş saati
Türkiye’ye tiramisu’yu, espresso’yu, cappucino'yu, likörlü, limonlu ve krokanlı çikolatayı ve Philippe Lenas’in büyük oğlu Mösyö Harry’nin kendi buluşu olan Kup Griye’yi tanıtmıştır. İstanbulluların gündüz barı (Tages Bar) öğrendikleri, bugün Bebek ve Kadıköy’de şubeleri olan Baylan’nın çikolata fabrikası 1953’te Mumhane Caddesi’nden Gayrettepe’te taşınır. 1964’teki Rum Tehciri’nde devlet tarafından bazı fabrikalara el konulur. Gayrettepe’deki Baylan Çikolata Fabrikası da bunlardan biridir. İlk olarak Avukat M. İlkin Okan’a devredilir. “Milo Baylan” adıyla ticarete devam eder, 1984’te de bir daha açılmamak üzere kapatılır.
Baylan 29 yıl aradan sonra şimdi tekrar Karaköy’de, biz de tekrar kapısını çalacak birer Kup Griye'sini alacağız. Gayrettepe'de Petra'ya uğradıktan hemen sonra.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Mahalle: Gayrettepe. Mahalleli: Ceyda Artun.
19 Oca 2023

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyrut'ta barlar bazı bölgelerde, özellikle şehrin kuzeyinde yaşayan Hıristiyan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Onun dışında şehrin her tarafına saçılmış ufak tefek barlar var. Bunların bazıları İtalya’daki tabacheria'lara benzeyen; kahve, sigara ve alkollü içkiler satan ufak büfelerken maalesef günümüzde kapalı olsa da 2016 ve 2018 yıllarında dünyanın en iyi 50 barı arasında seçilen Central Station Bar gibi yerlere de ev sahipliği yapıyor.

Portekiz'deki Buçaco Ulusal Ormanı, Uluslararası Şifa Ormanları Sertifikasyon Ofisi tarafından dünyanın dördüncü şifa ormanı seçildi. 6. yüzyılda keşişlerin bölgeye yerleşmesinden beri korunan Buçaco egzotik biyoçeşitliliği, terapötik unsurları ve etrafını saran tarihî surlar sayesinde koruduğu dinginliğiyle öne çıkıyor. Peki dünyadaki diğer üç şifa ormanı nerelerde ve bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.



