Yolların estetiği: Son 10 yılda otomobil tasarımına yön veren 10 trend

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Yollarda gördüğümüz otomobillerin dış hatları, yalnızca tasarım stüdyolarındaki kreatif direktörlerin kişisel beğenileriyle şekillenmiyor. Bugün bir otomobilin gövde yapısı, kaput çizgisi ya da ızgara büyüklüğü, esasında Brüksel’deki bir Avrupa Birliği (AB) mevzuatının, Washington’daki bir vergi teşvikinin ya da Silikon Vadisi’ndeki bir yapay zeka algoritmasının çeliğe ve karbon fibere bürünmüş hâli olabiliyor.
Otomotiv sektörü, son 10 yılda tarihinin en radikal, en sancılı ve belki de en büyüleyici estetik dönüşümlerden birine sahne oldu. Mevzuat, teknolojik gelişmeler, pandemi ve şehir yaşamı, yol estetiğini bambaşka bir forma büründürdü.
Otomobil tasarımlarına yön veren trendler
2015 model bir otomobil ile bu yıl piyasaya sürülen bir otomobili yan yana koyunca ortaya çıkan fark, artık tasarım dilinin ötesine geçiyor, arka plandaki gelişmeler ve tüketici beklentilerine dair ipuçlarını da yansıtıyor. Son 10 yılda otomobil tasarımlarını şekillendiren 10 trendin öne çıktığı görülüyor.
1. Elektrifikasyon
ABD’de Joe Biden döneminde emisyonları azaltmak için getirilen elektrikli otomobil teşvikleri ve AB'nin emisyon kısıtlamalarına paralel olarak koyduğu 2035’e kadar otomobil piyasasını karbon nötr hâle getirme hedefi, markaları son 10 yılda milyarlarca dolarlık elektrikli araç yatırımına zorladı. Bu kapsamda Audi, Ford, Porsche, Renault ve Mercedes gibi pek çok marka, kısa vadede tamamen elektrikli araç satışına geçme hedefi koydu. Bu dönemde Çin de elektrikli araç piyasasına yaptığı yatırımları artırdı.
Fakat elektrikli araçlar, yalnızca motorları değiştirmedi. Otomobillerin oranları da elektrifikasyon hedefleriyle birlikte tamamen değişti. İçten yanmalı motorun ortadan kalkması ve bataryaların tabana yayılması, araçları yükseltti. Uzun kaput ihtiyacı azalırken ön paneller de daha aerodinamik hâle geldi.

Hyundai IONIQ 5

Tesla Model Y

Kia EV6
Bununla birlikte: Aks mesafeleri uzadı ve motor kaputu kısaldı. Izgaralar, işlevini yitirdiği için küçüldü ya da tamamen kapandı. Bu da "kapalı yüz" tasarımlarının doğmasına yol açtı.

Toyota bZ4X
2. SUV furyası
Bataryaların tabana yayılmasıyla birlikte gövdenin yükselmesi, motor kaputunun kısalması ve kabinin genişlemesi, aynı zamanda geleneksel sedanların, yerini crossover, SUV ve coupe SUV formlarına bırakmasına yol açtı. SUV araçların yükselişinde kültürel arka plan da etkili oldu. Şehirlerde kötüleşen yol koşulları, buna bağlı olarak güvende hissetme ihtiyacı, daha iyi yol görüşü vadeden yüksek oturma pozisyonu ve yüksek araçlara yönelik statü algısı, SUV furyasını başlattı.
Bu trendle birlikte hemen hemen her otomobil aynı boyuta geldi. Gövdeler daha iri ve daha yüksek görünmeye başlarken tavan çizgileri yükseldi, çamurluklar kalınlaştı ve jantlar irileşti. Standart aile otomobillerinde bile 19-20 inç jantlar görülmeye başlandı.

Lamborghini Urus S

BMW X6
Öte yandan: Yan camlar daraldı. Bu da diğer tüm tasarım değişiklikleriyle birlikte araçların, dışarıdan bakıldığında daha kaslı, “daha güvenli” ve daha sportif algılanmasına yol açtı.
Ayrıca eskiden sedanlar, SUV'ler ve hatchback araçlar net çizgilerle birbirinden ayrılırken son 10 yılda tasarımcılar, bu segmentleri birbirine karıştırarak yeni melez gövde tipleri yarattı. Özellikle gövdesinin alt tarafı yüksek bir SUV, üst tarafı ise arkaya doğru süzülen bir spor coupe’a benzeyen coupe SUV formları pazarı domine etmeye başladı.
3. Kokpitin ekranlaşması
Donanım tabanlı geleneksel araçlardan farklı olarak bulut tabanlı sistemlere bağlı tutulan ve bu sayede özellik ve fonksiyonları yazılım yükseltmeleri ile sürekli güncellenebilen yazılım tanımlı araçlar da son 10 yılın en önemli trendlerinden biri oldu. Akıllı telefon ekosisteminin büyümesi, CarPlay ve Android Auto gibi uygulamaların kullanımının yaygınlaşması, yazılım ekonomisinin yükselişi ve yapay zeka asistanları, bu furyanın en önemli tetikleyicileriydi.


Eskiden araçları fiziksel düğmeler, analog göstergeler ve mekanik hissiyat domine ederken yıllar içinde kokpitlerde fiziksel düğmeler azaldı, ortam aydınlatması arttı ve ekranlar büyüdü. İç mekan tasarımı, bir yazılım arayüzü etrafında şekillenirken konsolu uçtan uca kaplayan devasa ekranlar ve minimalist iç mekanlar pazarı domine etmeye başladı.
- Ayrıca markalar, fiziksel butonların yerini alan dokunmatik panelleri ve ambiyans aydınlatmasını bir iç mekan malzemesi gibi kullanma yoluna gitti.

4. Üçüncü yaşam alanı
Pandemi sonrası yerleşen izolasyon alışkanlıkları ve trafikte geçirilen sürenin artması da otomobilleri üçüncü bir yaşam alanı hâline getirdi. Artık yalnızca bir ulaşım aracı olarak tasarlanmayan otomobillerde dönebilen koltuklar, ambiyans aydınlatmaları, ısıtmalı koltuklar ve sinema hissiyatı veren kokpitler öne çıktı.

Tasarımcılar, araç içini mobil bir oturma odası gibi dizayn etmeye başladı.

5. LED imzalar
Geleneksel farların yüksek enerji tüketimi, elektrikli araçlarda menzil düşüşüne yol açtığı için birçok marka LED’e yöneldi. Ayrıca LED maliyetlerinin düşmesi de far tasarımında yeni bir trendin yükselmesine yol açtı. Farlar, yalnızca bir yol aydınlatma aracı olmaktan çıkarak otomobillerin en önemli tasarım elementlerinden biri hâline geldi.
Araçların gövdesini boydan boya kaplayan ışık barları, animasyonlu farlar ve ön taraftaki logolarda LED ışıklandırma kullanılması, yaygın görülen tasarım tercihleri oldu.

Lucid Air Touring
Bununla birlikte: Bu durum, otomobillerin gece görünümü üzerinden kimlik kazanmaya başlamasının da önünü açtı. Tüketiciler, far formundan, çizgisinden ya da gündüz LED’lerinden markayı tanımaya başladı.

6. Çin estetiğinin yükselişi
Elektrifikasyonla birlikte yıllardır yalnızca bir üretim üssü olarak görülen Çin, pazarın önemli oyuncularından biri hâline geldi. Avrupa ve ABD’deki rakiplerine göre çok daha düşük fiyatlara verimliliği yüksek ve teknolojisi zengin araçlar satan Çinli markalar, rekabet avantajını ele geçirdi. Eskiden otomobil tasarımında referans noktası Almanya, İtalya ve ABD’yken bugün Çin’deki markalar trend belirlemeye başladı.

Xiaomi SU7

NIO ET7
Bunun sonucunda otomobil tasarımlarında Çin estetiği yükselişe geçti. Gövdeye gömülü kapı kolları, büyük ekranlar, ultra minimal iç mekanlar, yazılım merkezli deneyim, ince LED çizgiler ve premium teknoloji ürünü estetiği, Çin’deki markalarda çok belirgindi.
Aerodinamik sürtünmeyi azaltmak ve menzili artırmak için araçların dışındaki tüm çıkıntıların traşlanmaya başlaması da gömülü kapı kollarının yaygınlaşmasını sağladı.
7. Retro-fütürizm
Otomotiv dünyası, son 10 yılda ekonomik gerileme, savaşlar ve pandeminin de etkisiyle yoğun biçimde nostaljiye yöneldi ve geleceği geçmişe bakarak tasarlamaya başladı. Bu durum, ikonik modellerin modern ve fütüristik çizgilerle elektrikli olarak yeniden doğmasının önünü açtı.


Pazarda eski modellerin siluetlerini, klasik far tasarımlarını, retro renk paletlerini ve analog hissini modern teknolojiyle birleştiren pek çok yeni araç türemeye başladı.
8. AI’ın yükselişi
Yapay zeka patlaması, otonom sürüşe yönelik yatırımların da artmasına yol açtı. Bunun üzerine pek çok araç, sensör objesine dönüştü. LiDAR sensörler, radarlar ve gömülü kameralar, araçlarda sık rastlanan donanımlar hâline geldi. Ön yüzler sadeleşirken gövdeler sensör dostu bir biçimde tasarlanmaya başladı.

9. Sosyal medya estetiği
2015 sonrasında sosyal medyanın yükselişe geçmesi, özellikle Instagram ve TikTok’taki viral görünüm ihtiyacı ve influencer kültürü, dijital alanda görünür olmak isteyen markaların tasarım tercihlerini de etkiledi. Bu doğrultuda otomobil tasarımları da çok daha dikkat çekici hâle geldi.

Agresif aydınlatmalar, dramatik ayrıntılar, kontrast renkler ve cyberpunk çizgiler, yeni nesil otomobillerde sıklıkla görülmeye başlandı.
10. Sürdürülebilir lüks
Küresel markaların karbon nötr olma taahhütleri ve Z kuşağının iklim krizi konusundaki hassasiyeti, araç kabinlerindeki tasarım tercihlerini baştan aşağı değiştirdi. Hakiki deri, ahşap ve ceviz ağacı kaplama gibi geleneksel olarak lüks kabul edilen öğeler, yerini çevreci ve sürdürülebilir malzemelere bıraktı.

Okyanustan toplanan plastiklerden üretilen kumaşlar, geri dönüştürülmüş balık ağlarından yapılan paspaslar ya da mantar ve okaliptüs liflerinden üretilen vegan deriler, araç kabinlerinde yaygın olarak görülmeye başlandı.
Gelecekte sektörü neler bekliyor?
Diğer yandan uzmanlar, ilerleyen dönemlerde tasarım tercihlerinde son 10 yılda görülen dönüşümden önemli sapmalar yaşanabileceğine dikkat çekiyor. ABD’de Donald Trump hükümeti elektrikli otomobillere yönelik teşvikleri azaltırken ve AB’nin 2035 emisyon hedefi esnetilirken tüm dünyada elektrifikasyon irtifa kaybediyor. Şirketler, ardı ardına tamamen elektrikli araç satan bir marka olma hedefinden vazgeçtiklerini açıklıyor.
- Bu durumun, sedan otomobilleri ve içten yanmalı motora sahip araçları yeniden parlatabileceği tahmin ediliyor.
Bununla birlikte: Yapay zeka patlaması etkisini sürdürürken yazılım tanımlı araçlar ve otonomiye yönelik yatırımlar da hız kesmeden devam ediyor. İlerleyen dönemlerde araçların çok daha fazla sayıda sensörle donatılması bekleniyor.
Analistler ayrıca, ilerleyen dönemlerde direksiyonun ve fiziksel kontrollerin geri plana itildiği, yapay zeka asistanlarının standartlaştığı ve kabinlerin birer mobil yaşam alanına dönüştüğü araçlar görüleceğini öngörüyor. Bunun yanında Çin merkezli markaların pazardaki yükselişini sürdüreceği ve buna paralel olarak otomobillerin teknoloji ürünlerine benzer şekilde daha hızlı eskidiği, fakat daha sık yenilendiği bir döneme girileceği tahmin ediliyor.
Perspektif: Otomobil dünyasında tasarım trendleri çok hızlı değiştiği için bugün fütüristik bulunan her ayrıntı, şüphesiz ki çok hızlı bir biçimde yarının nostaljisi olacak. Fakat yarın da tıpkı bugünkü gibi modern bir otomobile bakmak, biraz da yaşanan dönemin politik, kültürel ve teknolojik arka planına bakmak anlamına gelecek. Zira otomobiller, her dönemde yalnızca insanların nasıl seyahat ettiğini değil, içinde bulunduğu dünyayı da anlatmaya devam edecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.





