

Paradigma değişiminden sistemsel dönüşüme: imece summit - Geleceğe Etki Zirvesi
Daha iyi bir toplum ve gezegen için ne kadar zamanımız kaldı? Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, 2030'u işaret ediyor.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Bir çocuk "sürdürülebilirliğe" dair ne bilir? Biz ne bilirdik bu konuyla ilgili küçükken? Okulda bu kelimenin geçtiği bir ders hatırlıyor muyuz? Tam olarak kaç yaşımızda sürdürülebilirlik kelimesini duyduk; kaç yaşımızda anlamını, kaç yaşımızda önemini kavradık? Daha çok yeni bilinçlendik ve bu değişmeli.
Bir çocuğun moda algısı ailesinden gözlemledikleri bir yana, televizyonda izlediği, sosyal medyada gördüğü, Disney filmlerinde karşılaştığı karakterlerle oluşuyor. Okula gitmeye başladığında arkadaşlarından gördükleri ve duyduklarıyla çocuk zihninde modayı ve kıyafetlerini konumlandırıyor, önemini, etkisini belirliyor. İşlerin iç yüzünü daha iyi görebileceği bir yaşa gelmeden moda algısı, endüstrinin ve medyanın tam da olmasını istediği biçimde geleceğin tüketicilerinin beynine yerleşiyor. Bu çocuk büyüyüp, bu alanla ilgili araştırmalar yaptığında moda endüstrisinin dünyanın yok oluşunda büyük pay sahibi olduğunu görebiliyor ancak bu farkındalığa eriştikten sonra da alışkanlıklarını, duruşunu ve kıyafetlere bakışını değiştirmesi gerekiyor. Bu konuda araştırma yapmaya, bir şeyleri sorgulamaya ve şüpheci yaklaşmaya niyeti olmayanlarsa, çocukluktan atılmış temellerle yola devam ediyor. Bu temeller henüz atılmadan harekete geçmek daha makul değil mi? Bir çocuğa çöpü yere atmaması, çimlere basmaması, denizi kirletmemesi gerektiğini öğretirken doğaya çok daha büyük maliyeti olan moda endüstrisine ve kıyafetlere dair bilgi vermemek mantıklı mı? Okulda iklim krizi, endüstrilerin doğa üzerindeki etkisi gibi bir ders özelinde de bunlar anlatılmıyor. Henüz hiçbir konuda yerleşik fikirleri olmayan tertemiz zihinli bir çocuğu dış dünyanın, medyanın, sosyal medyanın ve popüler kültürün kollarına bırakıyoruz.
A, B, C VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Huffington Post’ta yayımlanan bir yazısında Anya Hart Dyke, çocuk psikoloğu veya pedagogu olmasan da sürdürülebilirlik konusunda bilgi ve deneyim sahibi bir anne, çocuklarına modanın diğer yüzünü anlatmaya çalışıyor ve bu deneyimi yazısında bizimle paylaşıyor. Yola, çocuklara bir kıyafetin atıldığında sihirli bir değnek değmişcesine ortadan kaybolmadığını anlatarak başlıyor. Evde bulduğu birkaç eski bezi kızıyla beraber toprağa gömüyor. Bu doğanın, toprağın hangi materyalle nasıl başa çıktığını; pamuk, polyester veya viskoz gibi materyallerin ne kadarda çözünebildiğini anlatan basit ancak etkili bir yol. Bir ay gibi kısa bir sürede materyaller arasında hızla yok olanlar, uzun sürede yok olacaklar ve onlarca yıl yok olmayacaklar kendini zaten belli ediyor. Tabii, şu an bir aylık bir periyotta tek bir parça için konuşuyoruz. Bu anlamda, bu yetişkinlerin de görmesi gereken bir örnek aslında. Dünyanın en büyük endüstrilerinden birinin ürettiği yığın yığın atığın karşısında doğanın nasıl çaresiz kaldığını hayal dahi edebilir miyiz?
Anya, ayrıca kıyafetlerin üretim sürecine dair de çocukları bilgilendiriyor, etiketlere bakarak kıyafetin nerede üretildiğini, aslında mağazaya ulaşana kadar birçok ülke gezdiğini anlatıyor. Hatta kıyafetlerini yapanların verdiği emeği, “yoğun” çalışma temposunu anlatıyor, o kişilere onlara ulaşmayacak da olsa bir teşekkür mektubu yazmaya teşvik ediyor. Böylece çocuklar, kıyafetlerin sihirli bir değnekle yok olmadığı gibi, var olmadığını da görüyor ve dolaplarında asılı duran her ürün için verilen emeğin bilincinde oluyorlar. Bu, o kıyafetlerin kolayca gözden çıkarılmasının da önüne geçiyor çünkü üretim sürecini en basit hâliyle kavradıktan sonra biliyorlar ki, sahip oldukları kıyafetler o dolaba ulaşabilmek için çok yol kat ediyor.
Bununla beraber, kıyafetleri küçük bir lekede ya da yırtıkta çöpe atmak yerine o noktalara eğlenceli yamalar yapmak, ikinci el dükkânlarından hikâyesi olan kıyafetler almak ve bir kıyafet küçüldüğünde veya artık kullanılamadığında onu gardıropta tutmaya devam etmek, ihtiyaç duyan başka çocuklar olduğunu iyice anlatarak bağışta bulunmak fazlasıyla önemli. Gelecekte aktif bir tüketici olduğunda bu atılan temellerin tamamı önemli rol oynuyor. Çocukların kıyafetleriyle kurdukları ilk bağların sadece renk, desen ve model üzerinden değil, doğaya etkisi üzerinden kurmak çok daha sağlıklı.
Bir çocuk psikoloğu ya da pedagogu olmasak da her türlü eğitimin çocuk yaştan alınması gerektiğinin bilincinde olan insanlar olarak, çocuklara ürünlerin hikâyelerini, geçmişini ve geleceğini anlatmanın belirleyici olduğunun son derece farkındayız. Belki böyle bir farkındalığa ulaşmış çocuklar da bir noktada hızlı modanın favori tüketicilerinden biri olur ancak bilinçli çocuklar için umut daha fazla. Umut, geleceğe dair iyi günlerin hayalini kurduran değil mi zaten?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
SOR: Davranışları ve alışkanlıkları kökünden değiştirebilir miyiz? Çocuklara, sürdürülebilirliği nasıl anlatabiliriz? Toplumsal cinsiyet rolleri, modada reklamlar aracılığıyla nasıl tekrar ediliyor?
14 Mar 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.
13 Eki 2026



