Yüksek enflasyonun kaynağı ve piyasalara etkisi

Merkez bankaları, yüksek enflasyonla nasıl mücadele ediyor? Yurt dışı piyasalardaki satışın nedeni ne? Ayı piyasası ne anlama geliyor?
Yüksek enflasyonun kaynağı ve piyasalara etkisi

1 Temmuz - Zingat - Pareto
Zingat ile birlikte

Zingat Gayrimenkul Yatırım Rehberi ’yle kazançlı yatırımlar Gayrimenkul alanında birbirinden yenilikçi ve kullanışlı araçlar sunarak bilinçli adımlar atmamıza olanak sağlayan Zingat , Gayrimenkul Yatırım Rehberi hizmetiyle fark yaratmaya devam ediyor. Nedir? Zingat kullanıcıları, Gayrimenkul Yatırım Rehberi özelliği sayesinde Türkiye’de satılık konut fiyatının en çok artış gösterdiği bölgeleri görüntüleyebiliyorlar. Neden önemli? Gayrimenkul yatırım değerlerinin günden güne artmakta olduğu Türkiye’de yatırım değerleri sanayileşme, iş olanakları ya da yüksek yaşam standartları gibi sebeplerden dolayı bölgeden bölgeye değişkenlik gösteriyor. Gayrimenkul Yatırım Rehberi’yle yatırım değeri yüksek olan bölgelerin nabzını tutarak daha kazançlı yatırımlar yapabilir, kârınızı artırabilirsiniz. Dahası: Yatırım Rehberi’nde değer artışlarını il bazında takip edebileceğiniz gibi, seçtiğiniz ilin ilçelerindeki konut fiyatlarının artışlarına da göz atabilirsiniz. Seçeneklerinizi ister aylık değer artış yüzdesine, ister metrekare başına düşen fiyata göre sıralayarak veriye dayalı bir karar verebilirsiniz. Satılık konut fiyatı en çok artan bölgelerden haberdar olmak ve yatırımlarınıza değer katmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Son dönemde küresel piyasalarda çoğu haber başlığı enflasyonu konu alıyor. Neredeyse her ülkede hane halkının satın alma gücü azalırken merkez bankalarının bu sorunlu gidişata müdahale şiddeti de aynı derecede artıyor. Peki küresel ekonomileri ve tüketicileri, pandeminin güzel günlerinden (alım gücü anlamında) buraya ne getirdi?

Sorunun kaynağı

Enflasyonun temel nedenlerini küresel (genel) ve ülke bazlı (özel) olmak üzere ikiye ayırmak mümkün. Genel nedenler arasında Covid sonrası tedarik zinciri sorunları, kuraklık ve kötü hava koşulları nedeniyle artan gıda fiyatları ve savaş etkisiyle yükselen enerji fiyatları yer alıyor. Hükümetlerin ve merkez bankalarının geri alamadığı ya da müdahale etmekte zorlandığı kısmı yukarıda bahsettiğimiz nedenler oluşturuyor.

Mayıs ayında yıllık bazda %8,6 enflasyon açıklayan ABD örneğinden ilerlersek; enflasyonun en temel özel nedeninin “yüksek talep” olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yüksek talebi doğuran sebepler arasında, pandemi döneminde sıfır bölgesinde olan faiz oranları ve ABD hükümetinin 5 trilyon dolar değerindeki pandemi yardımları yer alıyor. Sıfır bölgesindeki faiz oranları hem hane halkının hem de şirketlerin borçlanarak harcama/yatırım yapmasını kolaylaştırırken çeklerle ödenen pandemi yardımları direkt olarak hane halkının tüketim harcamalarının artmasına neden oldu. Eve kapanılan dönemde seyahate ya da restoranlara harcanamayan birikimler, hükümetin yardım çekleriyle de birleşerek mobilya, otomobil ve elektronik ürünlerine ekstra talep olarak yansıdı. San Francisco Fed’in çalışmasına göre, pandeminin etkilerini azaltmaya yönelik uygulanan maliye politikası (destek paketleri), 2021 sonunda enflasyonun %3 daha fazla açıklanmasıyla sonuçlandı.

Sonuç olarak pandemi döneminde uygulanan maliye ve para politikaları nedeniyle artan talep, yine pandemi kaynaklı tedarik zinciri sorunlarıyla çakışınca şirketler haklı olarak hızlı bir şekilde fiyatları artırdı. Enflasyon yükselmeye başlamışken Fed’in durumu “geçici enflasyon” başlığıyla ele alması ve gevşek para politikasını sürdürmesi, fiyatlardaki artışın daha da momentum kazanmasında önemli rol oynadı. Sorunu ABD örneği üzerinden incelesek de Avrupa’da da durum oldukça benzer; mayıs ayında Avrupa bölgesinde enflasyon %8,1, Birleşik Krallık’ta ise %9,1 olarak gerçekleşti.

Çözüm adımları

Merkez bankaları, küresel nedenlerden kaynaklanan enflasyonu çözme şansına sahip olmasa da talebi daraltarak fiyatlardaki bu artışı yavaşlatabilir/durdurabilir. Enflasyona geçici gözüyle baktığı için faiz artışlarında geç kalan Fed, 40 yılın zirvesindeki enflasyonla mücadele etmek için son toplantıda 75 baz puan faiz artırdı. Fed en son 1994 yılında benzer agresiflikte bir faiz artışına gitmişti. Fed’den daha önce faiz artışlarına başlayan Birleşik Krallık Merkez Bankası (BOE) ise ekonomiyi resesyona sokmaktan korktuğu için artışları 25 baz puanlık adımlarla sürdürüyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise çok daha geriden geliyor. 21 Temmuz’da toplanacak ECB’nin ilk faiz artışını (25 baz puan bekleniyor, 50 baz puan da kuşkusuz masada) bu toplantıda gerçekleştirmesi bekleniyor.

Merkez bankalarının attığı bu agresif, sıkılaştırıcı adımların enflasyonu hangi hızda aşağı çekeceği en büyük soru işareti. Çarşamba günü ECB forumunda toplanan merkez bankası başkanları, bu sorunun kalıcı olabileceğini kabul eden açıklamalarda bulundu. ECB Başkanı Christine Lagarde, geçmişteki kalıcı düşük enflasyon ortamına yeniden dönüleceğini düşünmediğini; BOE Başkanı Andrew Bailey ise para politikaları için potansiyel bir dönüm noktasında olunduğunu belirtti.

Merkez bankalarının uyguladığı para politikasının istenmeyen ve korkulan en büyük olası sonucu ise daralan bir dünya ekonomisi (resesyon). Teoride bir ülke ekonomisinin art arda birkaç ay küçülmesi resesyon anlamına geliyor. ABD ekonomisi 2022’nin ilk çeyreğinde daralarak bu korkunun yersiz olmadığını ortaya koydu. Fed Başkanı Powell da çarşamba günü “iş gücü piyasasının mevcut gücünü bozmadan enflasyonu düşürme görevinin gün geçtikçe daha zorlayıcı olduğunu” söyledi ve resesyon riskini kabul ettiğini açıkça gösterdi.

Enflasyon ve resesyon korkularının piyasaya etkisi

Enflasyon yeni zirve yapıp Fed’in faiz patikası daha şahin bir görünüm kazandıkça ABD endekslerindeki satış daha da derinleşti. S&P 500, zirve seviyeden %20 değer kaybederek resmî olarak ayı piyasasına girdi. Faiz artışlarının satışa neden olmasının bariz bazı nedenleri bulunuyor. Bu nedenlerden ilki, değerlemeler üzerinden gerçekleşiyor. Şirketlerin gelecekte sağlayacağı nakit akışları bugüne indirgenirken daha yüksek faiz oranı daha düşük şirket değeri anlamına geliyor. İkinci neden; şirketlerin geçmişte olduğu gibi düşük maliyetle borçlanamamasından kaynaklanıyor. Şirketler, borçlarını çevirmek ya da yeni yatırımlar yapmak için artan faizler nedeniyle daha yüksek maliyetle borçlanıyor. Son olarak artan faizler hane halkının alım gücünü olumsuz etkilediği için talepteki daraltıcı etkinin şirketlerin satışlarına olumsuz yansıması bekleniyor. Özetle faizlerdeki artış, hızlı büyüme hedefleyen her şirketin planlarını altüst ediyor. Bu dönemin ne kadar süreceğini tahmin etmek oldukça zor olsa da ABD endekslerinin her ayı piyasası sonrası uzun vadede toparlandığını hatırlamak gerekiyor. Mevcut satışların bir noktada sonlanacağı beklentisiyle (belki gerilemeye başlayan enflasyon sayesinde, belki be başka nedenlerle) yeniden hisse piyasalarına ilginin artacağı günler çok uzak olmasa gerek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🐻 Yurt dışı piyasalardaki satışın nedeni ne?

Merkez bankaları, yüksek enflasyonla nasıl mücadele ediyor? Yurt dışı piyasalardaki satışın nedeni ne? Ayı piyasası ne anlama geliyor? Fed Başkanı Jerome Powell, yeni Paul Volcker olabilir mi?

01 Tem 2022

Zingat ile birlikte
Fotorğraf: Sarahbeth Maney / The New York Times

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

AI çıktılarının ötesini görebilmek: Muhakeme becerisi neden önemli?

Hiçbir lider, sadece emeği ya da çalışkanlığıyla anılmaz. Liderleri akılda tutan, aldıkları kararlardır. İyi bir lider olmak için muhakeme becerisi gerekir. Bu beceri, yapay zeka çağında hemen hemen her seviyede çalışan için önemli bir kriter hâline geliyor.

Mert Karaibrahimoğlu

·

04 Ağu 2026

AI çıktılarının ötesini görebilmek: Muhakeme becerisi neden önemli?
ParetoPareto

HİKAYE

Halka arz kuyruğunun görünmeyen sorunu: Yönetim kurulları borsaya hazır mı?

2022-2023 yıllarında peş peşe gelen tavan serileriyle popülerleşen halka arz süreçleri, 2024-25 döneminde bir sakinleme dönemine girmiş olsa da içinde bulunduğumuz yılda tekrar hız kazandı. Yılbaşından bu yana toplam 28 şirket halka arz olurken, 120’den fazla şirket ise borsaya kote olabilmek için sıra bekliyor. Peki bu şirketlerin yönetim kurulları borsaya ne kadar hazır? ICCONSULTING Yönetim Kurulu Başkanı ve DataExpert Şirket Ortağı İzzet Çağlayan Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

04 Ağu 2026

Halka arz kuyruğunun görünmeyen sorunu: Yönetim kurulları borsaya hazır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Kafe ekonomisi: Türkiye, Yunanistan’ın 14 yıl önce yaşadığını mı yaşıyor?

2009’da başlayan kriz sonrası Yunanistan’da kafe sayısının patlama göstermesini inceleyen bir bilimse makale, konaklama ve yiyecek sektöründe istihdam yüzde 87 artarken verimliliğin yüzde 41, reel ücretlerin ise yüzde 59 gerilediğin ortaya koydu. Türkiye’de de sayıları giderek artan kafe ve restoranlardaki doluluk aynı tartışmayı buraya taşıdı.

Pelin Cengiz

·

03 Ağu 2026

Kafe ekonomisi: Türkiye, Yunanistan’ın 14 yıl önce yaşadığını mı yaşıyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Teknoloji liderleri AI sonrası dünyaya nasıl hazırlanıyor?

Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.

Doğa Yurduneri

·

30 Tem 2026

Teknoloji liderleri AI sonrası dünyaya nasıl hazırlanıyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Doğa Yurduneri

·

22 Tem 2026

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?