Z kuşağı ‘içerik üreticisi’ olmak istiyor


Migros Sanal Market varken bu sıcakta poşet mi taşınırmış? Migros Sanal Market Sıcaklar bastırdı. Güneşin tene değişi hepimizin keyfine keyif katıyor. Peki ama konu market alışverişine geldiğinde durumlar nasıl? Kulağa pek de keyifli gelmiyor, doğru. Hatta; “bu sıcakta poşet mı taşınır?” diye düşünmeden de edemiyoruz. Her an yanımızda olan Migros Sanal Market ’in sıcaklarda evden çıkmamıza gönlü el vermiyor ve “sizin yerinize 40.000 çeşitten fazla ürünü soğutmalı araçlarla kapınıza kadar teslim edelim” diyor. Neden Migros Sanal Market? Dediğimiz gibi, siz hiç zahmet etmeden, dilediğiniz dondurmalar, etler, süt ve süt ürünleri, dondurulmuş ürünler; erimeden ve soğuk zincir kırılmadan kapınıza kadar geliyor. “Burada da mı?” Evet, Migros Sanal Market yazlık bölgelerde de hizmetinizde. 7/24 ve 81 ilden siparişinizi almaya, dilediğiniz zaman aralığında da teslim etmeye hazır. “Ne zaman gelir ki?” diye düşünmenize de gerek yok: Alışverişinizi planlı bir şekilde yapabilir; siparişinizi ister dilediğiniz saatte ister 45 dakika içinde teslim alabilirsiniz. “Soğanlar küçük olsun, kıymam iki kere çekilsin” derseniz dilediğiniz notu Migros Sanal Market’le paylaşarak kişiselleştirilmiş bir deneyimin keyfini sürebilirsiniz. Tıpkı markete siz gitmişsiniz gibi. Ağırlıklar olmadan güneşin tadına varmak isterseniz Migros Sanal Market sizin yerinize hazır.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Mastercard'ın Kasım 2022 tarihli, 4 bin çalışan katılımlı The creator class: How microbusiness is fueling the next wave of small business araştırmasına göre, Z kuşağının nihai hedefi "içerik üreticisi" olmak.
- İçerik üreticileri, finansal güvenlik ve özgürlükle motive olan acemi işletme sahipleri olarak tanımlanıyor.
Detaylar: Z ve Y kuşağı katılımcıların %73'ü geleneksel bir kurumsal bünyede çalışmaktansa bir yaratıcı, girişimci veya küçük işletme sahibi olmayı tercih edeceklerini söylüyor. %82'si ise ya hâlihazırda içerik üreticisi, ya da olmayı istiyor.
- İçerik üreticilerin %20'si bunu tam zamanlı bir iş olarak görürken; %53'ü tam zamanlı bir içerik üreticisi olmak için full-time işini bırakmayı düşünüyor.
- Araştırma, ayrıca içerik oluşturucuların kayda değer gelir elde edebilen bir grup işletme sahibi olduğunu gösteriyor. Şu anda içerik oluşturucuların %29'u şimdiden "mikro işletmeler" olarak değerlendirilebilir hâlde ve yaratımdan yılda 50 bin dolardan fazla kazanç elde edebiliyor.
- İçerik üreticilerin %64'ü katma değerlerini bir işletmeye dönüştürmeyi düşünürken, neredeyse hepsi gelecekte para kazanmanın daha fazla yolu olacağı konusunda hemfikir. %84'ü, önümüzdeki 3 yıl içinde bir içerik üretici olarak makul bir gelir elde etmeleri için daha fazla platform geliştirileceğine inanıyor.
Öte yandan: Üreticilerin %89'u her daim yeni bir şey üretmenin sürekli baskının ortasında, yaratmayı diğer taahhütlerle dengelemekte zorlanıyor. %86'sı, içerikleri üzerinde kontrol sahibi hissetmediklerini belirtiyor, %83'ü finansal tarafta zorluklar yaşadığını paylaşıyor.
Yorumlar: Marketing Türkiye'den Gizem Yıldız'ın haberine göre, Accessland Kurucusu Nihal Temur Ocak, “Bu durum, belirli bir konuda bilgi birikimine sahip kimseleri bildiklerini anlatmaya ve bu şekilde kendi dijital içerik markalarını oluşturmaya teşvik ediyor. Platformlar da gig ekonomisi çatısı altında sayılabilecek içerik üreticiliğini destekleyen gelir modelleri geliştiriyor. ABD’de her 4 içerik üreticisinden birinin yıllık 50 bin dolar kazanç elde etmeyi başararak mikro işletme eşiğini aştığı biliniyor. İçerik üreticiliği yadsınamayacak bir iş kolu ve sektör” açıklamasında bulunuyor.
- Statista'dan J. Clement'in Nisan 2023 tarihli raporuna göre, 2026’ya kadar dijital medya ve içerik pazarının %13 civarında büyüyeceği öngörülüyor. Abonelik harcamalarının da hesaba katıldığı senaryoda, medya ve dijital içerikler için yapılacak tüketici harcamaları 1,36 trilyon dolarlık bir ekonomi oluşturacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dijital avroda son gelişmeler, Z kuşağının meslek tercihi
10 Tem 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



