Z kuşağının yemekle karmaşık ilişkisi

Yemek tutkunu bir nesil olarak kabul edilen Z kuşağının tercihlerine yönelik Ketchum'un yaptığı araştırma “Z kuşağının yiyecekle ilişkilerinin karanlık yanı" olarak adlandırdığı veriyi ortaya koydu. Z kuşağı tüketicilerin %61'inin kimliklerini ve inançlarını aktarabilmek için belirli kurallar çerçevesinde yemek yemeleri gerektiğine inandığını ve bunun da bu neslin bireyleri arasında endişe yarattığını belirtti.
- Neden? Ketchum bu "gerçekçi olmayan baskıların" Z kuşağının inançları ve davranışları arasında boşluk yarattığını söyledi. Ezici bir çoğunluk sürdürülebilirlik, hayvan refahı ve LGBTQ haklarının gıda satın alırken önemli faktörler ancak bunların sanıldığı kadar etkili satın alma etkenleri olmadığını söylüyor. Tat, değer ve satın alınabilirlik gibi öncelikler toplumsal sorunların gölgesinde kalıyor.
- Neden önemli? Z kuşağı tüketicileri gıda harcamalarının büyük kısmından sorumlu hâle geldikçe daha fazla gıda şirketi bu demografik grubun ihtiyaç ve arzularını karşılayan ürünler sunmaya başladı. Toplam ABD tüketicilerinin yaklaşık %40'ını oluşturan ve 1997 ile 2012 yılları arasında doğan Z kuşağı tüketicilerinin 143 milyar dolarlık bir satın alma gücü söz konusu.
- Detaylar: Araştırmaya göre Z kuşağının %63'ü diğer tüm nesillere kıyasla dünyayı değiştirme konusunda daha fazla baskı hissediyor. Yiyecek seçimlerinin sağlıklarına, değerlerine ve politik inançlarına işaret etmesi gerektiğine dair görüşleri önce nesillerden çok daha baskın. Ketchum, katılımcıların %68'inin ebeveynlerinden farklı yemek pişirdiğini ve haftalık atıştırmalıkları tek bir öğünde yemek gibi farklı yeme alışkanlıklarına sahip olduklarını belirtti. Z kuşağının çoğu kendilerini mutlu, rahat, sağlıklı ve özgüvenli kılmak için yemek istiyor. Beslenme konusunda ilham almak için sosyal medyaya başvuruyorlar.
- Ne dediler? Ketchum'un Gıda Danışmanlığı Başkanı Melissa Kinch yaptığı açıklamada, "Bu nesil erken çocukluktan beri gıdanın siyasallaştığına tanık oldu. Onlara gıda ürünleri tercihlerinin değerlerle ilgili olduğu öğretildi. Tükenmiş durumdalar ve önceki kuşaklardan çok farklı davranıyorlar. Dikkat edilmesi gereken husus savunduklarıyla paralarını nasıl harcadıkları arasındaki fark. Gıda şirketleri ve markalar Z kuşağıyla başarılı bir şekilde bağlantı kurmak istiyorsa bulmayı arzuladıkları ‘erdem’ etkisini dikkate almalı ve ürünlerinin ‘refah’ getirebileceğini göstermek için Z kuşağının istikrar arayışından yararlanmalı," dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Ezine peynirine AB'den coğrafi işaret yolda mı? Z kuşağının yemek tercihlerindeki etkenler neler? İtalya'da mavi yengeç istilası sadece deniz ekosistemini mi tehdit ediyor?
30 Ağu 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.




