🍽 ZEYNEP ÇIPA

Podcast serimizin dokuzuncu konuğuyla tanış: içerik üreticisi Zeynep Çıpa.
🍽 ZEYNEP ÇIPA

17 Mayıs - Etat Pur - ANGST
Etat Pur ile birlikte

Doğanın gücü cildinizde: Etat Pur Pure Active Resveratrol %1,5 Resveratrol, belirli bitkilerde ve kırmızı şarapta çoğunlukta asma üzüm yaprağının özünde bulunan güçlü antioksidan özelliklere sahip polifenol bileşiğidir ve doğal antioksidan maddelerin en önemlilerinden biridir. Bu etkin bileşik, Etat Pur markasının Pure Active Resveratrol %1,5 ürününde karşımıza çıkarken; güçlü antioksidan etkisiyle derin kırışıklık görünümünün azalmasına yardımcı oluyor ve su bazlı oluşuyla diğer yağ bazlı Resveratrol ürünleri arasında öne çıkıyor. Nedir? Etat Pur Pure Active Resveratrol %1,5; Cildi yaşlanma sürecinden sorumlu serbest radikallerden korurken cildi yeniden yapılandırmaya yardımcı olur, hücre ömrünü uzatır. Ciltteki kırışıklıkların görünümünün azalmasına yardımcı olur. Cilde gün boyu nem desteği sağlar. %75 daha parlak bir cilt görünümü sağlar*. %70 daha eşit ve pürüzsüz bir cilt görünümü sağlar*. *Sonuçlar 7 gün boyunca 20 gönüllüyle gerçekleştirilen kullanım testinin ardından elde edilmiştir. Nasıl kullanılır? 8 hafta boyunca 4 damla şeklinde, kuru ve temizlenmiş cilt üzerine, akşam nemlendirici kremden önce kullanılması öneriliyor. Doğadan aldığı ilhamı deneyimle buluşturan Etat Pur markasının Etat Pur Pure Active Resveratrol %1,5 ürününü buradan inceleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Zeynep, yüz yüze tanışamadan bir süre ortak arkadaşlarımdan ismini duyduğum, onlar üzerinden selamlaşarak haberleştiğim, akabinde Kadıköy sokaklarında tanışıp Elifnaz'dan Sargı Donation'ı öğrendikten sonra yüz yüze oturup ANGST İnsanları bahanesiyle programlarımızı sonunda çakıştırabildiğimiz bir isim. İyi ki.

Tanışıklığımızdan öte, gelelim bugünkü muhabbetin başladığı yere: Ben yemek yapmayı bilmiyorum. Bir pratiğim veya eğilmeyi isteğim bir alan şimdilik değil — sınıfsaldır. Zeynep'in içerikleri de hayatıma bu noktada dâhil oluyor: ortak arkadaşlarım bir yana, onu ürettiği Reels videolarından da tanıyorum. Estetik açıdan beni tatmin eden editing'leri olan, "Ben de malzemeleri alıp denesem, sonra böyle Zeynep gibi gülerek yesem mi?" dedirten videolardan bahsediyorum.

Zeynep, yaptığı havuç püresiyle


Bu açıdan bakınca ilk konumuz sosyal medyada yayımlamak üzere içerik üreticiliğinin kişiyi ANGST ettiren özellikleri. Ortaya bir üretim koyarken — bu tarif vermek de olabilir — sevip sevmeyeceğini düşünmek de bir anksiyete sebebi olabiliyor gayet:

İnsanların kafasında bir Zeynep vizyonu var. Kim seni tanıyor, kim seni tanımıyor mesela? Evet, belli bir takipçim var; dolayısıyla yüz bin küsür insanın kafasında bir Zeynep imajı var. (...) Ama şunu fark ettiğim an rahatladım: Ben zaten hiçbir zaman insanların kafasında yarattığı Zeynep'le örtüşmeyeceğim.

ANGST edenleri paylaşmanın iyileştirici bir yanı olup olmadığından bahsedip duruyoruz. Konu elbette yine bu yöntemlere geliyor — Zeynep'in bu üretim yolunda ilhamı, sevdiği şeyi yapmaya devam ederken insanı teşvik ettiğini görmek oluyor. Bu etkileşim de onun için bir beslenme şekli. Peki, o hâlde soruyorum, bu sosyal medya akışlarımız arasında kendine ayırdığı zamanı nasıl dengeliyor?

Oradan uzak durmam gerektiğini anladığım an kendime zaman tanıyorum. Bu işi yüzde yüz istikrarlı ve sürekli orada olarak yapmak çok büyük bir efor istiyor. O istikrarı düzenli ve dengeli olarak sağlamaya çalışıyorum şu anda. Sırf iyiyi göstermekle de alakalı değil: Bazen sadece kendi kendime kalmak istiyorum ve orada yapay olarak bir şey paylaşmak istemiyorum. O zaman karşıya o doğallığın da geçtiğini düşünüyorum.

Anyone Can Cook Atölyesinden bir fotoğraf: Bazlama, azmak ve narenciye


Hadi, diyelim ki sosyal medyanın durmadan yeniden üretmeye teşvik ettiği tüketim alışkanlıklarını kendi içimizde dengeledik. Peki platformunu sosyal refah bağlamında nasıl kullanabilir insan? Böylece haberleri takip ederken gelen "İzlemek yetmiyor, ne yapabiliriz?" sorusu üstüne çıkan Sargı Donation'ı konuşmaya geliyor sıra

Sargı Donation, temmuzun başında Ege kıyılarında çıkan yangınların sebep olduğu maddi ve manevi zarara kayıtsız kalamayan 5 insanla oluştu: ben, Altın Tatlı, Birce Kirkova, Zeynep Çıpa ve Cem Özbek. Bu konuyu dert eden insanlar olarak organik olarak bir araya geldik ve "Bir şeyler yapmalıyız," diyerek yola çıktık. Amacımız herkesin eğlenip vakit geçirebileceği, tam gün sürecek bir etkinlik hazırlayıp elde ettiğimiz tüm geliri bağışlamaktı. (...) Ayrıcalıklarının farkında bir kesim olarak bu gerçeğe dikkat çekmek ve doğru bir akış sağlayabilmek için bir alan yaratmış olduk. İlk etkinliğimizi 3 günde imece usülü hazırladık — ben ve Altın poster yaparken Zeynep yemek yapıyordu. Cem host'umuz oldu, Birce sanatçılarla ilgileniyordu mesela.

— Elifnaz Öngören

Sargı Donation'ın etkinliğinden


Bahar ayları, beden farkındalığı ve eğlenceli beslenme ayları: Zeynep, biz kaydı mart ayında alırken bir retreat planlıyordu — şimdi etkinlik tamamlanmış olsa da geçtiğimiz ay Akyaka Retreats'le planlanıp gerçekleşen atölyelerin planlanma süreçlerini konuşuyoruz. "Bir iş oluyorsa bir anda oluyor," motivasyonuyla şekillenen iş birliğinin sosyal medyada yemek paylaşımı yaparken özbakım ve mevsimsellikle kesiştiği yerlere değiniyoruz.

Zeynep, Aposto! Radyo stüdyosunda, Alara'yla konuşuyor


Bugün sosyal medyayı bir işe çevirmek, mevsimsel beslenmek, bedenimizin farkında olmak, diyet kültürü, özbakım, sosyal refah girişimi Sargı Donation ve üretimlerin kişiyi yansıtması üzerine konuşuyoruz — benim her zamanki gibi Zeynep'e sorularım var:

🍽 Zeynep'i ANGST edenler ne?
🍽 Sosyal medyayı bir iş hâline getirirken dengeyi nasıl koruyorsun?
🍽 İçerik kürasyonu kurulurken tüketim toplumunun baskısından nasıl uzaklaşabiliriz? Influencer kültüründeki tüketimle arana nasıl bir mesafe koyuyorsun?
🍽 Sargı Donation'ın verdiği güven bu süreçleri yürütürken sana nasıl bir ilham sağlıyor?
🍽 Zeynep neye #HakkımVar diyor?

"Biz en iyisi bir özneye soralım," diyerek çıktığımız bu yolculuğun tam ortasından, Zeynep'le tüketim çılgınlığına kapılmadan "Ne yiyorsan ye, eğlenerek de!" diyerek içerik üretmenin ilhamıyla muhabbete katıl.

Yeni bölümü dinle

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🎙🍽 ANGST İNSANLARI 09: ZEYNEP ÇIPA

Podcast serimizin dokuzuncu konuğuyla tanış: içerik üreticisi Zeynep Çıpa.

17 May 2022

Etat Pur ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Ayça Örer

·

13 Eyl 2026

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?
AngstAngst

HİKAYE

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Metin V. Bayrak

·

13 Eyl 2026

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?
AngstAngst

HİKAYE

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Pelin Cengiz

·

09 Eyl 2026

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor
AngstAngst

HİKAYE

Bugünün konforu, yarının ızdırabı: Beş dakikada çözülebilecek konuları konuşmayı neden erteliyoruz?

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Cem Arıdağ

·

06 Eyl 2026

Bugünün konforu, yarının ızdırabı: Beş dakikada çözülebilecek konuları konuşmayı neden erteliyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük: Kadınlar neden daha geç ve yanlış teşhis alıyor?

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.

Ayça Örer

·

06 Eyl 2026

Ölümcül körlük: Kadınlar neden daha geç ve yanlış teşhis alıyor?