

Dünya Hamburger Günü’nü Tıkla Gelsin ®’le kutlamaya bugün de devam ediyoruz çünkü Whopper® aşktır Burger King® ve daha pek çok ağız sulandıran markanın adresi Tıkla Gelsin ® , bu yılki Dünya Hamburger Günü kutlamalarına ikonik lezzet Whopper® ’la lezzet katıyor. Biricik aşkımız Whopper® , ilk kez satışa sunulduğu 1957 yılından beri adeta bir hamburger efsanesi. Seveni çok, aşkı türlü türlü Whopper, 7’den 70’e herkesin kalbini çalmaya devam ediyor. Tam 65 yıldır doya doya yaşadığımız Whopper ® aşkı, hâlâ tüm lezzetseverlerin vazgeçilmezi! Dahası: Birbirinden enfes yeni burgerler sunarak gönlümüzü fetheden Burger King®, lezzet ailesine yeni eklediği Plant-Based Whopper® ve King Beef Burger® ile bu yıl da Dünya Hamburger Günü’ne iddialı giriyor. Lezzetini alevde ızgara ateşinden alan, doyurucu sebze proteininden üretilen Plant-Based Whopper® , bitkisel beslenmeyi tercih edenlere de Whopper® efsanesini deneyimleme imkânı sunuyor. Sen de Whopper®’ın adresinden bir Whopper® menü sipariş ederek Dünya Hamburger Günü’nü layıkıyla kutlayabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Portre’nin bu haftaki konuğu: Zilberman Gallery. 2008 yılında İstiklâl Caddesi’nde, Art Nouveau mimarisinin en akılda kalıcı örneklerinden biri olan Mısır Apartmanı’nda kapılarını açan Zilberman Gallery, dünyayı anlamlandıran serüvenine 2016’da Berlin’i de dâhil ederek devam ediyor. Sanatçı sohbetleri, konferanslar, kitap tanıtımları ve daha nice etkinlikle sanatseverleri buluşturan galeri, pek çok uluslararası sanat fuarında yer aldığı gibi bu yıl CI Bloom’da da izleyicileriyle bir araya geldi. Biz de bu satırlarda Zilberman Gallery’nin program yöneticisi Naz Kocadere ile buluştuk.
1. Baharı sanatla Haliç kıyısında karşıladık. CI Bloom sizin için nasıl geçti?
CI Bloom, Zilberman’ın hareketli sergi programına dolu dolu bir tempo kattı. Ziyaretçileri, yeni üretimlerin yanı sıra sergileme biçimleriyle farklılaşan bir sunumla karşıladık. Sergi alanımızda Omar Barquet, Alpin Arda Bağcık, Azade Köker, Fatoş İrwen, Burçak Bingöl, Antonio Cosentino, Memed Erdener, Zeynep Kayan, Isaac Chong Wai ve Sim Chi Yin’in yapıtlarından oluşan bir seçkiyle katıldık. Detaylandırmak gerekirse, Barquet'in kolaj ve tuval yapıtları, Bağcık'ın yağlı boya resimleri, Köker'in yeni heykel ve kolaj eserleri, İrwen'in kağıt işlerinin yanı sıra kurgu-fotoğraf yapıtları, Bingöl'ün yeni seramik yapıtı, Cosentino'nun edebiyattan esinle ürettiği eserler, Memed'in yeni dokuzlu resmi, Kayan'ın fotoğrafı ve yerleştirmesi, Isaac Chong Wai’nin İstanbul’da ilk kez sergilenecek çizimleri ve Sim Chi Yin’in çok katmanlı, şiirsel fotoğrafları gösterildi.
2. Ay boyunca tüm konuklarımıza sormayı planlıyoruz: CI Bloom'a katılan galeri ve sanatçılardan kalbinizi çalan eserler hangileri oldu?
CI Bloom’a katılan galerilerden, Zilberman ekibinde iz bırakan sunumlar arasında; Art Sümer booth’undaki Cansu Çakar, Deniz Aktaş ve Gözde İlkin’in yapıtları, Anna Laudel Galeri booth’undaki Ekin Su Koç’un resimleri, Galerist booth’undaki Ayça Telgeren, Yusuf Sevinçli ve Merve İşeri, PiArtworks booth’undaki Nancy Atakan ve İz Öztat işleri, ÖktemAykut booth’undaki Toygun Özdemir ve Gökçen Cabadan’ın resimleri, Dirimart booth’unda Nuri Bilge Ceylan, Komet ve İnci Eviner’in yapıtları, Sanatorium booth’unda Gülşah Mursaloğlu’nun yerleştirmesi yer alıyor.
3. Zilberman Gallery’de bizi bekleyen yeni heyecanlar, yeni gelişmeler var mı?
Geçtiğimiz haftalarda açılan kişisel serginin yanı sıra bir grup sergisi galerimizin iki ayrı mekânında ziyarete açık. Piyalepaşa’da yer alan yeni mekânımız Zilberman Selected’de Isaac Chong Wai’nin If we keep crying, we will go blind (Ağlamaya devam edersek, kör olacağız) sergisi bir performans eşliğinde ziyarete açıldı. Serginin katalog lansmanıyla eş zamanlı olarak sanatçının katılımıyla bir kapanış performansı düzenlenecek.
Küratörlüğünü üstlendiğim Uçuruma Yerleşmek grup sergisinde, Isaac Chong Wai, Sandra del Pilar, Memed Erdener, Erkan Özgen, Yaşam Şaşmazer, Neriman Polat, Cengiz Tekin, ve İsmail Yılmaz’ın yapıtları Mısır Apartmanı'ndaki ana galeri mekânında izlenebiliyor.
Ayrıca, bu sene 11. edisyonunu düzenlediğimiz ve açık çağrı sonucunda düzenlenen Genç Yeni Farklı sergisini 6 Temmuz–13 Ağustos tarihleri arasında Mısır Apartmanı'nda gerçekleştireceğiz.
Zilberman’ın sanatçıları ve farklı disiplinlerden konukları buluşturduğu podcast serisi Podium’un ikinci sezonunun sonuna yaklaşıyoruz. Önümüzdeki sezonda YouTube kanalı üzerinden geliştirdiğimiz sürpriz içeriklerle yer alacağız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Mayısın son pazarından herkese merhaba. Bu hafta şehirde; lezzete karıştıran Extra Gastronomy Food Market, ilk defa Upcycle İstanbul Art&Design Festival ve Canozan konseri var. Rehber'de ise İstanbul'un pazarları.
29 May 2022

YAZARLAR

Naz Eraslan
Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.




