15 yılın ardından taze heyecan

Efsane Euro 2008 hikâyesinin ardından A Millî Futbol Takımının yeni bir hikâye yazması bekleniyor. Peki geçtiğimiz 15 yılda neler yaşandı?
15 yılın ardından taze heyecan

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Euro 2008 efsanesi

Avusturya ve İsviçre’nin ev sahipliği yaptığı 2008 Avrupa Şampiyonası Milli Takım için eşsiz bir hikâyeye dönüşmüştü. A millîler, 4. torbadan kuralara katılmış ve Portekiz, ev sahibi İsviçre ve o dönemin güçlü ekibi Çek Cumhuriyeti’nin bulunduğu A grubuna düşmüştü. 

Turnuvaya Portekiz’e 2-0 yenilerek başlayan ekip, daha sonra “geri dönüşün kralları” ismini kazanmasına sebep olan İsviçre ve Çek Cumhuriyeti maçlarını da geriye düşüp kazanarak gruptan çıkmıştı. 

Hikâye çok boyutluydu. Sakatlıklar, kaleci Volkan Demirel’in kırmızısı, genç Arda Turan’ın azmi, Nihat Kahveci’nin kaptanlığı, Semih Şentürk’ün kulübeden gelip ateşlediği fitil ve beyaz gömlekli Fatih Terim gibi birçok birbirinden önemli karakterin oluşturduğu unutulmaz bir turnuvaydı.

Türkiye çeyrek finallerde yine bir geri dönüş hikâyesi yazarak Hırvatistan’ı penaltılarda yendikten sonra, as kadrosunun yarısından fazlasının olmadığı, büyük sakatlık ve kart problemleriyle güçlü Almanya ile yarı finalde karşılaşmıştı. Yine de büyük bir mücadele örneği göstererek Almanya’ya son dakikalarda yenilen golle 3-2 mağlup olmuştu. Euro 2008 hikâyesi yakın tarihte bir efsane olarak hâla yerini koruyor. 

2012 ve olaylı 2016

Bu büyük başarının ardından Millî Takım bir sonraki turnuvaya katılamadı. 2012’de grup ikincisi olarak Play-Off oynamaya hak kazanan Millîler, bu aşamada Hırvatistan’a toplamda 3-0 yenilerek gruplara kalmadan elendi. 

2016 ise her yönüyle Türkiye açısından yıkıcı bir niteliğe sahipti. Fransa’nın ev sahipliği yaptığı turnuvada Türkiye, değişen kurallarla birlikte en iyi üçüncü olarak katılım gösterdi. Selçuk İnan’ın İzlanda’ya son dakikalarda attığı ikonik frikik golü, belki de o döneme dair hatırlanan tek en iyi şey olacaktı. 

Prim krizi ve kaos

Millî Takım Hırvatistan, İspanya ve Çekya’nın olduğu B grubunun ilk iki maçından kötü bir futbol oynayarak yenilgiyle ayrıldı. Daha sonra Çekya galibiyetiyle birlikte gruptan çıkma şansını korusa da, daha sonraki sonuçların ardından turnuvaya veda etmek zorunda kaldı. 

Ancak bu dönem mağlubiyetlerin de ötesinde bildiğimiz Millî Takım’ın sonuydu. Daha sonra ortaya çıkan haberler takımda bir prim krizinin yaşandığını aktarıyordu. Konuya dair basında birçok iddia çıkmıştı. O dönemde takımın liderleri olan Burak Yılmaz ve Arda Turan bir tarafta, teknik direktör Fatih Terim diğer tarafta kalmıştı. Taraflar arasında bir gerginliğin çıktığı aşikârdı ancak kamuoyu konuyu bütünüyle öğrenemedi. Prim skandalı ve sportif başarısızlık Milli Takım’ın o dönemki büyük jenerasyonunun da bittiğinin göstergesiydi. 

Hayaller, hayatlar: 2020

Dünyadan 11 şehrin ev sahipliği yaptığı 2020 Avrupa Şampiyonası, COVID-19 sebebiyle 1 yıl ertelemeli gerçekleşti. Harika bir eleme dönemi geçiren Millî Takım yeni isimler ve yeni bir kimlikle sahadaydı. Eleme gruplarında son dünya şampiyonu Fransa’dan 1 galibiyet 1 beraberlik alan Millî Takım, büyük bir beklentiyle Euro 2020’ye direkt katılım göstermişti. Uluslararası basın tarafından turnuvanın gizli favorileri arasında sayılıyordu.

Grup aşamasında ilk maçını ev sahibi İtalya ile oynayan Millî Takım turnuvaya oldukça kötü bir başlangıç yaptı ve devamında da hiç maç kazanamadı. Üstelik turnuva boyunca yalnızca 1 gol bulabildi. Müthiş başlayan bir hikâye tam olarak bir yıkımla sonuçlanmıştı. Bu sonuçla beraber Millî Takım bir anlayış değişlikliğine gitmeyi tercih etti.  

Özlenen Milli Takıma doğru: 2024

Almanya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2024 Avrupa Şampiyonası, Millî Takıma dair heyecanları yeniden arttırdı. Yeni teknik direktör Stefan Kuntz öncülüğünde başlayan elemeler Millî Takım için iyi başlasa da oynanan oyun ve daha sonraki süreçte basit puan kayıpları, ümitsizliğin artmasına sebep olmuştu. Özellikle kritik Hırvatistan maçına dair umutlar giderek sönüyordu. 

Geçtiğimiz haftalarda teknik direktör Vincenzo Montella’nın göreve gelmesiyle başlayan yeni süreç, Millî Takım’a olan ilginin yeniden yükselmesiyle devam ediyor. Önce Hırvatistan’dan iyi oyunla alınan galibiyet ve daha sonra Letonya zaferi Millî Takım’da yeni bir hikâyenin başladığını gösteriyor. Montella ve takım arasındaki kimya özlenen Millî Takım’a dair oldukça gerçekçi izler taşıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?