1987’den beri mahallenin parçası: Murat Kırtasiye

Yeldeğirmeni'nin sessiz sakin sokağında yokuş yukarı yürürken sağ, yokuş aşağı yürürken solunda kalıyor Murat Kırtasiye. Tabelada ismi yazmıyor. Defalarca düştü, “mahalleli nasılsa bizi biliyor” diye geri asılmamış. Önünde gülüşmeler, içinde çeşit çeşit kalem ve defter varsa kendini hoş bir sohbete hazırlayabilirsin.
1987’den beri mahallenin parçası: Murat Kırtasiye

18 Eylül - Koç Holding x İstanbul Bienali - Soli
Koç Holding x İstanbul Bienali ile birlikte

Koç Holding , tüm sanatseverleri Bienal ’e davet ediyor İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve 2007 yılından bu yana sponsorluğunu Koç Holding ’in üstlendiği İstanbul Bienali , 17’nci edisyonuyla başladı. Bir yıl ertelenmesi ve pandemi koşulları altında düzenlenmesi nedeniyle; ölçeği, yöntemi ve hedefleri açısından bizi farklı bir deneyimle karşılayacak olan Bienal’i 20 Kasım’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edebilirsin. Nerelerde? 17. İstanbul Bienali, bu yıl aralarında kitapçılar, sahaflar, hastaneler, huzurevleri, kafeler, metro durakları ve Açık Radyo'nun da bulunduğu şehrin pek çok farklı noktasında konumlanıyor . Dahası: Vehbi Koç Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren kültür kurumlarından Topluluk şirketlerinin bu alanda yürüttüğü çalışmalara kadar kültür sanata desteğini hız kesmeden sürdüren Koç Holding , İstanbul Bienali sponsorluğunu 2036 yılına kadar uzatmış olmanın mutluluğunu paylaşıyor. Koç Holding’in bu yıl Bienal’i karşıladığı, “Sanatla Değiş, Dünyayı Dönüştür” söylemini sahiplenerek sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücüne dikkat çeken filmini buradan izleyebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Çocukluktan beri içinde kaybolmak için yaratılmış kırtasiyeler. Saatlerce “Hangisini alsam?” heyecanıyla etraftaki müsvedde kâğıtları boyarsın, senden önce gelenlerin izine kendininkini de ekler sonraki için kâğıdın üzerine boş bir alan bırakırsın. Empati de sanat da karasızlığın karşısında sabırla bekleyen, hâlden anlayan samimiyet de buradadır. Bugün aramayı bile hatırlayamadığımız duygularla karşılıyor bizi Yeldeğirmeni’nin en eskilerinden Murat Kırtasiye. 

Kırtasiyenin mahalleyle ilişkisi nasıl?

Mahalleli buradan neye ihtiyacı varsa alabilir, yanında parasının olup olmaması mühim değil. Kurduğumuz bu ilişkinin temeli de birbirimize karşı duyduğumuz güven ve dostluk bağına dayanıyor. 

Bu sağlam ilişkinin yanı sıra kırtasiye işletmek on sene önce emekli olunur olunmaz hemen hemen herkesin yapmak istediği bir meslekti. Öyle ki bir mahallede yirmiye yakın kırtasiye olurdu şimdilerdeyse mahalle başına bir tane düşüyor, o da anca. Benim iki tane oğlum var, ikisi de bu mesleği devam ettirsin istemem. Maalesef artık modern olarak değerlendirilmiyor, herkesin sırt çevirdiği bir meslek hâline geldi, dolayısıyla da tutunması çok zor.

Bu sektör ayakta kalsın isteniyorsa insanlar alışveriş yaparken birbirine saygı göstermeli ve güvenmeli ama şu an maalesef müşteriyle esnaf ilişkisi sadece para temelli. Samimi olmadığın bir ortamda da rahat rahat alışveriş yapamazsın. Şimdi kimsenin markete gidip “1 lira eksik kaldı yarın getirsem olur mu?” diye sorabileceğini sanmıyorum.  Ama o samimiyet hâlâ bizde ve bizim gibi yaşayan esnaflarda devam ediyor. 

Serkan Abi ve Murat Kırtasiye

Fotoğraf: Deniz Sabuncu


Mahalle de eskiyle yeni arasında nasıl bir dönüşüm var?

Biz Yeldeğirmeni’nde doğduk. Kırtasiyeyi de 1987 yılında abimle birlikte açtık. O zamandan beri de hem mahalleli hem de işletmeciyiz. 

Eskiden mahalle çok kültürlüydü. Her dinden ve dilden insan yaşardı. Şimdilerde onlar için "kaçtı" deniyor ama aslında kaçmadılar, burayı terk ettiler. Onlar gidince de doku değişti tabii. Ben Rumların olduğu bir binada doğdum mesela. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Günün her saatini birlikte keyif alarak geçirirdik. Artık ne o insanlar ne de o eski samimiyet var. 

Eskiden dükkân önünden geçerken selam vermekten satış yapamazdık şimdiyse günde 5’i geçmiyor “merhaba”larımız.

Paranın çok geçtiği bir yer oldu burası. Mahallede kurulan ilişkiler genellikle alışveriş üzerinden yürüyor. Kafeler çoğaldı, mahallede kapladıkları alan genişledi. Eskiden çocukların özgürce oynayabildikleri sokaklar şimdi bir şey almadan oturamayacağın mekânlarla dönüştü. Zamanla insanların uzun süreli vakit geçirdiği bir mahalleden çok kısa sürekli ziyaretler için tercih edilen bir uğrak noktası hâline geldi ve ilişkiler yüzeyselleşti. Örneğin; bizim zamanımızda bir cenaze olduğunda on beş gün o sokaktan çıt çıkmazdı, top oynanmaz, müzik çalınmazdı. Hatta aksine o eve durmadan yemek taşınırdı, ihtiyaçları sorulur ve asla yalnız bırakılmazdı. Şimdilerde aynı evin içinde bile acıya saygı duyulmuyor. Çünkü insanlar birbirini tanımıyor ve tanımak için de çaba harcamayı tercih etmiyor. 

Yine de tüm güzellikleri kendinde gizli Yeldeğirmeni’nin. Almak istediğin bir şey varsa alabiliyorsun. Azimle sabretmen, mahalleye uyumlanmak için zaman tanıman gerekiyor hepsi bu. İnsanlığın tüm bu vurdumduymazlığına rağmen en hakiki en içten mahallelerden biri hâlâ Yeldeğirmeni.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

🗺 Soli 17. İstanbul Bienali'nde: Yeldeğirmeni

17. İstanbul Bienali’nin yayıldığı 6 mahalle: Balat, Çemberlitaş, Sıraselviler, Tophane, Yeldeğirmeni ve Zeytinburnu’nda yaşadığımız şehirde bir gezginmişçesine geziniyoruz bu defa. Bugün rotamızda: Yeldeğirmeni.

13 Eyl 2022

🗺 Soli 17. İstanbul Bienali'nde: Yeldeğirmeni

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

Her şey dahil planlama: Spontane seyahat devri bitti mi?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

16 Ağu 2026

Her şey dahil planlama: Spontane seyahat devri bitti mi?
SoliSoli

HİKAYE

Avrupa adalarında roadtrip: Manzara eşliğinde stresten uzak sürüş rotaları

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Deniz Aytekin

·

09 Ağu 2026

Avrupa adalarında roadtrip: Manzara eşliğinde stresten uzak sürüş rotaları
SoliSoli

HİKAYE

Kadehlerin izinde Zürih: Dada'nın şehrinde barlar, biralar ve tesadüfler

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.

Talha Ö.

·

09 Ağu 2026

Kadehlerin izinde Zürih: Dada'nın şehrinde barlar, biralar ve tesadüfler
SoliSoli

HİKAYE

Vancouver'ın çok renkli duyusal haritası: Kuzgunlar, gölgeler, mitler ve kocaman bir gökyüzü

Vancouver kültürel açıdan çok yeni bir şehir fakat ağaçların tarihini düşününce ya da Hot Springs Cove’u keşfedince kültürünün çok daha eski ve doğasının her şeyin üstünde olduğu ortaya çıkıyor. İlk halkların mitlerini az da olsa takip etmek orada insana doğanın kadim bilgisinin rehber olabileceğini gösteriyor.

Nis Tuğba Çelik

·

02 Ağu 2026

Vancouver'ın çok renkli duyusal haritası: Kuzgunlar, gölgeler, mitler ve kocaman bir gökyüzü
SoliSoli

HİKAYE

Göçlerle taşınan melodiler: Kaş Caz Festivali'nin hikayesini direktörü Serdar Karatepe anlatıyor

Türkiye'nin belki de en sevilen tatil destinasyonu Kaş, bu yıl 28-30 Ağustos'ta sekizinci kez Kaş Caz Festivali'ne ev sahipliği yapıyor. Odağına cazın evrensel dili üzerinden aidiyet, yolculuk, kültürel etkileşim ve ortak hafıza kavramlarını alan festivalin hikayesini ve Kaş'ta oluşan festival kültürünü festival direktörü Serdar Karatepe'den dinledik.

Deniz Aytekin

·

30 Tem 2026

Göçlerle taşınan melodiler: Kaş Caz Festivali'nin hikayesini direktörü Serdar Karatepe anlatıyor