2023’te yolunu gözlediğimiz filmler

Henüz izleyemediklerimizden bir keşif listesi.
2023’te yolunu gözlediğimiz filmler

4 Kasım - Güzel Kelimeler Dükkânı - Duende
Güzel Kelimeler Dükkânı ile birlikte

Yeni markalar, yeni ürünler, yeni hikâyeler: Güzel Kelimeler Dükkânı

Ortaya çıktığı 2015 yılından bu yana en güzel kelimelerle bizi mest eden Lûgat365 , 2018’den beri hislerimize tercüman olan Hisli Şeyler ve çok daha fazlası Güzel Kelimeler Dükkânı 'nda seni bekliyor sevgili Duende okuru. Neler var? Kendi…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Türkiye’deki sinema salonlarında, festivallerde ya da dijitalde henüz izleyiciyle buluşamayan birçok 2022 yapımı var. 2023’de yollarını gözlüyoruz…

  • All the Beauty and the Bloodshed (Yön: Laura Poitras): Yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan bir ailenin sanat alanında kurduğu hegemonyaya karşı gelen bir sanatçı ve bir grup aktivist üzerine.
  • Babylon (Yön: Damien Chazelle): Erken dönem Hollywood’unun dizginlenemeyen, hırs ve aşırılıkla sarılı dünyasında yükselişler ve düşüşler üzerine.
  • Empire of Light (Yön: Sam Mendes): 1980’lerin başında, İngiltere sahillerindeki bir ada ve sinemasında, insan ilişkilerinin gücünün keşfi üzerine.
  • Living (Yön: Oliver Hermanus): 1950’lerin Londra’sında ölümcül bir hastalıkla teşhis edilen bir memurun hayatı deneyimleme kararı üzerine.
  • Return to Seoul (Yön: Davy Chou): Biyolojik ailesinin izini sürmeye karar vererek doğduğu Güney Kore’ye dönen bir genç kadının şaşırtıcı yolculuğu üzerine.
  • Saint Omer (Yön: Alice Diop): Medea mitinden yola çıktığı yeni romanına malzeme toplamak için takip ettiği dava sırasında kendi yaşamını sorgulamaya başlayan bir yazar üzerine.
  • The Son (Yön: Florian Zeller): Ergenlik çağındaki oğulları ve problemleriyle çıkagelen eski eşi nedeniyle yeni hayatı darmadağın olan bir adam üzerine.
  • TÁR (Yön: Todd Field): Batı klasik müziğinin uluslararası dünyasında, karizmatik, hırslı ve yetenekli şef Lydia Tár üzerine…
  • Women Talking (Yön: Sarah Polley): Tecrit edilmiş bir dini cemaatin, acımasız gerçekler ve inançları arasında kalan kadınları üzerine.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎞️ 2022'nin öne çıkanları: A'dan Z'ye, her yerde, aynı anda

2022'nin öne çıkanları serisinin üçüncü sayısında; A'dan Z'ye 2022 sineması, Everything Everywhere All at Once üzerine bir sohbet, yolunu gözlediğimiz filmler ve Duende'nin seçimiyle yılın öne çıkanları.

23 Ara 2022

Tasarım: Studio These Days

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar