

Yeni markalar, yeni ürünler, yeni hikâyeler: Güzel Kelimeler Dükkânı Ortaya çıktığı 2015 yılından bu yana en güzel kelimelerle bizi mest eden Lûgat365 , 2018’den beri hislerimize tercüman olan Hisli Şeyler ve çok daha fazlası Güzel Kelimeler Dükkânı 'nda seni bekliyor sevgili Duende okuru. Neler var? Kendi projelerinin yanı sıra otuzdan fazla markaya Sevdiklerimiz seçkisi altında yer veren G üzel Kelimeler Dükkânı ; vitraydan seramiğe, takıdan oyuncağa, mermerden muma farklı disiplinlerde üretimler yapan tasarımcıları bir araya getiriyor. Dahası : Aposto okurlarına özel olarak tanımlanan APOSTO10 koduyla alışveriş yapan okurlar, web sitesi içinde tüm ürünlerde geçerli %10 indirimden faydalanabiliyor. Güzel Kelimeler Dükkânı ’nda satışa sunulan, özenle seçilmiş yüzlerce ürünü incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Türkiye’deki sinema salonlarında, festivallerde ya da dijitalde henüz izleyiciyle buluşamayan birçok 2022 yapımı var. 2023’de yollarını gözlüyoruz…
- All the Beauty and the Bloodshed (Yön: Laura Poitras): Yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan bir ailenin sanat alanında kurduğu hegemonyaya karşı gelen bir sanatçı ve bir grup aktivist üzerine.
- Babylon (Yön: Damien Chazelle): Erken dönem Hollywood’unun dizginlenemeyen, hırs ve aşırılıkla sarılı dünyasında yükselişler ve düşüşler üzerine.
- Empire of Light (Yön: Sam Mendes): 1980’lerin başında, İngiltere sahillerindeki bir ada ve sinemasında, insan ilişkilerinin gücünün keşfi üzerine.
- Living (Yön: Oliver Hermanus): 1950’lerin Londra’sında ölümcül bir hastalıkla teşhis edilen bir memurun hayatı deneyimleme kararı üzerine.
- Return to Seoul (Yön: Davy Chou): Biyolojik ailesinin izini sürmeye karar vererek doğduğu Güney Kore’ye dönen bir genç kadının şaşırtıcı yolculuğu üzerine.
- Saint Omer (Yön: Alice Diop): Medea mitinden yola çıktığı yeni romanına malzeme toplamak için takip ettiği dava sırasında kendi yaşamını sorgulamaya başlayan bir yazar üzerine.
- The Son (Yön: Florian Zeller): Ergenlik çağındaki oğulları ve problemleriyle çıkagelen eski eşi nedeniyle yeni hayatı darmadağın olan bir adam üzerine.
- TÁR (Yön: Todd Field): Batı klasik müziğinin uluslararası dünyasında, karizmatik, hırslı ve yetenekli şef Lydia Tár üzerine…
- Women Talking (Yön: Sarah Polley): Tecrit edilmiş bir dini cemaatin, acımasız gerçekler ve inançları arasında kalan kadınları üzerine.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2022'nin öne çıkanları serisinin üçüncü sayısında; A'dan Z'ye 2022 sineması, Everything Everywhere All at Once üzerine bir sohbet, yolunu gözlediğimiz filmler ve Duende'nin seçimiyle yılın öne çıkanları.
23 Ara 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.



