2024 Dünya Çevre Günü

Dünya Çevre Günü arazi bozulması, çölleşme ve kuraklık sorununu odak noktasına alıyor

2024 Dünya Çevre Günü

7 Haziran - BMW i - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Markaların sürdürülebilir bağlılık yolculuğu Kaynak: Daniel Roth, Unsplash Sadık olmak; yıllar geçse de bir hikâyeye, bir anıya, bir fikre inanmak anlamına geliyor. Markalar için oldukça önemli olan sadakat kavramı aslında iki yönlü bir duygu. Sadık olmak için iki taraf gerekiyor ve iki tarafın birbirine güvenmesi gerekiyor. Davranışsal ekonomi bağlamında sadakat kavramının daha anlamlı bir karşılığı var, o da bağlılık. Müşteri ve marka arasında oluşan bağın ilk kez nasıl oluştuğu, yani ilk izlenim bağlılığı oluşturan ilk katman. Paylaşılan ortak değerler, bu ilişkinin ilk tohumlarının atılmasını sağlıyor. Bağın ikinci katmanı ise ortak bir geçmiş oluşturmak . Yani marka ile müşteri arasında ortak bir geçmiş olması, marka hikâyesini daha anlamlı hâle getiriyor ve bu bağı güçlendiriyor. Retronun ve nostaljinin yeniden popüler oluşu, geçmişe duyulan özlemden, daha güvenli hissetmekten kaynaklanıyor. Geçmişteki güzel anılar, deneyimler ve hikâyeler, güven alanı veriyor. Geçmişten beri alınan hizmetin kalitesi, markanın kendisiyle özdeşleştirdiği ikonik tasarımlar gibi alışılan durumlar, tanıdıklık hissini pekiştiriyor. Bağı derinleştiren üçüncü katmansa krizler . Krizleri aşmak için öncü olma cesareti gösteren, çözümün olduğu umudunu veren markalar müşterilerle olan bağını bağlılığa dönüştürebiliyor. Ekonomik, sosyal veya çevresel krizlere verdiği tepkiler ve sunduğu çözümlerle markalar, krizle başa çıkmada aynı zamanda rol model oluyor. Bağlılığı sağlamlaştıran bir diğer katman ise yalnızca bekleneni değil de; beklentinin üstünde işler yapmak. Buradaki anahtar kavram ise fedakârlık . Müşterilerin beklentisi henüz oluşmadan, ihtiyaçlarını fark ederek onlara cevap veren çözümü sunabilen markalar, farkındalık kazandırma ve davranış değişikliği yaratma konusunda oldukça başarılı oluyor. Toplumsal veya çevresel herhangi bir alanı sahiplenen ve o alanda pozitif değer yaratan markalar, yakın gelecekte müşterileri olacak olan bugünün Z kuşağının ilgisini çekiyor. 2030’da Dünya nüfusunun %25’ini oluşturacağı öngörülen Z kuşağının, dünya görüşü ve sahiplendiği kavramlar ile kendi değerlerine uyumlu markalardan alışveriş yapmayı tercih etmesi, markalar için değişmeyi kaçınılmaz kılıyor. Dolayısıyla sürdürülebilir bağlılık ancak duygulara, değerlere sahip çıkarak, daha iyi bir gelecek için çalışarak sağlanabilir gibi görünüyor.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Çağla Kettner

Dünyadaki yaşamın sürmesi için toprak çok önemli bir unsur. Tarım arazileri, ormanlar, otlaklar, savanlar, turbalıklar ve dağlar insanlığa medeniyeti mümkün kılan ürün ve hizmetleri sağlıyor. Okyanuslar, nehirler ve göller gibi su ekosistemleri ise toprağı verimli kılıyor ve destekliyor. Ancak dünyanın ekosistemleri tehdit altında. Sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim modelleri üçlü gezegen krizini tetikliyor. Bu krizler:  ‘iklim krizi’, ‘biyolojik çeşitlilik kaybı’ ve ‘kirlilik ve atıklar’. Dünya'nın kara alanının beşte birinden fazlası, yaklaşık 2 milyar hektar, bozulmuş durumda.

Yaklaşık 3,2 milyar insan, yani dünya nüfusunun yüzde 40'ı, arazi bozulumundan etkileniyor. Bu durumla başa çıkma konusunda en az donanımlı olanlar, yani yerli halklar, kırsal topluluklar, küçük çiftçiler ve aşırı yoksullar, özellikle de kadınlar ve gençler orantısız bir şekilde etkileniyorlar. Her yıl elli beş milyon insan kuraklıktan doğrudan etkileniyor. Kuraklık dünyanın hemen her yerinde özellikle çiftlik hayvanları ve mahsuller için en ciddi tehlike halinde. Arazi bozulumu kontrol altına alınmazsa, küresel gıda verimliliğini yüzde 12 oranında azaltabilir ve 2040 yılına kadar gıda fiyatlarının yüzde 30'a kadar yükselmesine neden olabilir.

2024 Dünya Çevre Günü Biz Restorasyon Nesliyiz (We are #Restoration Generation)’ sloganıyla toprağın yeniden kazanılması, çölleşmenin durdurulması ve kuraklığın azaltılmasına yönelik çözümlere ışık tutmak için bir fırsat olarak görülüyor. Dünya'nın yardım eline ihtiyacı var. Üçlü gezegensel kriz, evimizi yok etme ve bu güzel gezegeni paylaştığımız milyonlarca türü ortadan kaldırma tehdidinde bulunuyor. Ancak bu bozulma kaçınılmaz değil. Zararı tersine çevirecek ve çevreyi eski haline getirecek güce ve bilgiye sahibiz – elbette eğer şimdi harekete geçersek!

Toprakla barışan nesil biz olabiliriz.

Doğal alanları yeniden canlandırma sürecine ekosistem restorasyonu deniyor. Ekosistem restorasyonu bugüne kadar hiç bu kadar acil olmamıştı. Dünya çapında pek çok ülke bu durumun yavaş yavaş farkına varıyor. Dünya genelinde 765 milyon ila 1 milyar hektar arasında arazi restorasyon için ayrılmış durumda. Bunun neredeyse yarısı Sahra Altı Afrika'da olup Asya ve Latin Amerika'da da önemli taahhütler bulunuyor.

Bozulmuş ekosistemlerin yeniden hayata döndürülmesi, harcanan her 1 dolar karşılığında 30 doları bulan ekosistem hizmeti sağlıyor. Dünya genelinde 1 milyar hektar bozulmuş arazinin eski haline getirilmesi, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşma, doğa kaybını tersine çevirme ve iklim değişikliğini engelleme yolunda uzun bir yol kat edilmesini sağlayabilir.

Doğayı korumak için 2022 yılında imzalanan Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi, ülkeleri 2030 yılına kadar bozulmuş karasal, iç su, deniz ve kıyı ekosistemlerinin en az yüzde 30'unun etkin bir şekilde restore edilmesini sağlamayı taahhüt etmektedir. Şu anda hayatta olan herkes, çevresel bozulmanın yıkıcı etkilerine ilk tanık olan neslin bir parçası. Gezegenin gidişatını tersine çevirmek için son umut biz olabiliriz. Zamanı geri alamayız ama ormanlar yetiştirebilir, şehirlerimizi yeşillendirebilir, yağmur suyu toplayabilir ve toprak dostu gıdalar yiyebiliriz. Sonunda toprakla barışan nesil biz olabiliriz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

132: İyileşme ve İyileştirme Nesliyiz!

Türkiye Limit Aşım Günü, Globall Wellness Day, Erguvan Ağacı ve daha fazlası..

07 Haz 2024

BMW i ile birlikte
mario beducci, unsplash

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR