2025 yılında olası altın senaryoları

2024 yılı, beklendiği gibi altının yılı oldu. Geçtiğimiz yıl ons altın yatırımcısına %27,5 kazanç sağlarken, gram altın %54,5 getiriyle dikkat çekti. Bu sonuçlarla ons altın, 2010 yılından bu yana en güçlü yıllık nominal kazancını elde ederken, reel anlamda da 1980 baz enflasyonuna göre tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu parlak performansıyla ons altın, %23,3 getirisiyle aşırı değerlenmiş S&P 500’ü ve birçok yatırım aracını geride bırakırken, gram altın da Türk yatırımcısına 2024’te en çok kazandıran araç oldu.
Şimdi gözler 2025’e çevrildi ve herkesin merak ettiği şu: Altın, 2025’te de güçlü kazanç sağlamaya devam edecek mi? En başta söyleyeyim: Altının 2025’te de yükseleceğini ancak 2024’teki kadar güçlü bir performans göstermeyebileceğini düşünüyorum. Neden böyle düşündüğümü gerekçeleriyle anlatacağım, ancak önce bu konuda farklı düşünenlerin görüşleriyle başlayalım. Kimileri, klasik bir döngü gereği 2025’in altın için kayıp yılı olabileceğini savunuyor. Buna göre ons altın, 2001’den 2012’ye kadar kesintisiz 12 yıl kazanç sağladıktan sonra her iki yılda bir kazandıran ve kaybettiren bir yapı sergilemiş.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Dün yurt içi tarafında en düşük emekli aylığı ve yeni EFT tarifeleri belli olurken, yurt dışında ise ABD'de JOLTS anketi ve Avro Bölgesi'nde manşet enflasyon takip edildi.
08 Oca 2025

YAZARLAR

Doç. Dr. Filiz Eryılmaz
ALB Yatırım Başekonomisti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.

TCMB ile piyasa, enflasyonun düşmeye devam edeceği konusunda aynı yönde düşünürken, bu düşüşün hızında ayrışıyor. Merkez Bankası 2027 için daha hızlı bir dezenflasyon patikası öngörürken, piyasa enerji, gıda, kamu fiyatlamaları ve maliye politikası gibi belirsizlikler nedeniyle hedefe ulaşmanın daha uzun süreceğini fiyatlıyor.

Ankara’nın savunma ve havacılık ihracatı son yıllarda hızla arttı. Temmuz ayında düzenlenen NATO Ankara Zirvesi’nde üye ülkeler farklı askerî ihtiyaçlar için 50 milyar doların üzerinde yeni alım programı açıkladı. Ankara Sanayi Odası (ASO), “2026 NATO Ankara Zirvesi ve Ankara Sanayisinin Yeni Konumu: Mülkiyetten Kapasiteye” başlıklı raporunda Ankara’daki şirketlerin bu alımlara hazırlanabilmesi için hangi şartların ölçüleceğini ve önümüzdeki bir yılda hangi çalışmaların yapılması gerektiğini inceliyor.




