31. İstanbul Caz Festivali'yle müziğe kapılıp gitmek


Sınır tanımayan keşif: Galaxy S24 Serisi
Her şeyin daha akıllı ve daha kolay olduğu bir hayat düşlüyoruz. Sınırların olmadığı, yepyeni ihtimallerin heyecanlandırdığı günlerin hayali bu.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
31. İstanbul Caz Festivali bu yıl Boğaz’ın sularından ilham alarak “Kapılıp Gidersin” sloganıyla yola çıkıyor. Festival pandemi sonrası en iddialı programını sunuyor ve yer verdiği isimlerle hedefi tam 12’den vuruyor. Festival 3 Temmuz akşamı bir gelenek olan Avusturya Konsolosluğu Avusturya Kültür Ofisi’ndeki 1960’ların Fransız şarkılarını elektronik ritimlerle birleştiren Viyana merkezli Saint Privat performansı ile açılacak ve 18 Temmuz’da son bulacak. Yazın gelişini kutlamak ve şehrin melodilerle daha da güzelleştiğine şahit olmak için programdan öne çıkanları derledik.
Gregory Porter
- Ne zaman? 8 Temmuz Pazartesi
- Nerede? Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu
- Önden ne dinlemeli? Geçen yıl North Sea Jazz Festival’indeki performansını
New York Times onu “Bir caz şarkıcısından isteyebileceklerinizin fazlasına sahip, belki farkına vardığınızdan da fazlasına...” diyerek tanımlıyor. Dee Dee Bridgewater ise Porter’ı keşfettikten sonra “Uzun zamandır bu kadar güzel hikaye anlatan bir erkek vokal dinlemedim” demişti.
Çağdaş caz dünyasının en etkileyici seslerinden biri olarak gösterilen, 2 Grammy ödül sahibi Gregory Porter, bir caz vokalisti olduğunu söylese de blues, soul ve gospel türlerinden de ilham alıyor. Porter’ın canlı performansları sevgi ve pozitiflik sunuyor. Aynı zamanda da hayatının kırılma anlarına dair hikayeleri seyircisine aktarıyor. Konserlerinde en çok beğenilen şarkılarını çalmaktan asla sakınmıyor. Sanatçının canlı performanslarındaki ses kusursuzluğunun sizi etkileyeceğine emin olabilirsiniz. Ayrıca çok güçlü bir orkestraya sahip olması da cabası. Porter’ın duygu dolu şarkılarının içinizi ısıtacağı ise kesin...
Arlo Parks
- Ne zaman? 9 Temmuz Salı
- Nerede? Sultan Park – Swissôtel The Bosphorus
- Önden ne dinlemeli? Tiny Desk Concert’daki mini konserini

Arlo Parks, son dönem Londra müzik sahnesinin en dikkat çekici isimlerinden. Aynı zamanda bir şair olan Parks’ın sakin sesi ve nahif şarkı sözleri imzası. İsmini ilk kez işitiyorsanız eğer Blades, Cola, Eugene ve “bir neslin sesi” etiketine kendine yapıştıran Super Sad Generation şarkıları nasıl müzik yaptığına dair bir yol haritası sunacaktır.
Parks, caz, soul ve indie pop arasında geçiş yaptığı müziğinde şiirsel bir dil kullanıyor. Sahnede biraz utangaç ama sesinin tüm gücünü seyircisine yansıtıyor. Şarkılarını söylerken kendi de sahnede dans ettiği için uzaktan ona bakmakla kalmayıp durduğunuz yerden eşlik ediyorsunuz ve anın içinde kayboluyorsunuz. Bazı konserlerinde şiirlerinden birkaç satır okumayı da ihmal etmiyor; bu da konserlerindeki atmosferi farklı bir noktaya taşıyor. Bir yaz esintisini andıran sesi, canlı performanslarında da albüm kaydı kalitesine sahip. Sıradan şeyleri ve tüm küçük anları ele aldığı o sakin şarkılarını dinlemek için geri sayıma başlayın...
YolanDa Brown
- Ne zaman? 10 Temmuz Çarşamba
- Nerede? Sultan Park – Swissôtel The Bosphorus
- Önden ne dinlemeli? Buckingham Sarayı’nda İngiltere Kralı Charles’ın huzurunda sergilediği performansı

Jamaika kökenli İngiliz YolanDa Brown, Mobo ödülünü arka arkaya kazanan ilk caz saksafoncusu olarak adını tarihe yazdırdı. Besteler yapıyor; radyo ve televizyon programlarında sunuculuk yapıyor; çocuk kitabı yazıyor; Susam Sokağı için müzik yapıyor ve yarış arabası sürmeyi seviyor.
Bu sıradışı müzisyen, sahnede ise cazın neşeli kısmını sunuyor. Funk, soul ve reggae’yi buluşturduğu müziğine, Jamaika’nın yerli ritimlerini de katıyor. Çağdaş saksafon eserlerini bu geceye özel olarak çalacak. Kalıpların dışına taşmış bir müzisyenin hikayesini dinleyeceğiz.
Chris Isaak
- Ne zaman? 12 Temmuz Cuma
- Nerede? Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu
- Önden ne dinlemeli? Gösterişli kıyafetlerine ve eşsiz gitar çalışına şahit olacağınız bu konseri

Elvis Presley’nin varisi, Kaliforniyalı rock şarkıcısı Chris Isaak, olağanüstü müzik yeteneğini ve doğuştan gelen eğlendirme becerisini gösteren bir performans sergilemeye geliyor. Isaak’ın kendi hitlerinin yanı sıra rock and roll klasiklerinin cover'larını da bu konserde dinleyeceğiz.
Isaak, zamansız şarkıları ve özgün yorumlarıyla izleyicisini mest edecek. Sahneye çıktığı anda kulaklarımızı acıtacak güçlü bir alkışa da hazır olalım. Sahnede duygusal şarkılarının aksine mizaha da bolca yer veriyor.
1989’daki hit parçası Wicked Game’deki hüzünlü vokallerine Harbiye’nin kalabalığı da hep bir ağızdan eşlik edecektir ya da 1995 yapımı blues ağırlıklı Baby Did a Bad Thing şarkısına... Maalesef konser biletleri tükendi ama şans eseri yer bulabilirseniz eşsiz bir deneyim sizi bekliyor.
Joshua Redman Group feat. Gabrielle Cavassa
- Ne zaman? 16 Temmuz Salı
- Nerede? The Marmara Esma Sultan Yalısı
- Önden ne dinlemeli? Chicago'da özel caz anlarının yaşandığı konserini
Joshua Redman, şüphesiz uluslararası caz sahnesinin önemli isimlerinden. Redman, sahnedeki doğaçlamalarıyla da nam salan müzisyenlerden. Blue Note etiketiyle çıkardığı ilk albümü Where Are We’nin yayınlanmasından sonra birçok önemli festivalde sahne aldı. Sanatçıya İstanbul’daki performansında zarif sesiyle Gabrielle Cavassa eşlik edecek. Her şarkıda ABD’deki farklı bir şehrin sokaklarına sizi sürükleyecekler. Saksafon ve vokal düetiyle soyut bir dünya yaratacaklar; kusursuz ve şaşırtıcı bir caz gecesi yaşatacaklar.
Caz şehrin dört bir yanında
31. İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki afişlerinden yayılan müziğe kapılıp gitme duygusu, 14 Temmuz’daki Caz Vapuru’nda derinden hissedilecek. Vapurda bu yıl Brassist, Karambola ve The Big Rhythm de yer alacak. Pera’da Bir Caz Akşamı ise 17 Temmuz Çarşamba ve +1’li Gece Gezmesi Konserleri Kadıköy’de ise 18 Temmuz Perşembe akşamı gerçekleşecek. Geleneklerden biri olan Parklarda Caz, festivalde ücretsiz etkinlik sunacak.
Festivale dair detaylı bilgi caz.iksv.org adresinde...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yazın gelişini, 31. İstanbul Caz Festivali'nden haber alıyor; Boğaz'ın sularından ilhamla "Kapılıp Gidiyoruz". Festival programından heyecanla beklenenler ve Yard Act'in "Where’s My Utopia?" albümünün incelemesi.
04 Mar 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




