The Banshees of Inisherin

Şeylere tutunmak üzerine.
The Banshees of Inisherin

3 Şubat - Arter - Duende
Arter ile birlikte

Geri sayım başladı: Yeni ve En Yeni Müzik Festivali Arter ’de

Yeni ve En Yeni Müzik Festivali Arter'de Arter ’in 2020 yılında İstanbul’a kazandırdığı Yeni ve En Yeni Müzik Festivali , dördüncü edisyonuyla bu yıl 23-26 Şubat tarihlerinde müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Nedir? Geçtiğimiz…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: The Banshees of Inisherin

Yönetmen: Martin McDonagh

Süre: 114 dakika

Yapım yılı: 2022

Jenerik: Six Shooter (2004) adlı kısa filmiyle En İyi Kısa Film Oscar ödülüne uzanan yönetmen ve senarist Martin McDonagh; In Bruges (2008), The Seven Psychopaths (2012) ve Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017) filmleriyle kendine sağlam temellere oturan bir kariyer inşa etti. Venedik’teki prömiyerinin ardından festivalden hem En İyi Erkek Oyuncu (Colin Farrell) hem de En İyi Senaryo ödülleriyle ayrılan yeni filmi The Banshees of Inisherin; McDonagh’ı köklerine, İrlanda’ya döndürüyor. In Bruges’ün yıllar sonrasında Brendan Gleeson ve Colin Farrell’ı bir kez daha onunla bir araya getiren film, En İyi Film dâhil 9 dalda Oscar adayı. Film, yirmini yüzyılın başlarında, İrlanda kırsalındaki kurmaca bir adada yaşayan iki yakın dosttan birinin ortada hiçbir sebep yokken diğerine küsmesi sonucu yaşananları konu alıyor.

Neden izleyelim? Bir hayal, bir hedef, bir dostluk… Hayatta herkesin bir şeye tutunmaya ihtiyacı vardır. Hele ki zamanın şu ankinden çok daha yavaş aktığı zamanlarda… The Banshees of Inisherin, iki dünya savaşının arasında ve İrlanda iç savaşının sonlarına doğru geçmesine rağmen herhangi bir politik gerilimin ya da heyecanın uğramadığı ücra bir adada geçiyor. İki yakın dost Pádraic ve Colm, belki de onlarca yıldır sürdürdükleri rutinlerine ve her gün aynı yüzleri görmekten, aynı birayı içmekten monotonlaşmış yaşamlarına alışmışlar. Müzisyen Colm, sonlarına yaklaştığını hissettiği yaşamından geriye bir eser bırakmak istiyor. Bunun önündeki en büyük engelinse söz konusu rutin ve monotonluk olduğunu düşünmüş olmalı ki bunların sorumlusu ilân ettiği Pádraic’le dostluğunu kesip atıyor. Üstelik, Pádraic onunla tek kelime etmeye kalkarsa parmaklarını birer birer (bu kez gerçek anlamda) kesip atacağını söylüyor. 

McDonagh, her daim ustalıkla ördüğü, sakin ve sıradan karakterlerin hikâyelerinden derin bir hüzün ve ince hisler çıkardığı senaryolarına bir yenisini ekleyerek bu basit gözüken küskünlüğü bir varoluş yansımasına dönüştürüyor. Colm, tutunduğu müziğini yapabilmek için ihtiyacı olan parmaklarının Pádraic’in tutunduğu dostluğunu kaybetmesine isyan etmesi hâlinde bir bir yitip gideceğini söylüyor ve bu bir kısır döngüye yol açıyor. Belki kaybedecek hiçbir şeyi olmayanların bile kaybedecek çok şeyi olabileceğini, belki gerçekleşmeyen hayaller ve karşılanmayan beklentiler için daima bir günah keçisi bulunabileceğini söylüyor McDonagh. İmkânsız bir hayale tutunan filmin yan karakterlerinden Dominic’in “Bu hayal de suya düştü.” repliği yürek burkarken, Pádraic’in kız kardeşi Siobhán’ın hayalleri peşinden gitmesi umut dolduruyor içimizi. Şeylere tutunmak önemli, değerli. Suya düşen hayaller içinse suçu üstlenecek cadıların varlığı kafî. 

Nerede izleyebilirsin? The Banshees of Inisherin, bugün Türkiye'nin dört bir yanındaki sinema salonlarında gösterime giriyor.

Benzer işler:

  • The Station Agent (2003, Tom McCarthy)
  • In Bruges (2008, Martin McDonagh)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🧘 Hayatın tıpası müzikler, John Cale'in uyumsuz ritimleri

Ambient müziğin yükselişi, John Cale'in kıyamet belirtisi çılgınlıklarıyla dolu albümü MERCY; bitirim üçlü Martin McDonagh, Colin Farrel ve Brendon Gleeson'u yeniden bir araya getiren kırsal absürtlük The Banshees of Inisherin.

03 Şub 2023

Arter ile birlikte
Fotoğraf: Chantal Anderson

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar