
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İsviçre'nin finans başkenti Credit Suisse'in bu yılın başındaki çöküşünün ardından son on yılın en büyük iş kaybı dalgası bekleniyor.
Bir adım geriden: Hükümetin Mart ayında 167 yıllık bankayı, rakibi UBS ile birleştirerek kurtarmasından bu yana on binlerce kişinin işten çıkarılması haberleri gündemde. UBS'in bu ay içinde planları hakkında daha ayrıntılı bilgi vermesi bekleniyor.
Ne bekleniyor? Tasarruf hedefleri ve içeriden ve analistlerden gelen göstergeler, birleşik grubun küresel işgücünün yaklaşık üçte birini, yani yaklaşık 30-35 bin kişilik işten çıkarma yapmayı düşündüğünü gösteriyor.
Senaryolar: UBS'in Credit Suisse'i bünyesine katmak ve çakışan iş operasyonlarından tasarruf etmek için kesinti yapmaya devam etmesi hâlinde, istihdam Zürih'te 10 bin kişiye etkilenebilir.
Neden önemli? Bu, İsviçre ekonomisinin 2009 yılında krizin etkileriyle %2,3 küçüldüğü 2008 mali krizinden bu yana İsviçre finans sektörü için en büyük gerileme olacak.
Ek olarak: Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, UBS'in bu hafta New York'ta Credit Suisse'in yatırım bankasından çalışanları işten çıkaracağını söyledi. Bunun yanı sıra UBS'in Credit Suisse'in Houston'daki ofisini kapatmaya karar verdiğini de sözlerine ekledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Avrupa'da şirketler yılın ilk yarısında halka arz yoluyla yalnızca 2,4 milyar avro topladı, Rusya pazarına Türkiye’den yapılan peynir ve süt ürünleri ihracatının %100’ünü Pınar Süt gerçekleştirdi.
04 Ağu 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



