Küresel ekonomide baz senaryo stagflasyon mu?

Finansal piyasalar en kötümser senaryoları fiyatlıyor görünüyor ve oldukça kötümser bir hava var. Çoğunluğun benzer beklentilerde olduğu durumlarda o beklentilerin pek gerçekleşmediği de biliniyor.
Küresel ekonomide baz senaryo stagflasyon mu?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Trump’ın mütekabiliyete dayalı vergileri 90 gün süreyle ertelemesi ve şu ana kadar Japonya ile görüşmelerin olumlu seyretmesi, önceki haftaya göre finansal piyasalardaki tansiyonu bir miktar azaltmış görünüyor. Emtia fiyatlarında kısmen toparlanma yaşanırken bazı hisse senedi piyasalarında da yukarı yönlü hareketler izledik. Geçtiğimiz haftalarda iki büyük merkez bankası, Fed ve Avrupa Merkez Bankası, toplantılarını gerçekleştirdi. Fed politika faizini değiştirmezken, Avrupa Merkez Bankası indirime gitti. Özellikle Fed’in ne yapacağı merak konusuydu. Fed Başkanı Powell, ticaret savaşlarının beklediklerinden daha sert gerçekleştiğini ve çok büyük bir belirsizlik olduğunu söyleyerek bir süre aksiyon almamayı düşündüklerini belirtti.

Fed’den faiz indirimi bekleyen ABD Başkanı Trump bu durumu oldukça eleştirmiş olsa da, kısa vadede herhangi bir değişiklik çok kolay görünmüyor. Gelecek yıl Powell görevden ayrılsa bile, 18 para kurulu üyesi Trump’a değil Powell’a daha yakın görünüyor. Tüm bu gerçeklere rağmen gelişmelerin piyasaları çok olumsuz etkilediği kesin. Trump’ın tahmin etmesi çok zor manevralar yapıp kararlar alabileceğini de biliyoruz. Bu nedenle temkinli olmakta fayda var. Ancak bu tür kararlar ortaya çıkar ve Fed ile savaş devam ederse, ABD’ye olan güvenin daha da sarsılacağı ve doların değer kaybının artacağı tahmini, çok zor olmayan sonuçlar arasında görünüyor.

Yaklaşık iki hafta önce %4’ün altına inmiş olan ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin hızla %4,5’lara doğru gitmesi, piyasalarda gerginliği artırmıştı. Bunun üzerine Trump geri adım attı ve Çin dışında, mütekabiliyete dayandırdığı vergileri en az 90 gün erteledi. ABD’de faizlerin yukarı gitmesinin bir nedeni Çin’in ABD tahvillerini satma tehdidi, diğeri ise ABD’nin artan bütçe açıkları oldu. ABD’de faizlerin yükselmesine rağmen doların güç kaybetmeye devam etmesi, yatırımcıların dolara dayalı varlıklardan çıkarak euro, yen ya da en güçlü alternatif olarak altına yönelmeleri, ABD dolarının gelecekteki gücünü de ciddi biçimde sorgulatır noktaya geldi. Fed’i durduran en önemli neden de bu sorgulama görünüyor. Zaten çok hızlı değer kaybeden doların, Fed’in faiz indirimleriyle daha güçlü değer kaybetme riski Fed’i frenlemiş görünüyor.

Küresel ekonomiye ilişkin makro verilere baktığımızda, ABD dahil son üç ay verilerinin büyüme konusunda çok büyük sıkıntıya işaret etmediğini görüyoruz. Bununla birlikte, Nisan başında yaşanan gelişmelerin etkisini önümüzdeki günlerde görme ihtimalimiz yüksek görünüyor. Eğilim anketleri, özellikle ABD’de yatırım ve tüketim iştahında ciddi azalmaya işaret ediyor. Hisse senedi piyasasındaki sert düşüşün yarattığı servet etkisi de bu düşüşün en önemli faktörleri arasında görünüyor. Avrupa’da, Çin’de ve gelişmekte olan ülkelerde büyüme ile ilgili henüz çok sert bir gerileme işareti izlenmiyor. Önümüzdeki süreçte ABD dışındaki ülkelerin kendi aralarında bir ticaret savaşına girip girmeyeceği, dünyanın geri kalanında büyümenin ne yönde gideceği konusunda daha belirleyici olacaktır. Mütekabiliyete dayanan müzakere süreçlerinin devamını izlemek ve bunun sonuçlarına göre büyüme tahmini yapmak daha doğru olacak görünüyor.

Tarifeler bir kereye mahsus ve bir yıla yayılan enflasyonist etki yaratsa bile, gerek teknolojik gelişmelerin, gerek iskontolu oranlarla dünyaya ürün satma ihtimali yüksek olan Çin’in ve gerek küresel yavaşlamanın enflasyonu bastırıcı etkilerinin kayda değer olacağını düşünüyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçte büyük savaşlar ya da tahmin edemediğimiz arz yönlü şoklar yaşanmazsa ve ABD – Çin dışında tarife savaşları keskinleşmezse, enflasyonist baskının daha sınırlı olacağını tahmin ediyoruz.

Finansal piyasalar en kötümser senaryoları fiyatlıyor görünüyor ve oldukça kötümser bir hava var. Çoğunluğun benzer beklentilerde olduğu durumlarda o beklentilerin pek gerçekleşmediğini de biliyoruz. Başta ABD ve Çin arasında görüşmelerin başlaması gibi birkaç haber akışı, piyasaların yönünü kısmen pozitife çevirebilir. İçinde bulunduğumuz küresel koşullarda dalgalanmanın yoğun olabileceğini ve piyasaların sürekli tek yönlü gitmeyeceğini unutmadan yatırım kararlarımızı vermekte fayda var görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

YAZARLAR

Erhan Aslanoğlu

İstanbul Topkapı Üniversitesi rektör yardımcısı, akademisyen ve ekonomist. Makroekonomi, Türkiye ve dünya ekonomisi alanlarıyla ilgilenen Aslanoğlu’nun yayımlanmış bir kitabı, kitap bölümleri, çok sayıda makalesi ve tebliğleri bulunuyor. Genel ekonomi, makroekonomik göstergelerin yorumlanması, Türkiye ve dünya ekonomisi, göstergeler ve gelişmeler üzerine seminer ve eğitimler veriyor.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.

14 Eyl 2026

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Eren Kuru

·

11 Eyl 2026

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Eralp Ersoy

·

11 Eyl 2026

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Yaman Alp Ungan

·

10 Eyl 2026

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine
EXANTEEXANTE

HİKAYE

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?

Emircan Yaman

·

10 Eyl 2026

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?