Küresel ekonomik performansta ülkeler ve ülkeler içerisinde ayrışma netleşiyor

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.
Küresel ekonomik performansta ülkeler ve ülkeler içerisinde ayrışma netleşiyor

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.

Öyle görünüyor ki İsrail ve ABD seçimleri tamamlanana kadar, temelde Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasına dayalı bir müzakere süreci devam edecek, ancak net bir sonuca ulaşmak kolay olmayacak. Seçimlerin ardından ise özellikle ABD'de Trump'ın, seçim sonuçlarından bağımsız olarak görev süresinin kalan bölümünde nasıl bir politika izleyeceği belirleyici olacak gibi görünüyor. Bir taraftan İran dosyasını kapatıp tamamen Asya-Pasifik bölgesine yönelmek isteyen bir ABD görebileceğimiz gibi, doğrudan Çin ile karşı karşıya gelmek yerine İran üzerinden bu mücadeleyi sürdürerek bölgeyi daha gergin bir noktaya taşıyan bir strateji de izlenebilir. ABD seçimleri sonuçlanana kadar bu soruların kesin cevaplarını vermek kolay görünmüyor.

Genel olarak baktığımızda küresel ekonomide kısmi bir yavaşlama ve enflasyonda sınırlı bir yükseliş görsek de, genel görünümün oldukça heterojen olduğu ve ciddi ayrışmaların ortaya çıktığı dikkat çekiyor. Örneğin ABD ekonomisi ortalamaların üzerinde bir büyüme performansı sergilerken, Çin ekonomisi giderek ivme kaybeden bir görünüm sunuyor.

ABD'deki büyümenin ana dinamiklerini bir taraftan teknoloji kaynaklı verimlilik artışları oluştururken, diğer taraftan toplam servetin yaklaşık %52'sini elinde bulunduran bebek patlaması (baby boomer) kuşağının güçlü tüketim eğilimi destekliyor. Bu kuşağın serveti o kadar büyük bir boyuta ulaşmış durumda ki, yalnızca emeklilik döneminde hizmet sektörüne yaptığı harcamalar değil, aynı zamanda miras yoluyla sonraki kuşakların, hatta Z kuşağının tüketim harcamalarını da önemli ölçüde finanse ediyor. Böylece tüketime dayalı büyümenin en önemli dinamiklerinden biri hâline geliyor.

Hatta süreç öyle bir noktaya gelmiş durumda ki ABD'de tasarruf eğilimi tek haneli seviyelere kadar gerilemiş bulunuyor ve ilerleyen dönemde negatif oranlara bile inmesi ihtimal dâhilinde görünüyor. Uzun süredir tartışılan K tipi büyüme modelinde yüksek gelir grupları ile düşük gelir grupları arasındaki ayrışma ön plana çıkarken, artık bazı analizlerde G tipi büyüme olarak ifade edilen; kuşaklar arası servet aktarımının ve özellikle baby boomer kuşağının harcamalarının desteklediği yeni bir ekonomik yapıdan söz edilmeye başlanıyor. Belki 8-10 yıl devam edebilecek bir süreç izleyeceğiz.

ABD ile Çin arasında hegemonya mücadelesinin yoğunlaştığı ve ekonomik büyüklüklerin yeniden şekillendiği bir dönemde, ABD'nin hızlanması ve buna karşılık Çin'in yavaşlaması önümüzdeki döneme ilişkin önemli sonuçlar doğurabilecek nitelikte görünüyor. Özellikle Çin'deki yavaşlamanın temelinde konut sektöründeki düşüşün bir türlü durdurulamaması ve bunun iç talep üzerindeki baskısı bulunuyor. Yeni konut satışlarındaki sert gerileme ve hanehalkı servetinin yaklaşık %70'ini oluşturan konut fiyatlarının yıllardır düşüş eğiliminde olması, Çin'in iç talebini ve büyümesini son derece olumsuz etkiliyor.

Çin hükümetinin tüm çabalarına rağmen konut sektörünün toparlanamaması, önümüzdeki dönemde Çin ekonomisinin gidişatına ilişkin kaygıları daha da artırıyor. Son dönemde petrol fiyatlarındaki sert düşüşün önemli nedenlerinden biri de Çin'in günlük petrol talebindeki belirgin zayıflama oldu. Çin'in günlük petrol talebi, savaş öncesi 7,5-8 milyon varilden, savaştan sonra 4,5-5 milyon varile geriledi. İç talepteki bu gerileme yalnızca Çin'in büyümesini değil, aynı zamanda küresel büyüme görünümünü ve petrol fiyatları gibi önemli finansal değişkenleri de etkiliyor.

Asya'da Japon ekonomisi ise uzun yılların ardından yükselen enflasyon ve artan faizlerle yeni bir döneme girmiş bulunuyor. Yeni başbakanın daha genişleyici maliye politikalarına yönelmesi ve zaten yüksek seviyelerde bulunan kamu borcunun daha da artacağı beklentisi, Japonya'nın risk primini yükselterek uzun vadeli tahvil faizlerinin hızla artmasına yol açıyor. Otuz yıllık Japon tahvil faizlerinin %4'ün üzerine çıkması, uzun yıllardır küresel piyasalara likidite sağlayan Japon fonlarının yurt dışından yeniden ülke içine yönelmesi ihtimalini artırıyor. Bu durumun hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler üzerinde önemli ardıl etkiler yaratma potansiyeli bulunuyor.

Diğer taraftan bu yıl genelinde oldukça güçlü bir performans sergileyen Güney Kore borsası dikkat çekiyor. Güney Kore'deki iyileşmenin temelinde özellikle Samsung ve SK Hynix'in çip üretimindeki güçlü artış yer alıyor. Bununla birlikte burada da homojen bir yapıdan söz etmek mümkün değil. Yarı iletken sektöründeki yüksek yoğunlaşma, büyümenin ve finansal performansın sınırlı sayıdaki şirketler tarafından sürüklendiğini gösteriyor. Benzer bir görünüm Tayvan'da da görülüyor. Tayvan borsasının ve ekonomisinin performansında, dünyanın en önemli çip üreticilerinden biri olan Taiwan Semiconductor Manufacturing Company'nin (TSMC) etkisi son derece belirgin. Tayvan borsasının piyasa değerinin %42'si TSMC'den geliyor.

Dolayısıyla Güney Kore ve Tayvan'da yoğunlaşmanın yüksek olduğu sektörlerdeki olumlu performans, diğer geleneksel sektörlerdeki durgunluğu ve iç talepteki zayıflığı tamamen ortadan kaldırmıyor.

Özetle, dünya ekonomisinde ortalama büyüme oranları çok fazla değişmiyor gibi görünse de, ülkeler ve sektörler arasındaki farklılaşma giderek artıyor. Bu ayrışmanın önümüzdeki dönemde ülke ve sektör bazında finansal göstergelere çok daha güçlü biçimde yansıyacağını düşünüyoruz. Bunun yanında, küresel ekonominin büyük aktörlerinin içinde bulunduğu bu tablo, hiç beklenmedik alanlardan ortaya çıkabilecek zincirleme riskleri de beraberinde taşıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Erhan Aslanoğlu

İstanbul Topkapı Üniversitesi rektör yardımcısı, akademisyen ve ekonomist. Makroekonomi, Türkiye ve dünya ekonomisi alanlarıyla ilgilenen Aslanoğlu’nun yayımlanmış bir kitabı, kitap bölümleri, çok sayıda makalesi ve tebliğleri bulunuyor. Genel ekonomi, makroekonomik göstergelerin yorumlanması, Türkiye ve dünya ekonomisi, göstergeler ve gelişmeler üzerine seminer ve eğitimler veriyor.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD ara seçim sonuçları: Ekonomide ve siyasette yeni dengeler

ABD'de 2026 ara seçimleri, Trump'ın ikinci döneminin kalan son iki yılının çerçevesini belirlemiş durumda. Resmi olmayan sonuçlara göre demokratlar hem temsilciler meclisinde hem de senatoda çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler meclisini demokratların kazanması beklenen bir sonuçtu. Sürpriz, cumhuriyetçilerin yıllardır elinde tuttuğu eyaletlerde de koltuklarını yitirerek senato tarafını da kaybetmesi oldu. Bu sonuç Washington'da Trump'ın gücünün yeniden dengelenmesi sürecini başlatırken, önümüzdeki iki yılın maliye, ticaret ve dış politika gündemini doğrudan etkileyecek

Eralp Ersoy

·

05 Kas 2026

ABD ara seçim sonuçları: Ekonomide ve siyasette yeni dengeler
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı

BIST 100’ün Ağustos ayında 14 bin 600 puanın üzerine çıktığı, ancak Eylül ayında yatırım fonlarında yaşanan likidite krizinin etkisiyle sert biçimde gerilediği üçüncü çeyrekte, Borsa İstanbul’un yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 üçüncü çeyrek sayısında, yerli yatırımcıların portföy değerindeki kayıpların yabancı yatırımcılara kıyasla çok daha yüksek olduğu, yabancıların ise özellikle sanayi ve ticaret şirketlerindeki ağırlıklarını artırdığı görüldü.

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası

Bu hafta yurt içinde Ekim ayı enflasyonu, imalat sanayisi PMI verileri ve öncü dış ticaret istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD'de Ekim ayı istihdam verileri, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Avro Bölgesi öncü enflasyonu ön planda.

01 Kas 2026

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'e yönelik tarihin en büyük saldırılarından birinde 6,3 milyar dolarlık varlık etkilendi. Saldırganlar farklı blokzincir ağlarında varlıkları transfer edip ETH ve Bitcoin'e dönüştürmeye yönelirken, Tether, Circle ve diğer kripto kuruluşlarının müdahaleleriyle yaklaşık 2,7 milyar dolarlık varlık donduruldu. Saldırı, dijital finans sisteminin güvenliğini ve kripto piyasasında merkezî müdahale gücünü yeniden tartışmaya açtı.

Pelin Cengiz

·

30 Eki 2026

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?