

Aktif Ventures ’tan servis bankacılığı platformu Apilion
Girişim kurucu, yatırımcı, kaşif ve yenilikçi: Aktif Ventures Finansal teknolojilere öncülük eden bir girişim kurucu, yatırımcı, kaşif ve yenilikçi olan Aktif Ventures , girişim geliştirme stratejisini dört farklı iş modeli üzerine…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İstanbul Sanayi Odası (İSO), ekim ayı imalat PMI endeksi verisini açıkladı. 46,4'e gerileyen endeks, üç aylık düşüş serisini sürdürdü.
Teknik detaylar
PMI (Purchasing Managers’ Index—Satın Alma Yöneticileri Endeksi), belirli sektörlerdeki trendleri ölçmeyi amaçlayan bir endekstir. Endekste 50 puanın üzerinde yer alan değerler sektörde genişlemeye işaret ederken 50 eşiğinin altında yer alan değerler ise daralmaya işaret eder. Küresel çapta hizmetler, imalat ve bileşik olarak üç tipte açıklanan endeks ülkemizde sadece imalat sanayi için açıklanıyor.
Endeks ülkemizde İSO tarafından Standard and Poor's Global işbirliğiyle yayımlanıyor. Endeks, küresel çapta 40 ülkede yayımlanan setle paralel bir yapıda derleniyor. Bu anlamda tamamen standart ve karşılaştırılabilir bir tahmin seti olan veri seti, ekonomik aktivitedeki canlılığın ölçümünden sanayi üretimine ve büyümeye uzanan geniş bir yelpazede tahminler üretilmesine olanak tanıyor.
Veri setini oluşturan anket soruları ülkemizde faaliyet gösteren 400'ün üzerinde kurum tarafından cevaplanıyor. Katılımcıların yanıtladığı soru setleri, yeni siparişler, fabrika çıkışları, istihdam, tedarikçilerin teslim süreleri ve satın alınan stok malları alt endekslerini oluşturuyor ve bu endeksler ağırlıklandırılarak manşet PMI verisi oluşturuluyor.
Endeks ve alt kalemleri neler anlatıyor?

Dünya
Üç aydır düşen manşet PMI verisi, eşik değer altındaki seyrini 8. aya taşıdı. Endeks en son şubat ayında 50,4 olarak açıklanmıştı. Endeksin mevcut seviyesi salgın günlerinden bu yana görülen en düşük değer olarak kayda geçti.
Endeksin alt kalemlerinde üretim tarafında bozulma hızı yavaşlamakla birlikte daralma 11. aya taşınmış durumda. Ankete verilen yanıtlar üretimdeki ivme kaybının ana sebeplerini daralan talep ve fiyatlamaya ilişkin zorluklar olarak sıralamış durumda.
İstihdam tarafında iki yılı aşkın sürenin ardından ilk kez geçtiğimiz ay düşen endeksin düşmeye devam ettiği görülüyor. Burada, imalat tarafından farklı olarak düşüş hareketinin hızlı gerçekleştiği görülüyor. Anket katılımcıları istihdam görünümündeki bozulmayı gönüllü ayrılmalar ve yeni siparişlerdeki azalmaya bağlamış durumda.
Sektörel detaylara baktığımızda, endekse konu 10 alt sektörden sadece kara ve deniz taşıtları grubunun eşik değer üzerinde puanlandığı görülüyor.
Sektör grubu içinde sadece gıda ürünleri imalatında artış görülürken, istihdam görünümü iyileşen sektör sayısı dört oldu. Güçlü seyreden istihdam alt endeksi böylelikle salgın döneminden bu yana en kötü performanslarından birini gösterdi.
- Sektörel değerlendirmelerin yer aldığı raporu indirmek için buraya tıklayın.
Sonuç olarak
PMI endeksinin eşik değerin altındaki uzun soluklu seyri, imalat sektöründe talebin yavaşlamaya devam ettiğini gösteriyor. Ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı dengelemek adına benimsenen yeni ekonomi modeli özellikle selektif kredi uygulamaları ile görünümü dengelemeyi hedefliyor. Buna karşın özellikle dış alem kaynaklı talepte yaşanan hızlı (ve muhtemelen kalıcı) bozulma sektör oyuncularının mevcut ve gelecekteki görünümünü önemli miktarda bozuyor. Bu bozulmanın devamı ise etkisini istihdam tarafında göstermeye başlamış durumda. Enflasyonist baskının hafiflemeye başladığının teyit edildiği veri setinde, fiyatlama (hammadde maliyeti ve satış fiyatı dengesi) güçlükleri ise görünüm üzerindeki ağırlığını korumaya devam ediyor.
Endeksin detaylarında görülen tedarik süresinin kısalması ise bu görünüm içindeki olumlu unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İSO İmalat PMI 3 aylık düşüş serisini sürdürürken eşik değerin altındaki 8 aylık seyrini de korudu. ISM İmalat PMI 2,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. İstanbul'da enflasyon 27 yılın zirvesine tırmandı.
02 Kas 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



