98. Akademi Ödülleri: Yarışın galibi Paul Thomas Anderson

"One Battle After Another" ve "Sinners"ın sezon boyunca süren rekabetinden mutlu ayrılan, En İyi Film dahil altı kategoride kazanan "One Battle After Another" olurken Oscar tarihinin ilk kadın görüntü yönetmenliği kazananı ve ilk kasting ödülü gecenin tarihe geçen anlarından oldu.
98. Akademi Ödülleri: Yarışın galibi Paul Thomas Anderson

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

2025-2026 ödül sezonu iki filmin kıyasıya rekabetiyle geçti: Bir yanda Amerikan bağımsız sinemasına Boogie Nights, Magnolia, There Will Be Blood ve Phantom Thread gibi olağanüstü filmler kazandırmış, önceki filmleriyle 11 Oscar adaylığı elde etmesine rağmen hiç kazanamamış Paul Thomas Anderson’ın yeni filmi One Battle After Another vardı. Karşısında ise siyah sinemanın yeni jenerasyon isimlerinden, Fruitvale Station ile başladığı sinema yolculuğuna Black Panther ve Creed serileriyle devam eden, hem bağımsız hem de ana akım sinemadaki başarısını kanıtlayan Ryan Coogler.

Paul Thomas Anderson, namıdiğer PTA’in filmi, Thomas Pynchon romanını günümüz politik atmosferine isabetli bir şekilde uyarlamayı, Ryan Coogler’ın filmi ise hem siyah sinemada hem korku sinemasında türlerarası geçişlerle dolu, yenilikçi bir pencere açmayı başarmıştı. Oscar adayları açıklandığı gün Sinners, aldığı 16 adaylıkla tarihî bir rekor kırdı ve bugüne dek en çok Oscar adaylığı elde eden film unvanını kazandı. One Battle After Another’ın da aşağı kalır yanı yoktu, 13 adaylıkla hemen peşinden geliyordu. 

Dün gece, 98. Akademi Ödülleri töreninde mümkün olan hemen hemen her kategoride bu iki etkili yapımın yarışına tanık olduk. PTA ve Coogler, aday oldukları üçer büyük kategorinin sadece ikisinde karşı karşıyaydı; en azından biri özgün öteki uyarlama senaryo ödüllerini alacak ve her ikisi de eli boş dönmeyecekti. Birçoğuna göre bu gecenin PTA’in bir yönetmen olarak "taç giyme töreni" olacağı da belliydi; tıpkı 2007’de önceki kuşaktan Martin Scorsese’nin zamanı çoktan gelmiş Oscar’ını alacağının bilindiği gibi... 

Paul Thomas Anderson, One Battle After Another’ın yapımcısı, yönetmeni ve senaristi olarak 3 Oscar ödülü kazandı. | Fotoğraf: Trae Patton / The Academy ©A.M.P.A.S.

Geriye sadece büyük kategorideki belirsizlik kalıyordu. Akademi’nin bir süredir uyguladığı tercihli oy sistemi ile, tüm adayların sıralamalarına bakılarak karar verilen bu büyük yarışta sadece çok sevilmek değil, az nefret edilmek de önemliydi. Yarış yönetmen ve senaryo kategorilerinde tam da beklendiği gibi sonuçlandı; En İyi Film ise geceden toplam altı ödülle ayrılan One Battle After Another oldu.

2025-2026 sezonunu son yılların en çekişmeli ödül sezonu yapan sadece bu iki filmin yarışı değildi; dört oyuncu kategorisinin üçünde dün geceye kadar süren belirsizlik heyecanı artıran en önemli etken oldu. Jessie Buckley’nin olduğu belli olan En İyi Kadın Oyuncu dışındaki üç oyunculuk kategorisinde, belirleyici niteliğindeki tüm büyük ödüller farklı adreslere gitmişti. Zarflardan Timothée Chalamet ya da Leonardo DiCaprio’nun, Wunmi Mosaku ya da Teyana Taylor’ın, Stellan Skarsgård ya da Benicio del Toro’nun isimleri de pekâlâ çıkabilirdi. Akademi’nin tercihleri Michael B. Jordan (Sinners), Amy Madigan (Weapons) ve Sean Penn (One Battle After Another) oldu. 

Michael B. Jordan (Sinners) En İyi Erkek Oyuncu Oscar ödülünün sahibi oldu. | Fotoğraf: Etienne Laurent / The Academy ©A.M.P.A.S.

98. Akademi Ödülleri töreni, Oscar tarihi açısından da önemli bir gece yaşattı:

  • Erkek oyuncu kategorileri dışındaki tüm kategoriler içerisinde henüz bir kadının kazanmadığı tek kategori En İyi Görüntü Yönetmenliği kategorisiydi. Üstelik bu kategoride bir kadının aday olması için 2018’e kadar beklenmesi gerekmişti. Rachel Morrison (2018), Ari Wegner (2022) ve Mandy Walker’ın (2023) ardından aday olan dördüncü kadın Autumn Durald Arkapaw (Sinners), tarihte bu ödülü kazanan ilk kadın oldu — üstelik kendisi beyaz değil, Filipinli ve Afrika kökenli. İlham verici ödül konuşmasında salondaki tüm kadınların ayağa kalkmasını isteyen Autumn Durald Arkapaw, ödülü onlar sayesinde kazandığını söyledi.
  • 100. yaşına merdiven dayamış Akademi’nin tarihinde ilk kez verilen En İyi Kasting ödülü, sürpriz bir şekilde Sinners’a değil One Battle After Another’a gitti. Kategorinin ilk kazananı, ilk filminden beri PTA ile ortaklığını sürdüren, aynı zamanda Ghost World, Her, Vox Lux ve The Brutalist gibi filmlerde de çalışmış Cassandra Kulukundis oldu.
  • Netflix’in en çok izlenen filmi olmayı başaran KPop Demon Hunters sadece En İyi Animasyon Oscar ödülünü kazanmakla kalmadı, Grammy Ödülleri’nde Yılın Şarkısı adayı olan ilk K-pop şarkısı "Golden" ile En İyi Özgün Şarkı kategorisinin de kazananı oldu. Bu "Golden"ı Akademi tarihinin de ilk Oscar ödüllü K-pop şarkısı yapıyor.
  • Oscar tarihindeki 7. beraberlik durumu, dün gece En İyi Kısa Film kategorisinde yaşandı: The Singers ile Two People Exchanging Saliva filmleri ödülü paylaştı. Tarihteki ikonik beraberlikler arasında 1969 yılındaki törende Katharine Hepburn (The Lion in Winter) ve Barbra Streisand’in (Funny Girl) En İyi Kadın Oyuncu kategorisindeki beraberliği öne çıkıyor.

Autumn Durald Arkapaw (Sinners) tarihte En İyi Görüntü Yönetimi Oscar ödülü kazanan ilk kadın oldu. | Fotoğraf: Etienne Laurent / The Academy ©A.M.P.A.S.

Ve Conan O’Brien... Geçen yıl törenin sunuculuğunu ilk kez üstlendikten sonra görevini tekrarlayan O’Brien’ı zorlu bir gündem bekliyordu. ABD ve İsrail’in fiilen İran ile savaşta olması, Warner Bros.’un satın alımının sektörel etkileri, yapay zekanın yükselişi ve Timothée Chalamet’nin gerileyişi... Hepsi açılış monoloğunda zekice esprilerle yerini buldu. O’Brien sahneye çıkmadan önce yayımlanan, kendisini Amy Madigan’ın Weapons’taki sembol makyajıyla izlediğimiz skeç ise yılın belli başlı tüm filmlerine göndermeler içeriyor, gerçekten güldürüp eğlendirmeyi başarıyordu. 

Politik mesajlar ve politik ödül konuşmaları açısından oldukça korkak ve verimsiz geçen törende bir kişi ise net mesajıyla diğerlerinden ayrıştı: Geceye yakasındaki Filistin’e destek veren rozet ve üzerinde "No a la guerra" (Savaşa hayır) yazan bir yamayla katılan Oscar ödüllü oyuncu Javier Bardem, ödül sunumundan önce "Savaşa hayır. Özgür Filistin." dedi.

Conan O’Brien, sunuculuk görevini ikinci kez üstlendi. | Fotoğraf: Trae Patton / The Academy ©A.M.P.A.S.

98. Akademi Ödülleri: Kazananlar

En İyi Film: One Battle After Another
En İyi Yönetmen: 
Paul Thomas Anderson (One Battle After Another)
En İyi Kadın Oyuncu: 
Jessie Buckley (Hamnet)
En İyi Erkek Oyuncu: 
Michael B. Jordan (Sinners)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: 
Amy Madigan (Weapons)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: 
Sean Penn (One Battle After Another)
En İyi Özgün Senaryo: 
Sinners
En İyi Uyarlama Senaryo: 
One Battle After Another
En İyi Uluslararası Film: 
Sentimental Value (Norveç)
En İyi Belgesel Film: 
Mr. Nobody Against Putin
En İyi Animasyon: 
KPop Demon Hunters
En İyi Kurgu: 
One Battle After Another
En İyi Görüntü Yönetmenliği: 
Sinners
En İyi Özgün Müzik: 
Sinners
En İyi Özgün Şarkı: 
"Golden" (KPop Demon Hunters)
En İyi Prodüksiyon Tasarımı: 
Frankenstein
En İyi Kostüm Tasarımı 
Frankenstein
En İyi Makyaj ve Saç: 
Frankenstein
En İyi Görsel Efektler: 
Avatar: Fire and Ash
En İyi Ses: 
F1
En İyi Kısa Film: 
The Singers ve Two People Exchanging Saliva
En İyi Kısa Belgesel: 
All the Empty Rooms
En İyi Kısa Animasyon: 
The Girl Who Cried Pearls

Rei Ami, EJAE ve Audrey Nuna’nın "Golden" (KPop Demon Hunters) performansından | Fotoğraf: Trae Patton / The Academy ©A.M.P.A.S.

Oscar ödüllü filmler nerede?

98. Akademi Ödülleri’nde ödül kazanan filmlerden One Battle After Another, Hamnet ve Sentimental Value’nun yeniden gösterimleri ve özel gösterimleri halen sinema salonlarında devam ediyor. Sinners HBO Max’te yayında; Weapons ise 20 Mart’ta platforma eklenecek. Frankenstein, KPop Demon Hunters ve kazanan kısalardan All the Empty Rooms ile The Singers Netflix, F1 ise TV+ kataloglarında yer alıyor.

Jessie Buckley (Hamnet), 2025-2026 ödül sezonunun en çok ödüllendirilen oyuncusu oldu. | Fotoğraf: Trae Patton / The Academy ©A.M.P.A.S.

Sezonun ardından...

2025-2026 ödül sezonu, 98. Akademi Ödülleri’nin dağıtılmasıyla kapanmış oldu.

  • Paramount Skydance ya da Netflix tarafından satın alım gündemine rağmen ödül sezonunun en çok konuşulan ve nihayetinde en çok ödüllendirilen filmlerinin dağıtımcısı olarak Warner Bros. ödül sezonunun yıldızıydı: One Battle After Another, Sinners ve Weapons’ın zaferleriyle, şirket toplam 30 adaylığının 11’ini ödüle çevirdi.
  • Marty Supreme ve Timothée Chalamet’nin agresif kampanyası ters tepti. Özellikle Chalamet’nin tam da oylama döneminde gündeme gelen, opera ve baleyi küçümseyen yorumları ona çılgınca istediği Oscar’ına mal oldu. Sezon boyunca Timothée Chalamet ve Leonardo DiCaprio arasında olduğunu düşündüğümüz yarıştan Michael B. Jordan sonucu çıktı.
  • Hamnet’teki performansıyla Jessie Buckley sezonun en çok ödüllerilen oyuncusu oldu; 34 yerel eleştirmen birliğine ek olarak Critics’ Choice, Altın Küre, BAFTA, Actor ve sonuç olarak Oscar’ı hanesine yazdı. Jessie Buckley ve Amy Madigan, sezonun en iyi ödül konuşmalarını yapan ikili olarak akıllarda kalacak.
  •  İzleyici salonlara geri dönmeye başladı; hatta Türkiye’de Hamnet haftalarca gişenin zirvesinde kaldı. Sırada, Alejandro González Iñárritu, Christopher Nolan, Steven Spielberg ve Denis Villeneuve gibi yönetmenlerin merakla beklenen yapımlarıyla daha da görkemli olması beklenen 2026-2027 ödül sezonu var... 
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Ağu 2026

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı