Açlık sınırı 10 bin TL’yi aştı


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) aylık bazda yayımladığı ve enflasyonun en önemli öncü verilerinden olan açlık-yoksulluk sınırı çalışmasının nisan ayı verileriyle güncellenen setini yayımladı.
Sonuçlara göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) aylık bazda %5,7 artışla 10.136TL’ye ulaştı. Göstergede, yıllık bazda artış oranı ise %90,4 seviyesinde bulunuyor. Veriyle birlikte net asgari ücret (8.507TL) ile açlık sınırı arasındaki makas 1.629 TL’ye ulaştı.
💾 Cep bilgisi: Nisan 2022 dönemi için hesaplanan açlık sınırı 5.324 TL idi. 2022 yılı asgari ücreti ise brüt 5.004; net 4.253 TL seviyesindeydi.
Aynı dönemde gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 33.015 TL’ye yükseldi. Çalışmaya göre, bekar bir çalışanın yaşama maliyeti ise 13.167TL olarak hesaplandı.
Buna bağlı olarak örneğin son bir ayda ortalama 50 TL, son bir yılda %150 artan kırmızı eti tüketmek düşük gelirli vatandaşlar için mümkün olmuyor. Sadece hayvansal ürünler değil mutfakta en fazla tüketilen gıdalardan kuru soğan ve patates fiyatları da son bir yılda iki katına kadar artmış durumda. Üstelik dünyada gıda fiyatları BM Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre bir yıldır aralıksız her ay düşerek %20 azalmış olmasına rağmen…
Hizmet Üretici Fiyat Endeksi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin hizmet üretici fiyat endeksi (H-ÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre endeks aylık bazda %2,3; yıllık bazda ise %73,6 oranında artış gösterdi. Veriyle birlikte endeksteki yıllık artış oranı Ocak 2022’den bu yana görülen en düşük seviyeye ulaştı. Endekste, yıllık artış oranındaki düşüş serisi ikinci aya taşınsa da birikimli enflasyon bu alanda da çok yüksek seyrediyor. Endekste iki yıllık birikimli artış oranı %213,5 seviyesinde bulunuyor.
Endeksin alt kalemlerinde mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler göstergesi yıllık bazda %93,9’luk artış oranı ile en yüksek artış oranına sahip. Ulaştırma ve depolama hizmetleri kalemi ise %62,1’lik artış oranı ile altı alt kalem içinde en az yıllık artış oranının yaşandığı gösterge. Veriye aylık bazda bakıldığında ise negatif enflasyon görülen herhangi bir alt kalemin bulunmadığı görülüyor.
Veri, sektör bazında kırıldığında ise hesaplamaya konu 27 alt sektörün 19’unda yıllık enflasyonun manşet değerin üzerinde gerçekleştiği görülüyor. Bu listenin en üst sırasında %129,0 ile programcılık – yayıncılık hizmetleri, son sırasında ise %15,2 ile su yolu taşımacılığı sektörleri yer alıyor. Aylık veri setinde ise altı sektörde negatif enflasyon ölçülmüş durumda.
Veri, hizmetler alanında güçlü ve tabana yayın enflasyonist baskının devam ettiğini, bu baskının baz etkisine rağmen ivmesini koruduğunu gösteriyor.
Manşet enflasyon beklentisi
Çarşamba günü açıklanacak nisan ayı manşet enflasyon verisi öncesinde, Anadolu Ajansı Finans tarafından gerçekleştirilen enflasyon beklenti anketine göre, Tüketici Fiyat Endeksi’nde aylık artışın %2,7 olması bekleniyor. Veri ile birlikte manşet enflasyonun %50,5’ten %44,1’e gerilemesi bekleniyor.
💾 Cep bilgisi: Tüketici fiyat endeksinde Nisan 2022’de aylık artış oranı %7,3 olarak gerçekleşmişti. Çarşamba günü açıklanacak veri setinde aylık enflasyonun bu seviyenin altında gelmesi, yıllık manşet değeri otomatik olarak aşağı çekecek. Bu matematiksel çıktı, baz etkisi olarak adlandırılıyor.
Almanya’da TÜFE
Yurt içindeki enflasyon gelişmelerinin yanında Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’da da manşet enflasyon verisi açıklandı. Ülkede nisan ayı itibarıyla yıllık manşet enflasyon enerji fiyatlarındaki yatay/aşağı seyrin de etkisiyle beklentilere paralel olarak %7,4’ten %7,2’ye geriledi. Ülkede gıda enflasyonu %17,2 ile ortalama değerlerin üzerindeki seyrini koruyor ancak enerji enflasyonu %6,8 ile manşet değerin altında gerçekleşti. Ülkede Avrupa Birliği uyumlu manşet enflasyon ise %7,6 olarak açıklandı.
💉 Hatırlatma dozu: Avro Bölgesi’nde mart ayı nihai manşet enflasyon verisi %6,9 olarak açıklanmıştı. Veri setinde Almanya’da manşet enflasyon %7,8 olarak raporlanmıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fed’in merakla beklenen mayıs ayı toplantısının sonucunu Çarşamba gecesi öğreneceğiz. Ana senaryo, 25 baz puanlık artırımın ardından izleme sürecine girileceği yönünde.
01 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.



