

Zingat , Prestij Dergisi ’nin sekizinci sayısını sunar
Gayrimenkule dair tüm alışkanlıklarımızı değiştiren Zingat.com , gayrimenkul profesyonellerine ve Zingat’ın tüm iş ve sosyal paydaşlarına seslenen Zingat Prestij Dergisi ’nin sekizinci sayısını görücüye çıkarıyor. Neler var? Zingat.com’un…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi 150 baz puan daha aşağıya çekilerek %10,5'e düşürüldü. Piyasa beklentisi 100 baz puan indirim yapılması yönündeydi. Kararla politika faizi son üç ayda 350 baz puan düşürüldü.
- 💾 Cep bilgisi: Merkez bankaları kısa vadeli faizleri yönlendirerek piyasadaki likiditeyi yönetme kabiliyetine sahiptir. Likiditenin bollaştırılıp sıkılaştırılması sürecinde ise bankaların fonlama maliyetlerini doğrudan etkileyen referans faiz oranını kullanır. Bu faiz oranları tanım, uygulama ve vade yapıları itibarıyla ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte para politikasının temel yapı taşı olduğu için politika faizi olarak adlandırılır. Ülkemizde politika faizi, bir hafta vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz oranıdır.
Detaylarda neler var?
PPK kararına ilişkin basın duyurusunda verilen mesajlar önceki mesajlarla paralellik arz ediyor. İktisadi faaliyetlerde küresel çapta yaşanan yavaşlama eğilimi, vurgulanan ana nokta olarak öne çıkıyor. Yüksek enflasyon ortamı ve devam eden enflasyonist baskının uluslararası piyasalar üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğinin ifade edildiği metinde, özellikle gelişmiş ülke merkez bankalarının enerji ve istihdam piyasaları kaynaklı “uzun süreli enflasyon” beklentilerine atıfta bulunuluyor.
Ülkelerin politika setlerinin birbirinden ayrıştığı tezinin yinelendiği metinde kurumların belirsizlik ortamını farklı yöntemlerle çözme gayreti içinde oldukları ifade ediliyor.
Duyuru metninin yerel tarafında ise yine büyüme vurgusu öne çıkıyor. Yılın ikinci yarısında azalan dış talebin ekonomik aktiviteyi azalttığı, bu durumun ise iç dengeler üzerindeki etkilerinin sınırlı olduğu ifade ediliyor.
“Sürdürülebilir bir seviyede kalıcı hâle gelmesi” arzulanan cari işlemler dengesi tarafında ise açığın yüksek seyri enerji fiyatlarına bağlanmış durumda.
Bunun yanında, istihdam piyasasındaki seyrin olumlu olduğu, büyüme kompozisyonunda sürdürülebilir unsurların güç kazandığı, turizm gelirlerinin cari işlemler dengesi üzerindeki katkısı ise sıralanan olumlu maddeler.
Metinde ayrıca alınan indirim kararlarına rağmen politika faizi ile kredi faizleri arasındaki makasın yüksekliği yeniden vurgulanmış durumda. Parasal aktarım mekanizmasının etkin bir şekilde çalışması yani bu makasın daraltılması sürecini destekleyecek adımların atılmaya devam edeceği ise yinelenen başka bir ifade.
Açıklamadaki en kritik kısım ise metne yeni eklenen yönlendirme mesajı. Metinde yer alan “Kurul, takip eden toplantıda da benzer bir adım atıldıktan sonra faiz indirim döngüsünün sona erdirilmesini gündeme almıştır” ifadesi, PPK toplantılarında uzun süredir görmediğimiz net bir patika ortaya koyuyor.
Ne anlama geliyor?
TCMB, yeni ekonomi modelinin temel prensipleri çerçevesinde büyüme / enflasyon takasında büyümeyi önceliklendiren adımları desteklemeye devam ediyor. Fiyat istikrarı sürecinin savaş başta olmak üzere arz koşullarını etkileyen diğer dışsal faktörlerin normalleşmesinin ardından daha kolay yönetilmesinin beklendiği bu politika setinde, parasal genişleme adımları ile arz artışını sağlamak ana strateji konumunda.
TCMB, faiz indirimleriyle ana beklenti setinde yer alan ve giderek güçlendiği hissedilen ekonomik durgunlukla mücadele etmeyi hedefliyor. Faiz indirimleri, teorik olarak kredi aktarım mekanizması ile hem yatırım hem de tüketim harcamalarının artması için koşulları daha elverişli hâle getiriyor. Metinde yer alan “parasal aktarım mekanizmasının etkinliğinin desteklenmesi” ifadesi de kurumun mevcut piyasa gerçekleşmelerinden memnun olmadığı anlamını taşıyor. Bu bağlamda, bankaların kredi koşullarını gevşetmesi adına ve liralaşma stratejisi paralelinde yeni regülatif düzenlemelerin hayatımıza girebileceğini öngörmek mümkün.
- 💉 Hatırlatma dozu: Politika faizinde yaşanan indirim, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini artırmak için devreye alınan referans faiz uygulaması aracılığı ile bankaların kredi faizlerinin de düşmesini sağlayacak. Referans faiz aralığı dışında kullandırılan krediler için getirilen yükümlülükler, bankaları kredi fiyatlamalarında referans faiz aralığında kalmasını daha avantajlı hâle getiriyor.
Bunun yanında, toplantıdan piyasa beklentilerinin üzerinde bir indirim kararının çıkması metinde bir süredir ifade edilen ekonomik yavaşlama emarelerinin daha güçlü görülmeye başlamasıyla ilintili olabilir. Bu sürecin yansımalarının bir nevi önden yüklemeli indirimlerle hafifletilmesi hedefleniyor. Bunun maliyeti ise enflasyonist baskının güçlenmesi olacak. Bu adımlar, yıl sonu enflasyon beklentisini yukarıya taşıma ihtimalini güçlendiriyor. Bu bağlamda 27 Ekim tarihinde açıklanacak olan yılın son enflasyon raporu kurumun enflasyonist ortama bakış açısını yansıtacak çok önemli bir veri olarak öne çıkıyor.
Metinde yer alan yönlendirme mesajı ise artan belirsizlik ortamının yumuşatılmasını hedefliyor. Diğer bir ifadeyle, çok sayıda değişkenin karmaşık mesajlar verdiği makroekonomik görünüm içinde en azından para politikası adımlarının soru işareti olmaktan çıkarılması hedefleniyor. Bu mesajla, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da ifade edilen tek haneli politika faizine geçiş sürecinin aralık değil kasım ayında yaşanması ve ardından aralık ayının pas geçilerek izleme sürecinin başlaması ana senaryo hâline gelmiş durumda.
- 💉Hatırlatma dozu: Yılın 11. PPK toplantısı 24 Kasım tarihinde yapılacak.
Ayrıca, reel faizi rekor düşük seviyelere çeken, küresel adımların aksi yönünde yer alan ve beklentilerin üzerinde gerçekleşen faiz indiriminin ardından temel piyasa göstergelerinde önemli bir değişiklik yaşanmadığını da belirtmek gerekiyor. Bu durumun sebepleri çok çeşitli (ve yer yer spekülasyona açık) olmakla birlikte bir süredir verilen net mesajların piyasa tarafından satın alındığı söylenebilir.
Son not olarak ise, alt sınırı politika faizine bağlı olarak hareket eden Kur Korumalı Mevduat (KKM) aracında bankaların yeni faiz oranı %13,5 seviyesine gerileyecek. Bu da Hazine ve TCMB üzerindeki KKM kaynaklı kur farkı yükünün artması anlamına geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
PPK toplantısında politika faizi 150 baz puan daha aşağı çekilerek %10,5'e düşürüldü. Birleşik Krallık Başbakanı Liz Truss, istifa etti. Almanya'da üretici fiyat endeksi yıllık bazda ise %45,8 artışla bir rekor daha kırdı.
21 Eki 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor



