Altın elden gidiyor mu?

Bitcoin ve altın arasındaki benzerlikler, hem akademi hem de finans sektörünün aklına tek bir soru getiriyor: Bitcoin, altının yerini alır mı?
Altın elden gidiyor mu?

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Türk lirasında kayıpların derinleştiği bu günlerde, alım gücümüzü koruyabilmek için güvenli liman arayışı içerisindeyiz. Bugüne kadar bu tarz dönemlerde aklımıza ilk gelen standart varlıklar dolar ve altın olmuştu. Şimdi ise kulağa daha havalı gelen bir yatırım aracı mevcut: Bitcoin. Öyle ya da böyle hepimiz duyduk Bitcoin’i, hatta bazılarımız alıp sattı, bugünlerde ise Bitcoin’in altının tahtını salladığı konuşuluyor. Hem akademik hem de finans sektörü tarafından altın ve kripto para ilişkisine yoğun bir ilgi var. Biz de bu yazıda kısaca Bitcoin’in altına alternatif bir yatırım olma ihtimalini tartışıyoruz.

Bitcoin

Bitcoin, 31 Ekim 2008’de Satoshi Nakamoto ismini kullanan bir kişi ya da grup tarafından “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” adıyla yayınlanan 9 sayfalık yazıda detaylı bir şekilde anlatıldı. Bitcoin’in tam olarak ne olduğunu anlamaya çalışırsak en kolay tanımlama yolu “yazılım” olur. Her ne kadar sürekli olarak parlak para resimleri görsek de Bitcoin özünde tamamen dijital olan protokol ve işlemlerden oluşan bir yazılım. Bitcoin sermaye aracı haline geldiğinde ve bir para biriminin miktarını simgelemeye başladığında kripto para olarak nitelendirilmeye başlandı. Sonuç olarak bizim konuşacağımız Bitcoin, en basit tanımıyla herhangi bir merkez bankasına bağlı olmamasıyla bilinen bir kripto para birimi.

Altın

Altını günlük hayatta yatırımlarımızda sıklıkla kullansak da tam anlamıyla ne olduğunu bazen unutuyoruz. Altın aslında salt tanımıyla elektrik iletkenliği yüksek, kolayca kimyasal tepkimeye girmeyen bir kimyasal element. Peki, altını bu derece önemli kılan ve yıllardır bir yatırım aracı haline getiren nedir? Altın, Antik Mısır ve İnka uygarlıklarında hem sembolik hem de değer anlamında özel bir yer etmiştir. Altını, ilk kez Lidyalılar para olarak kullanırken sonrasında farklı uygarlıklar da para ve bir değer saklama aracı olarak kullanmaya başladı. Daha yakın geçmişe bakıldığında; İkinci Dünya Savaşı döneminde Bretton Woods’da (1944) toplanan Birleşmiş Milletler, “Uluslararası Para Anlaşması” ile bir ons (28,35 gram) altının değerini 35 dolar olarak belirledi. Bu sistem, 1971 yılında terk edildi ve o günden bu yana altının fiyatı serbest olarak hem fiziksel hem de finansal (vadeli işlemler) talep sonrası belirlendi. Günümüzde altındaki fiyat hareketleri, genellikle büyük fonların işlemleriyle belirleniyor.

Bitcoin yeni dijital altın mı oluyor?

“Bitcoin, yeni altın mı?” sorusu uzun zamandır hem finans sektörü çalışanları hem de akademisyenler tarafından cevaplanmaya çalışılıyor. Bitcoin’in yeni dijital altın olma potansiyeli, iki enstrümanın bazı ortak özelliklere sahip olmasından kaynaklanıyor: Sınırlı arza sahip olması ve değer saklama işlevi görmesi. Bitcoin’in altına alternatif olma ihtimalini konuşmak için altının portföylerde hangi amaçlarla kullanıldığını hatırlatmak ve Bitcoin’in bu amaçlara hizmet etme potansiyelini tartışmak gerekiyor.

1. Enflasyona karşı korunma

Altın, enflasyona karşı bir diğer saklama aracı olarak kullanılıyor. Genellikle enflasyonun yükseldiği, özellikle reel getirilerin düştüğü dönemlerde yatırım fonları da dahil olmak üzere bireysel ve kurumsal yatırımcılar altını portföylerine ekliyor.

Bitcoin ise henüz bunu test edebileceğimiz kadar yeterli bir geçmişe sahip değil. Diğer yandan ABD’de enflasyon endişelerinin yükseldiği bu günlerde, Bitcoin’in yeni rekorlar kırdığına, altının ise yukarı yönde zorlandığına şahit oluyoruz.

2. Kriz dönemlerinden korunma

Mart 2020’de de olduğu gibi küresel finans sistemlerinin stres altında olduğu dönemlerde altın, en önemli güvenli limanlardan biri olarak görülüyor. Pandemi başlangıcında altının rekor kırarak 2000 doların üzerinde işlem gördüğünü hatırlıyoruz, bu tarz bir krizle ilk kez karşı karşıya kalan Bitcoin, yaklaşık %40 değer kaybederek ilk testi geçemedi.

3. Volatilite ve spekülasyondan korunma

Altının büyük fon hareketlerine bağlı olarak zaman zaman spekülatif hareket edebileceğini biliyoruz; ancak bu fiyat hareketleri genelde %1-%2’lerle sınırlı kalıyor. Diğer yandan Bitcoin’in 27 bin dolardan 60 bin dolara sadece 4 ayda yükseldiğini göz önünde bulundurursak, şu an için altına benzer şekilde düşük fiyat oynaklığına sahip olduğunu söylememiz çok zor. Ayrıca Bitcoin’de alışageldik %10’a varan günlük fiyat hareketleri, güvenli liman arayan altın yatırımcıları için oldukça yüksek.

4. Sınırlı arza sahip olma

Her iki yatırım aracı da sınırlı arza sahip. Altın her ne kadar geri dönüştürülse ve yeni altın madenleri keşfedilse de büyük madenlerin keşfi büyük ölçüde tamamlandı. Bitcoin’in de teorik olarak sadece 21 milyon adet ile sınırlı olması, bu başlıkta altın ile rekabet edebilmesini sağlıyor. 2021 Ekim ayı itibariyle 18 milyon 858 bin Bitcoin üretilmiş bulunuyor. Üretimin daha öteye gidemeyeceği varsayıldığından, Bitcoin’e olan talebin artması durumunda Bitcoin fiyatının yükselmeye devam ettiğine tanıklık edebiliriz. Buna karşılık farklı kripto para birimlerinin mevcudiyeti, Bitcoin’in sınırlı arz özelliğinin dolaylı olarak sorgulanmasına da neden oluyor.

5. Kullanışlılık

Kullanışlılıktan kastettiğimiz şey, altın ya da Bitcoin ile şu an dışarı çıktığımızda ne alabileceğimiz. Maalesef her iki yatırım aracı da mevcut koşullarda bu özelliğe sahip değil; kahve, yemek, sinema bileti ya da hizmet satın almamıza aracılık edemiyor. Diğer yandan Bitcoin şu an için sadece El Salvador’da olsa da günlük alışverişlerde kullanılma potansiyeline sahip ve bazı şirketler kendi sistemleri dahilinde Bitcoin ile ödeme imkânı sunuyor. Ödeme sistemleri devi Paypal, Bitcoin’in de aralarında bulunduğu 4 farklı kripto para ile alışveriş yapılmasına olanak sağlıyor. Paypal, bu işlemi Bitcoin’i dolar ya da euro gibi itibari paralara çevirerek gerçekleştiriyor. Online elektronik devi Newegg ise Paypal’ın da ötesinde, Bitcoin’in herhangi bir para birimine dönüşümü gerekmeksizin ödeme imkânı sunuyor. Tesla’nın kısa süreliğine Bitcoin’i ödeme sistemi olarak kabul edeceğine yönelik açıklamasının, kripto para piyasasında nasıl heyecan yarattığını da hepimiz hatırlıyoruz. Şu an regülasyon boşlukları nedeniyle yaygınlaşması pek mümkün gözükmeyen bu uygulamaların ileride günlük hayatımızda yer etmeye başlaması, Bitcoin’in fiyat oynaklığını azaltarak piyasa değerine katkıda bulunabilir.

Özetlersek; kullanım amaçları itibariyle Bitcoin’in altının yerini alabilmesi kısa vadede oldukça güç gözüküyor, uzun vadede ise Bitcoin altının ötesinde bir yatırım ve ödeme aracı olma potansiyeline sahip. El Salvador ve Tesla örneklerinin yanında, ABD’de ilk Bitcoin vadelilerine dayalı borsa yatırım fonunun işlem görmeye başlaması atılan adımlar arasında en büyüğü. Bu adım, yatırımcıların hisse alır gibi Bitcoin fiyatı ile bağlantılı bir ürüne yatırım yapmalarına olanak sağlıyor. İki hafta önce işlem görmeye başlayan borsa yatırım fonu henüz altın yatırımcısını kendine çekememiş gözüküyor, ancak fonların sayısının artmasıyla birlikte Bitcoin ve altın arasındaki ilişki daha ilgili çekici bir hal alabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

📈 Bitcoin'in 13. yılı

Blokzincir, finans alanında nasıl kullanılıyor? Bitcoin ETF'leri, Bitcoin'i ana akım bir yatırım aracı haline getirecek mi? Bitcoin, yeni altın mı?

05 Kas 2021

İllüstrasyon: Ariel Davis / Wired

YAZARLAR

Cenk Özdemir

ICM Senior Associate at Garanti BBVA Yatırım

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"