Ana adanmış hayat: John Berger

Portreler ve Manzaralar üzerine bir hazine
Ana adanmış hayat: John Berger

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Bir kitaba sadece adına bakarak, henüz içeriğiyle hiç ilgilenmeden vurulmak bazısına tuhaf gelebilir ama John Berger'in O Ana Adanmış isimli kitabı beni böyle tavlamayı başarmıştı. Üniversite yıllarında bir nevi ders kitabı olarak okuduğumuz Görme Biçimleri ile aşina olduğumuz John Berger’in bu derinlikli dünyasına dair aralanan kapılar elbette yalnızca yukarıda bahsi geçen iki kitap olmadı. Bir süredir spontane bir şekilde gelişip bu noktaya evrilen yazarlar ve eserleri serisinde, anlaşılacağı üzere bu haftaki ismimiz 20. ve hatta 21. yüzyılın en önemli sanat eleştirmenlerinden biri olarak nitelendirebileceğimiz John Berger.

John Berger
John Berger, 1966
Fotoğraf: Jean Mohr

2 Ocak 2017’de aramızdan ayrılan John Berger, 91 yıllık ömrüne çok sayıda sanat eleştirisi çalışmasının yanında romanlar da sığdırmış bir isim. Çağın en etkili sanat eleştirmenlerinden biri olarak da kabul edilen John Berger, kadrajın içindeki bütünü yorumlarken her seferinde biraz daha ufuk açtı. Bu kadraj kimi zaman bir fotoğraf karesi kimi zaman bir sinema filmiydi. Ancak bizim bu hafta değineceğimiz John Berger’in doğrudan resim sanatı üzerine yazılarının yer aldığı iki derleme çalışması: Portreler ve Manzaralar.

Berger'in gözünden: 2018 yılında yayımlanan Portreler ve 2019 yılında Türkiye’deki okurla buluşan bir diğer çalışması olan Manzaralar, 2017’de hayatını kaybeden John Berger’in bu alanda kaleme aldığı yazılardan oluşan derlemeler olarak karşımıza çıkıyor. John Berger’in tıpkı diğer kitapları gibi bu iki çalışma da Metis Yayınları tarafından yayımlandı. Portreler, Tom Overton’ın yazara dair derlediği yazılardan oluşuyor. İngilizcedeki ilk baskısı 2015 yılında yapılan Portreler, mağara resimlerinden günümüze kadar uzanan 30 bin yıllık bir zaman dilimi içinde resmedilmiş portrelere dair John Berger’in kendine has görme biçimi çerçevesindeki eleştirilerden oluşuyor. 

Portreler: Fransa’nın güneyinde bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Chauvet Mağarası’ndaki duvar resimleriyle başlayan anlatı Bellini, Dürer, Michelangelo, Brueghel, Caravaggio, Turner, Géricault, Turner, Cézanne, Degas, Monet, van Gogh, Rothko, Abidin Dino, Jean-Michel Basquiat ve Randa Mdah’a kadar uzanan çok geniş ve farklı türde eserler ortaya koyan sanatçıların portre çalışmalarına odaklanıyor. Kitabın önsözünde kendisinin bir sanat eleştirmeni olarak anılmasından ne denli nefret ettiğini ifade eden John Berger, “Uzun ömrümde bir yazar olarak zaman zaman sanat hakkında yazılar yazmam sanatçılardan aldığım ilham sayesindedir.” sözleriyle esasında durduğu yeri de özetliyor. Kitaptaki her satır kendini bu alanda geliştirmek ve ufkunu genişletmek isteyenler için çok önemli bir kaynak. Hacimli bir çalışma olan kitabın ciltli baskısı da elbette kitaba bir albeni katıyor. Ancak keşke çok sayıda tablonun yer aldığı kitapta görsellerin siyah beyaz kullanımı tercih edilmeseydi.

Manzaralar: Bu seçim, John Berger’in yazıda değineceğimiz bir diğer derleme çalışması olan Manzaralar kitabında da aynı yönde gerçekleşmiş. Yine Tom Overton’ın yayına hazırladığı kitap, Mayıs 2019’da Metis Yayınları tarafından Beril Eyüboğlu, Özlem Dalkıran ve Oğuz Tecimen’in çevirisiyle raflardaki yerini aldı. Resim sanatının yanı sıra genel bir çerçevede kendi sanat anlayışına dair yazılardan oluşan Manzaralar adlı kitapta okur; Ernst Fischer, Roland Barthes, Marquez, Walter Benjamin hakkında yazıların yanı sıra Rönesans sanatı, Sovyet estetiği, kübizm, Victoria dönemi ve Romantik dönem manzaraları gibi farklı konularda John Berger’in kaleminden sayfalara geçenleri okuma fırsatı bulabiliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Alan açanlar

Bağımsız plak şirketleri, atalarının omuzlarında bir caz piyanisti, 2021 sanat piyasası ve dahası.

08 Oca 2021

Alan açanlar

YAZARLAR

İhsan Dindar

Kitap yazarı @ Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine