Android deprem erken uyarı sistemi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Ağustos ayında Google, Android telefonları sensör olarak kullanan bir deprem erken uyarı sistemi üzerine çalıştığını ve sistemin Kaliforniya’da hayata geçirildiğini duyurmuştu. Çalışmada eyalette bulunan 700’ün üzerinde sismik sensör sayesinde bir deprem başlar başlamaz telefonlara uyarıların gönderilmesi ve depremlerin akıllı telefonlar aracılığıyla tespiti amaçlanıyordu. Geçtiğimiz hafta Kaliforniya’da gerçekleşen 4,5 şiddetindeki deprem, sistemin kendini göstermesi için bir fırsat doğurdu.
- Nasıl çalışıyor? Günümüz akıllı telefonları, cihaz hareketlerini ölçmekte kullanılan bir ivmeölçer sensörüne sahip. Android Deprem Uyarı Sistemi’ne dâhil olan cihazlar, ivmeölçerlerinin saptadığı hareketlerin bir depremi andırması hâlinde deprem saptama sunucusuna sarsıntının yaklaşık konumunu içeren bir sinyal gönderiyor. Milyonlarca cihazın rapor ettiği verilerin sunucuda işlenmesiyle bir depremin gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılabiliyor ve uyarı gönderilebiliyor.
- Bu sırada sistem zamanla yarış hâlinde, rakibi ise sismik dalgalar. Neyse ki sismik dalgalar yerküre yüzeyinde 1-10 km/s civarlarında seyrederken veri iletim hızı ışık hızı olan 300.000km/s'ye yakın seyrediyor.

- Android takımından Dave Burke’ün Kaliforniya’daki deprem sonrası paylaştığı görüntüde cihazların dalgaları nasıl tespit edebildiği görülebiliyor. Görüntüde sarı ile Android cihazların tespit ettiği P-dalgaları (primary) ve kırmızı ile S-dalgaları (secondary) gözlemleniyor. Depremi saptayan noktalar ile sismik sensörlerin hesapladığı çember şeklinde ilerleyen dalgalar karşılaştırılabiliyor. Kullanıcıların paylaşımlarına göre ise sarsıntının hemen öncesinde sistem uyarı göndermeyi başarmış.
- Sırada ne var? Sistem kapsamlı bir sismik sensör ağı bulunan Kaliforniya eyaletinde faal halde. Şirket, sistemin önümüzdeki yıl içerisinde sismik sensörler kullanmadan ABD genelinde ve diğer ülkelerde faaliyet göstermesinin beklendiğini ifade ediyor.
- Erken uyarı sistemleri: Japonya, Meksika, Kanada gibi bazı ülkelerde benzer erken uyarı sistemleri mevcut. Bu sistemlerin bir kısmı vatandaşlara uyarı gönderebiliyor fakat Android sistemi uyarı gönderme hızı açısından SMS ve benzeri yöntemlere göre daha avantajlı. Sistemlerin bir kısmı ise elektrik, su, gaz şebekelerini kesmek gibi önlemlerde kullanılıyor. Ülkemizde de erken uyarı telefon uygulamaları ve gaz şebekesi, toplu taşıma için erken uyarı ve müdahale sistemleri bulunduğu ifade edilse de sistemle ilgili soru işaretleri dile getiriliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Twitter'ın çok tartışılan görsel odaklama algoritması ırkçılık ve cinsiyetçilik sorularını beraberinde getirdi.
24 Eyl 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.



