Android ve iOS cihazlarda deprem uyarı bildirimi nasıl açılır?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Silivri açıklarında ve 7 kilometre derinlikte meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul ve çevre illerden hissedildi. Öncesinde 4.0 büyüklüğünde bir öncü sarsıntının yaşandığı depremin ardından çok sayıda artçı sarsıntı da kaydedildi. Herhangi bir can kaybının yaşanmadığı sarsıntılar, Android ve iOS’in deprem uyarı bildirimlerinin tekrar gündeme gelmesine yol açtı.
Ayrıntılar: İki sistem de Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde başarısız oldukları gerekçesiyle eleştirilmişti. Fakat 23 Nisan’da Silivri açıklarında yaşanan deprem sırasında Google'ın Deprem Uyarı Sistemi, Android cihaz kullanıcılarına yaklaşık 10-20 saniye önce bildirim gönderdi.
Nasıl çalışıyor?
Güncel olarak depremden dakikalar önce bölgedeki sakinleri uyarabilen herhangi bir sistem bulunmuyor. Fakat Android ve iOS’in uyarı sistemi, bunu birkaç saniye önceden yaparak kullanıcıların sarsıntıya hazırlanmasına yardımcı olabiliyor.
Google, ABD dışında depremleri önceden algılamak için doğrudan Android cihazları kullanıyor. Tüm akıllı telefonlar, deprem olabileceğine işaret eden titreşimleri algılayabilen minik ivmeölçerler barındırıyor. Telefon, deprem olabileceğini düşündüğü bir titreşim tespit ederse Google’ın ilgili sunucusuna bir sinyal gönderiyor ve sarsıntının meydana geldiği bölgenin konumunu iletiyor. Daha sonra bölgedeki Android cihazlardan gelen sinyaller birleştiriliyor ve titreşimin gerçekten bir depremin habercisi olup olmadığı tespit ediliyor.
Böylece Google, dünya genelinde kullanılan 2 milyardan fazla Android cihazı mini bir sismometre olarak kullanıyor ve bu cihazlarla geniş ölçekli bir ağ oluşturuyor. Çok sayıda cihaz, aynı bölgede sarsıntı ve titreşim algıladığında bölgedeki kullanıcılara 60 saniye içinde bir uyarı gönderiliyor. Merkez üssüne daha uzak olan kullanıcılar, daha erken bildirim alabiliyor. Sistem, yalnızca 4,5 ve daha büyük şiddetteki depremlerde çalışıyor.
Ek olarak: Android, bir sarsıntı tespit edildiğinde iki farklı bildirim gönderiyor. “Farkına Var” bildirimi, hafif sarsıntılarda gönderiliyor ve tıklandığında kullanıcıları ayrıntılı bilgiler içeren bir sayfaya yönlendiriyor. Bu uyarı, cihazdaki ses ve bildirim ayarlarını aşmıyor.
“Eyleme Geç” uyarısı ise orta ve şiddetli sarsıntılarda gönderiliyor ve kullanıcıların kendini korumaya almasını sağlamayı amaçlıyor. Bu bildirim, telefondaki tüm ayarları aşarak ekranı kaplıyor ve yüksek bir ses çıkarıyor.
iOS: iOS ise bildirim göndermek için Türkiye’de Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) işbirliğiyle çalışıyor. AFAD ve yetkili kurumlar, deprem, sel, yangın ve terör gibi hayati tehlike oluşturabilecek bir durum olduğunda uyarı mesajını hazırlıyor. Bu mesaj, hücresel yayın sistemi üzerinden ilgili coğrafi bölgedeki baz istasyonlarına gönderiliyor.
Baz istasyonları, o an bağlı olan tüm cihazlara mesajı iletiyor. Cihazlar, mesajı ekranda özel bir alarm sesiyle gösteriyor. Hem iOS hem Android’de bildirim, hücresel yayın sistemi ile gönderildiği için cihazların internete bağlı olması gerekmiyor. Bildirimler öncelikli sinyal olduğu için telefon, sessiz veya “Rahatsız Etme” modunda olsa bile sesli bildirimi alıyor.
Önemli ayrıntı: Google’ın da Türkiye’de AFAD ile benzer bir işbirliği bulunuyor. Gönderilen deprem bildirimine tıklayan kullanıcılar, AFAD’ın internet sitesine yönlendiriyor. Bu siteden depreme ilişkin ayrıntılı bilgilere ve toplanma alanlarının konumuna erişebiliyor.
Özetle iPhone’un deprem bildirimi yalnızca resmî kurumlardan gelen uyarılara bağlı olarak çalışırken, Android’in sistemiyse cihazlardaki ivmeölçerlerin bir sismometre olarak işlev göstermesini sağlıyor ve bu ağ üzerinden sarsıntı tespiti yapıyor. Her iki sistem de bildirimi hücresel yayın sistemi üzerinden yayıyor.
Android’de deprem uyarı bildirimi nasıl açılır?

Yalnızca Android 6.0 ve daha yeni sürümlerde kullanılabilen deprem uyarı bildirimi, konum servisleri açık ise çalışıyor.
- Telefonun “Ayarlar” menüsünü açın.
- “Konum servisleri” altındaki “Deprem uyarıları” seçeneğini aktif hâle getirin.
- Deprem anında karşılaşacağınız uyarıyı görmek için “Tanıtımı göster” seçeneğine tıklayabilirsiniz.
iOS’in hayati uyarı bildirimi nasıl açılır?

iOS işletim sisteminde “Hayati Uyarı Bildirimi” özelliğini aktif hâle getirmek için şu adımları izleyebilirsiniz:
- Telefonun “Ayarlar” menüsüne gidin.
- “Bildirimler” sekmesine tıklayın.
- Sayfanın en altına ilerleyerek “Hayati Uyarı Bildirimi” seçeneğini aktif hâle getirin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.




