Asgari ücret maratonunda ikinci adım


Şehrin lezzetlerine ve müziğin büyüsüne karışıyoruz: Extra Gastronomy by Brothers
Extra Gastronomy by Brothers, 17-18 Haziran'da Nedir? 2018 yılından bu yana pek çok farklı gastronomi deneyimine ev sahipliği yapan Extra Gastronomy by Brothers , bu yıl da food market konseptiyle şehre lezzet, müzik ve sohbet karıştırmaya…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
“Hızlandırılmış maraton”una başlayan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci toplantısının tarihi belli oldu. Komisyon 19 Haziran Pazartesi günü saat 10.00’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde toplanacak. Toplantıda işçi kesimini Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), işveren tarafını ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil edecek.
İlk toplantının ardından yapılan açıklamalarda toplantı sırasında zammın miktarı ile ilgili net olarak konuşulmadığı ifade edilerek, “Masada herhangi bir rakam yok.” denmişti. İkinci toplantıda ise tarafların asgari ücret tekliflerinin ilk hallerini masaya getirerek genel çerçeveyi çizmesi bekleniyor.
TİSK ve Türk-İş tarafından yapılan açıklamalardan anlaşılana göre her iki taraf da görüşmeleri bir an önce tamamlayarak bayramın hemen ardından yeni asgari ücret miktarını açıklamayı ümit ediyor. Tarafların bu anlamda bir anlaşmazlık yaşayıp yaşamayacağı ise 19 Haziran günü düzenlenecek toplantının ardından yapılacak açıklamalara göre belli olacak.
💾 Cep bilgisi: Kamuoyunun beklentisi, halihazırda 8 bin 506 TL seviyesinde olan net asgari ücretin 6 aylık TÜFE’ye eklenecek refah payı ile birlikte %30 oranında artırılarak yaklaşık 11 bin TL düzeyine çıkarılması yönünde. Bunun yanı sıra %35 zam ile 11 bin 500 TL beklentisini taşıyanlar da mevcut.
Memurların talepleri
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Twitter üzerinden paylaştığı gönderisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Mayıs seçimleri öncesinde verdiği “En düşük memur maaşı 22 bin TL olacak” sözlerini hatırlatarak, “Meclisteki ilk düzenleme memura verilen söz olmalıdır” ifadelerini kullandı. Yalçın, memurlar adına taleplerini ise şu şekilde sıraladı:
“- En düşük memur maaşının 22.000 TL’ye çıkarılarak + %6 Toplu Sözleşme + Enflasyon Farkı verilmesi,
-1. Dereceye 3600 Ek Gösterge düzenlemesi,
-Kira Yardımı desteği”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
FOMC toplantısından beklenen karar çıktı ve ABD’de politika faizi 15 aylık artış serisinin ardından sabit tutuldu.
15 Haz 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor




