Asgari ücrete ara zam tartışmaları: Ekonomistler ne düşünüyor?

2025 yılının yarısını tamamladık ve doğal olarak asgari ücrete ara zam tartışmaları da alevlendi. Peki ekonomistler asgari ücret ve ara zam konusunda ne düşünüyor? Burak Arzova ve Filiz Eryılmaz cevapladı.
Asgari ücrete ara zam tartışmaları: Ekonomistler ne düşünüyor?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

2025 yılının yarısını tamamladık ve doğal olarak asgari ücrete ara zam tartışmaları da alevlendi.

2024 yılının sonunda asgari ücret beklenen enflasyon üzerinden, %30 oranında zamlandırılarak 22 bin 104 TL’ye yükseltilmişti. Zam öncesi yapılan açıklamalarda ve zam duyurusu sırasında “enflasyonla mücadele” vurgusu yapılırken, işçi sendikaları ve ekonomistler yapılan zammın yeterli olmayacağını, bir ara zammın şart olduğunu söylemişlerdi. 

  • Nitekim TÜRK-İŞ tarafından hesaplanan açlık sınırı henüz Ocak ayından 22 bin 131 TL’ye ulaşarak asgari ücreti aştı. Haziran ayı itibarıyla bu sınır 26 bin 115 TL ile asgari ücretin yaklaşık %18 üzerindeyken, yine TÜRK-İŞ tarafından hesaplanan yoksulluk sınırı ise 85 bin 66 TL ile belirlenen ücretin yaklaşık dört katına yakın bir seviyede yer alıyor. 

2022 ve 2023 yıllarının Temmuz aylarında, enflasyonun ve açlık sınırının hızla yükselmesi üzerine asgari ücrete ara zamlar yapılmıştı. 2024 yılının asgari ücreti ise ara zam almamasına rağmen bir önceki yılın gerçekleşen enflasyonuna göre belirlenmişti. 

Bu yıl ise farklı bir durum var. Bloomberg’den Fırat Kozok ve Beril Akman’ın haberine göre hükümet bu yıl enflasyonla mücadeleyi önceliklendirerek, asgari ücrete bir ara zam yapmayı planlamıyor. 

  • 2024 Haziran’da %71,60 düzeyinde olan manşet enflasyon 2025 Haziran itibarıyla %35,05 düzeyinde. Yılbaşından bu yana ölçülen enflasyon ise bir önceki yıla kıyasla 8,06 puan azalışla %16,67 seviyesinde yer alıyor. Ancak 2024 yılı enflasyonu ve 2025 yılının ilk 6 aylık enflasyonundan arındırıldığında, 2025 için belirlenen asgari ücretin 2024 Ocak seviyesinin reel olarak %22,8 altında olduğu ortaya çıkıyor. 

Peki ekonomistler asgari ücret ve ara zam konusunda ne düşünüyor?

Arzova: “Mutlaka bir ara zam gerekiyor”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova, enflasyonda belirgin bir düşüş olmasına rağmen alım gücünün sürekli gerilediğine dikkat çekerek,”Bunun en önemli sebebi ücret artışının yaşanan enflasyonun altında kalması. Vatandaşın hissettiği ve yaşadığı enflasyon ise TÜİK enflasyonunun çok üzerinde” ifadelerini kullandı. 

“Örneğin TÜİK giyimde yıllık %15 enflasyon olduğunu belirtiyor ama yaşanan bunun çok üstünde. Benzer şey kirada da var. O nedenle sürekli düşen gelir kaybının telafisi açısından mutlaka ama mutlaka bir ara zam gerekiyor.”

Maaşlı çalışanların yükünün fazlaca arttığını, şehrin göbeğinde yaşayan insanların alım gücü kaybı nedeniyle şehrin çevresinde yaşamak zorunda kaldığını, işe gidiş gelişlerin bile ciddi bir maliyet unsuru haline geldiğini söyleyen Arzova, “Yiyecek, içecek, kira ya da ev taksidini eklediğimizde sürekli düşen alım gücü yaşamı daha zor hale getiriyor. Hükümet maaş artışı yapamadığı durumda yan desteklerle vatandaşı desteklemeli. İlk yapılması gereken kademeli gelir vergisi dilimlerinin arasının açılması olmalı. Yemek destekleri, elektrik, su, kira destekleri mutlaka verilmeli. Ancak vatandaş tamamen kaderine terk edilmiş duruyor” ifadelerini kullandı. 

Eryılmaz: “En çok öncelik vermemiz gereken tarafı en çok baskılıyoruz”

Konuyla ilgili görüşlerini Aposto'yla paylaşan Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise, Türkiye’de çalışan gelirleri üzerinden bir enflasyonla mücadele politikası yürütüldüğüne dikkat çekerek, “Ekonomi yönetimi daha en başta tavrını ortaya koyarak, özel sektör beklentisinin dahi altında bir zam yapmıştı. Asgari ücret açıklanırken de ‘enflasyonla mücadele ediyoruz’ vurgusu yapıldı” açıklamasında bulundu. 

“Bir ara zam olması gerekir. Çalışanlar enflasyonla mücadelenin taraflarından yalnızca bir tanesi. Şayet kamu, özel sektör gibi diğer taraflar da belirgin bir şekilde enflasyonla mücadele için elini taşın altına koyuyorsa o zaman çalışanlardan da bir fedakarlık beklenebilirdi. Bu toplumsal uzlaşı ve barış açısından da uygun olurdu. Ancak kamuda tasarrufun olmadığını görüyoruz. Özel sektörde fiyatlama davranışları hala bozuk. Bırakın geçmiş enflasyonu, gerçekleşen enflasyonun dahi üzerinde fiyatlama yapıldığını görüyoruz. O zaman böyle bir ortamda fedakarlığı, enflasyon karşısında en çok ezilen sabit gelirliden beklemek hakkaniyetli olmuyor.”

Enflasyonun en çok sabit gelirliyi etkilediğini, bu yüzden enflasyonla mücadele sırasında bütün yükü sabit gelirliye vermek yerine tam aksine bu kesimin kayrılması gerektiğini söyleyen Eryılmaz, “Dolayısıyla maliye politikası ile ince ayar yaparak sabit gelirliye birtakım rahatlıklar sağlamalı. Ama biz en çok önceliklendirmemiz gereken tarafı en çok baskılıyoruz. Bu belki enflasyon beklentilerini aşağıya getiriyor olabilir ancak hakkaniyetli değil. İnsanlar gerçekten zor durumda” dedi. 

“Alım gücünün artırılması adına öncelikle fiyat istikrarının sağlanması lazım. Ama fiyat istikrarı da bugünden yarına sağlanması beklenen bir şey değil. Merkez Bankası 2027 diyor. 2027’ye kadar önümüzde 2 sene var. Bu süre içerisinde sabir ve dar gelirli kesimden sürekli fedakarlık beklemek, ciddi bir kemer sıkma beklemek sürdürülebilir ve rasyonel bir şey değil.”

Maliye politikası ile dar gelirlinin alım gücünü artırmak adına adımlar atılabileceğini söyleyen Eryılmaz, “Mümkün mertebe tüm kesimleri bu sürece davet edip, maliye dar gelirli kesimi transfer harcamaları, daha az vergi alma gibi yöntemlerle önceliklendirebilir. Bunun yolu para politikası değil. Enflasyonla mücadele ederken dar gelirliyi korumanın yolu maliye politikası ve ince ayar politikalarıdır” dedi. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?

Emircan Yaman

·

10 Eyl 2026

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

OVP’nin içinde gizli bir ‘seçim ekonomisi’ var mı?

Temel ekonomik hedeflerin yer aldığı 2027-2029 dönemine ait Orta Vadeli Program’da 2026 büyüme tahmini yüzde 3,8'den yüzde 3,3'e düşürülürken, enflasyon tahmini yüzde 16'dan yüzde 28,4'e yükseltildi. OVP, net şekilde seçim ekonomisine geçildiğini göstermese de, 2027’nin seçim açısından kritik bir hazırlık yılı olabileceğine dair bazı işaretler mevcut.

Pelin Cengiz

·

07 Eyl 2026

OVP’nin içinde gizli bir ‘seçim ekonomisi’ var mı?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Yeni OVP: Tek hane 2029’a kaldı, sanayiye destekler artırılacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin 2027-2029 dönemindeki ekonomi politikalarını ve kamu bütçesini yönlendirecek Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı. Aynı gün Resmî Gazete’de de yayımlanan programda 2026 yıl sonu enflasyon tahmini %16’dan %28,4’e yükseltilirken büyüme beklentisi %3,8’den %3,3’e indirildi. Geçen yıl 2027 yılı için öngörülen tek haneli enflasyona ulaşma tarihi ise 2029 olarak değiştirildi.

Emircan Yaman

·

07 Eyl 2026

Yeni OVP: Tek hane 2029’a kaldı, sanayiye destekler artırılacak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: TCMB ve ECB bekleniyor

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Perşembe günü açıklanacak Temmuz ayı sanayi üretimi ve TCMB faiz kararı ile Cuma günü açıklanacak Temmuz ayı cari işlemler dengesi ön plana çıkarken, yurt dışında Perşembe günü açıklanacak ECB faiz kararı ile Cuma günü ABD'de açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu takip edilecek.

07 Eyl 2026

Haftalık takvim: TCMB ve ECB bekleniyor
EXANTEEXANTE

HİKAYE

TÜSİAD Şam’da: Suriye’nin ulaştırma projeleri üyelerle paylaşılacak

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Perihan İnci ve Fatih Kemal Ebiçlioğlu ile Ankara Temsilcisi Barış Urhan, 31 Ağustos–2 Eylül tarihlerinde Suriye'nin başkenti Şam’ı ziyaret ederek Suriye Ulaştırma Bakanlığı, Suriye Merkez Bankası, Suriye Varlık Fonu ve ticaret ve sanayi odaları ile görüştü. Yeniden yapılanma yatırımları, finansmana erişim, yatırım mevzuatı, bürokratik işlemler ve dış ticaret koşulları üç günlük programın ana başlıklarıydı.

Emircan Yaman

·

03 Eyl 2026

TÜSİAD Şam’da: Suriye’nin ulaştırma projeleri üyelerle paylaşılacak