Aslı Duran'la: Fermantasyon ve sürdürülebilirliğin sofradaki yeri


Metro Türkiye'den eski usul yeni trend: Fermente ürünler Yeni bir akım gibi konuşulsa da Anadolu’da aslında yüzyıllardır kullanılan bir yöntem olan fermantasyon, Anadolu mutfak kültürünün en önemli ögeleri arasında yer alıyor. Gıdaların uzun süreli korunmasını ve saklanmasını sağlayan fermantasyon tekniği, gıda atıklarını önlemeyi de mümkün kılıyor. Fermantasyonun hem sağlığımıza hem de mutfaklarımızın sürdürülebilirliğine sağladığı faydalara dikkat çeken Metro Türkiye , turşu çeşitlerinden tarhanaya, filizlendirilmiş fermente bakliyatlardan meyveli sirkelere kadar çeşitli ürünler sunarak fermente gıdaların mutfaklarda daha fazla kullanılması için çalışıyor. Fermente gıdaların demirbaşı: Meyve sirkeleri Metro Türkiye ’nin kendi markası Metro Chef ile sunduğu fermente gıdaların başında gelen meyve sirkelerinin 8 farklı çeşidi bulunuyor: Alıç, nar, vişne, ceviz, erik, incir, kekik ve kokteyl sirke. Filtresiz, katkısız türleriyle Metro Chef meyve sirkeleri , %100 meyveden elde ediliyor ve Metro Usulüyle raflara geliyor. En az %4 düşük asidite oranıyla dikkat çeken meyve sirkeleri aynı zamanda parlak rengi ve dengeli tadıyla da tabaklarda farklılık yaratıyor. Metro Usulü Nar Sirkesi’nin hikâyesine buradan ulaşabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Perakende sektöründe geleneksel normların ötesine geçerek, dünün ve bugünün mutfak değerlerinin yarına taşınma öncü bir misyon üstlenen Metro Türkiye’yle “Eski usul, yeni trend: Fermantasyon” söylemi kapsamında biraraya geldik. Yeniliğe ve mutfak kültürünün devamlılığına odaklanan Metro Türkiye’nin fermente yerel ve küresel gıda ürünleri alanındaki araştırma ve geliştirme çalışmalarını Metro Türkiye Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran anlattı. Sohbetin odağında şirketin geleneği teknolojiyle harmanlayan, zanaatkar işçiliği modern gastronomi trendleriyle birleştirdiği ürün, proje ve girişimler var.
Umut Şef’in de belirttiği gibi fermente ürünlerin Anadolu mutfağındaki önemi yadsınamaz. Metro Türkiye olarak siz Anadolu mutfağını korumak ve tanıtmak amacıyla ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Metro Türkiye olarak tarhanadan bozaya, ekşi mayalı ekmekten turşu ve peynir çeşitlerine kadar ülke mutfak kültüründe yer edinmiş birçok fermente ürünün korunmasını ve geleceğe aktarılmasını önemsiyoruz. Yaklaşık 35 yıldır yerel ürünlerimizin ve geleneksel tekniklerin profesyonel mutfaklarda kullanımını artırmaya odaklanıyoruz. Beraberinde yerel değerlerimizi kayıt altına almak üzere eski reçetelerin biraraya getirilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalardan arasında yer alan Metro Gastro dergi 2000 yılından bu yana okuyucular ile buluşuyor. Anadolu mutfak kültürünü ulusal ve uluslararası zeminde tanıtıyoruz. Bunun yanında sahip olduğumuz yerel ürünlerin tescillenmesinde önderlik ederek Coğrafi İşaretler Projesi'ni Metro Türkiye olarak 2012 yılında hayata geçirdik.
Yerel ürüne, yerli üreticiye değer kazandıran bu projede Maraş Tarhanası, Kırklareli Hardaliyesi gibi pek çok fermente gıdanın da dahil olduğu Türkiye’de 1500’den fazla coğrafi işaretli ürün bulunuyor. Metro Türkiye olarak yerel ürünlerimizi katma değerli hâlde sunarak da değer kazandırıyoruz. Örneğin Metro Chef Siyah Sarımsak, Coğrafi İşaret tescilli Taşköprü Sarımsağı’nın 45-60 gün boyunca yaklaşık %75 nem ve 60-75 derece ısı altında tutularak kontrollü bir şekilde fermente edilmesiyle ortaya çıkıyor. Fermantasyonla, sarımsağın antioksidan ve vitamin değerlerini yüksek oranda artırarak daha da faydalı bir besine dönüşmesi sağlanıyor. Bu sayede zaten tescille katma değer kazanmış bir ürünün fermantasyonla gelişmesine olanak tanıyoruz.

Ve maş fasulyesi salatası servise hazır!
Metro Türkiye’nin fermente ürünlerdeki çeşitliliği ve bu ürünlerin piyasada nasıl yer aldığı hakkında bilgilendirebilir misiniz?
Fermantasyonla elde edilen ürünleri “Metro Usulü” kalite anlayışımızla raflarımıza taşıyoruz. Filtresiz ve katkısız meyve sirkelerinden çeşit çeşit turşulara, siyah sarımsaktan filizlendirilmiş fermente bakliyatlara, soya sosundan vegan beslenenlere yönelik fermente süzme kajuya kadar kendi markamız Metro Chef altında geniş bir fermente gıda yelpazemiz var.
Fermente ürün seçkinizdeki ürünlere yönelik Ar-Ge sürecinizde hangi yöntemleri ve kaynakları kullanıyorsunuz?
Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olarak hayata geçirdiğimiz Gastronometro, müşterilerimize sunduğumuz kendi markalı ürünlerimiz konusunda önemli rol üstleniyor. Burada Metro’nun kendi markalı ürünleri profesyonel ve farklı ürün uzmanlıkları olan şeflerle birlikte geliştiriliyor, performans ve mutfak kullanımı açısından testlerden geçiriliyor, tadım testleri yapılıyor, lezzet ve kalite standartları analiz ediliyor. Kendi markalı fermente gıda ürünlerimizi de her Metro markalı ürün gibi aynı süreçlerden geçiriyoruz. Kendi markalı ürünlerimizde Gastronometro şeflerinin onayı olmadan hiçbir gıda ürününü rafa getirmiyoruz.
Fermente ürünleri profesyonel mutfaklarda kullanmak, kültürümüzü yaşatmanın yanı sıra hangi açılardan fayda sağlıyor?
Fermantasyon, atıksız mutfak konusunda çok değerli bir teknik olarak öne çıkıyor. Anadolu’da yüzyıllardır kullanılan bu yöntemle gıdalar bozulmadan uzun süreli saklanabilirken, tüketilemeyen fazla gıdalar da atık hâline gelmiyor. Üstelik fermantasyon, güvenli besleme özelliğini kaybetmiş gıda atıklarını değerlendirmenin de en etkili ve kolay yollarından biri. Çiftçilerimiz fazla ürünleri veya gıda atıklarını fermente ederek organik gübre veya hayvan yemi üretebiliyor. Böylece hem atığı azaltıp hem de bitkiler ve hayvanlar için değerli bir besin kaynağı elde ediliyor.
Metro Türkiye olarak bu konudaki bilinci artırmaya ve harekete geçirmeye yönelik çalışmalarımıza 2016 yılında başladık. En büyük iş ortağı olduğumuz yeme içme sektöründeki müşterilerimize, profesyonel mutfaklarda gıda atığıyla hep birlikte mücadele edebilmek için yol gösteriyoruz. Metro Türkiye kurumsal web sitesi üzerinden ulaşılabilen Sürdürülebilirlik Portalı’nda sıfır atıkla alakalı reçetelerin yanı sıra aromatik yağ, bitki saplarından turşu yapımı gibi teknikler, meyve ve sebze verim derecelendirme kılavuzuyla ürünlerin kullanımında daha sistematik bir yaklaşım sunuyoruz. Gastronometro’da ise şeflerimizin katkılarıyla atıksız reçeteler hazırlıyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Anneannelerin mutfağından uluslararası sofralara. Fermantasyonun gelenek ile yenilik arasında yarattığı dinamik etkileşime odaklanıyoruz. Tekniğin doğasındaki çok yönlülüğü Metro Türkiye'nin geniş ürün yelpazesi üzerinden inceliyoruz.
20 Oca 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




