Atıştırmak ve Haz Üzerine


Geleceğin mobilite anlayışı
Geleceğe yönelik vizyonla daha sürdürülebilir elektrikli otomobil konseptleri. BMW Group bünyesindeki uzmanlar, gelecekte yola sürebilecekleri “daha sürdürülebilir bir elektrikli otomobil” için her gün yeni konseptler üzerinde çalışıyor.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Atıştırmak, dışarıda yemek, haz almak ve hızlı olmak. Hep yarış halinde olmalı, bir yerlere yetişmeliyiz. Yediklerimizin “dışı çıtır, içi yumuşacık” olmalı, “akışkan krema” tüketerek hep “anda kalmalı”, enerjik olmalıyız. Bugün, nasıl ve ne şekilde yemek yenilmesi üzerine defalarca anlam yükleniyor. Sağlıklı gıdaya bile erişimi olmayan topluluklara “organik gıda” reçeteleri veriliyor. “Basitçe gıda almak” yeterliyken biz, sürekli yaşamımızı yeniden yapılandıran türlü kurallara tabi tutuluyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre açlıktan etkilenen insan sayısı bugün 828 milyon ve öbür yandan dünyada 1 milyardan fazla kişide obezite sorunu var. Zaman geçtikçe işlenmiş – “ucuz” gıdaya erişim kolaylaşırken, besin değeri yüksek meyve, sebze vb. gıdalara erişim zorlaşıyor. Bir yandan her şey dahil otelde parasının karşılığını sonuna kadar almak isteyen biri şöyle diyor; “Açık Büfe’de dolanıyordum. Aynı hamurdan yapılma farklı kılıklara girmiş tüm çöreklere yöneldim, hepsinden aldım, biraz da patates kızartması ekledim, sonra güzel bir tatlı. Asla “doymacağımı” biliyordum. 2 saat sonra tekrar acıkmanın hayaliyle oradan ayrıldım, elimde kremalı içeceğimle…”
İştah
Tarih; mükemmel bir ziyafet sırasında yediklerini çıkartıp yeme hazzına kaldığı yerden devam eden kralların, halkı tarafından unutulmamak ve mülkünü korumak için kimsenin deneyimlemediği sofraları hazırlatan lordların hikayeleriyle dolu. Aynı zamanda bu ziyafetlerin iyi niyet göstergesi olarak “gösteriş yapma sanatına” dönüştüğünü söyleyebiliriz. Bugün bildiğimiz, yiyecekler açıkça saldırıya uğruyor. Serpme kahvaltılarda onlarcası “artık” oluyor, patates kızartmaları yerlerde eziliyor. Açık büfelerde yiyecekleri “tabağa almış olmak” bir pratik haline geliyor ve haz yarışı için yeterli oluyor. Hepsini yiyememek, “artık bırakmak” kişisel bir avantaja dönüyor. Açık büfede yemeğe sınırsız erişim imkânı orta, orta-alt kesime hitap ederken, çoğunlukla beyaz bir tabağın ortasında veya titizlikle serpiştirilmiş çok iyi biçimli küçük porsiyon bir yemek – örneğin MICHELIN Yıldızlı restoranlarda servis edilenler – “seçkin” olarak değerlendiriliyor; “en seçkin mutfak deneyimlerini yaşayacağınız en iyi yemekleri sunan restoranlar”. Fransız Sosyal Bilimci Claude Fischler şöyle diyor; “Yemek, kimlik duygumuzun merkezinde yer alır. Herhangi bir insan grubunun yemek yeme şekli, onun çeşitliliğini, hiyerarşisini ve organizasyonunu ve aynı zamanda farklı yiyenlerin hem birliğini hem de ötekiliğini ortaya koymasına yardımcı olur. Yemek aynı zamanda bireysel kimliğin de merkezinde yer alır; zira herhangi bir birey, biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak seçmiş olduğu yiyecek tarafından bedenselleşir.” Bu bağlamda, “sokak lezzetleri” konseptiyle akşam üzeri taburesine oturmuş veya ayakta yemeyi tercih eden birey kendisini “salaşça” tek başına yeniden var edebilir.
Saygı
Yemeğe saygılı olmak; “ağır” olmak, “nazik” olmak, “sakin” olmak. Savaşır gibi olmama hali, isteği değil ihtiyacı karşılamış olmanın hedeflenmesi. Hangi türde olursa olsun yemek masasından incelikle kalkmak, “israf” etmemeye çalışmak. Tüm bunlar, yiyeceklerle aramıza sınır koymanın yolları gibi görünüyor. Pek çok felsefi akımda ve dini metinlerde “zihni yönetmek”, “tutkuları kontrol etmek”, “nötr kalmak”, “iştahın sınırlandırılması”, “aşırılıktan kaçınmak” gibi terimlerden bahsedilir çünkü dünya ve bedenlerimiz geçicidir; bu dünyadan canlı, cansız hiçbir varlığa “zarar vermeden geçip gitmek” hedeflenir.
Life is a tragedy of nutrition – Arnold Ehret
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Karbon Denkleştirmeleri, Kayıp Ağaçlar Adası, Joan’ın Gökyüzü Bahçesi, Alplerin Erimesi
01 Eyl 2023

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
“Dünyanın güzelliği bir farkındalık çanıdır.” — Thich Nhat Hanh
15 Eki 2026

Geleceğe duyduğumuz güven, bugün harekete geçmemizi engelliyor olabilir mi?
15 Eki 2026

Küçük bedenlerine koca bir dünyanın düzenini sığdıran canlılar; böcekler
15 Eki 2026





