

Gençler Alternatif Bank Engelsiz Bankacılık Ideathonu'nda engellerin kalktığı bir dünya için geleceğe yön verecek yenilikçi fikirler üretti Alternatif Bank ’ın gençlerin Engelsiz Bankacılık alanındaki heyecan ve ümit verici fikirlerine kulak vermek amacıyla düzenlediği Engelsiz Bankacılık Ideathonu bu yıl ilkleri yaşadı. Serdar Kuzuloğlu’nun moderatörlüğünde canlı yayınlanan büyük finalde, alanında uzman konuşmacılarla da güzel bir sohbet gerçekleşti. Nedir? Herkes için hak temelli ve erişilebilir bir bankacılık hizmeti sunmak amacıyla “Engelsiz Bankacılık” çalışmalarına odaklanan Alternatif Bank’ın, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği ideathonda gençler, engelli bireylerin bankacılıkta karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek üzere erişilebilirlik ve evrensel tasarım yaklaşımıyla yenilikçi fikirler geliştirdiler. “ Benim de bir fikrim var! ” diyen gençlerden oluşan takımlar, toplumsal sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak inovatif fikirleri ve enerjileriyle engelleri ortadan kaldırmak için çalıştılar. Neler oldu? Online başvuruları takip eden ön eleme etabı sonrası seçilen 14 takım, üç hafta boyunca başta engellilik tanımları, engel gruplarını tanıma ve etkili iletişim kurabilme adına dil ve perspektif birliği üzerine yoğun bir eğitim aldı. Sahada farklı engel grupları ile görüşmeler yapan gençler, “ Design Thinking ” ve “ Lean Startup ” metodlarıyla fikir ve projelerini geliştirdiler. Siz de gençlerin bankacılık hizmetlerinde engellilerin karşılaştığı sorunların çözümü için ürettiği yaratıcı projelerini merak ediyorsanız bu bağlantı üzerinden etkinliğin tamamını izleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
AB Komisyonu, Avrupa Parlamentosu (AP) ve AB Konseyi; Meta, YouTube ve Twitter gibi dijital platformların içeriklerinin kullanıcılar için daha güvenli olmasını öngören "Dijital Hizmetler Yasası" (DSA) konusunda anlaşmaya vardı. Söz konusu yasanın, AP ile AB Konseyi'nin resmî onayını alması halinde 2024 yılında yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Hangi kurallar geliyor? DSA, AB içinde faaliyet gösteren tüm çevrim içi platformlar için kuralları yeniden belirliyor. Mevzuatın önemli bir kısmı, büyük teknoloji şirketlerinin çevrim içi reklamlarla kullanıcıları hedeflemesini sınırlandırıyor. Uygulanacak bazı kurallar şöyle:
- Gerçek hayatta yasa dışı olanın internet ortamında da yasa dışı olması gerektiği ilkesi esas alınacak. Büyük teknoloji şirketleri; nefret söylemi, teröre teşvik ve çocukların cinsel istismarı gibi suçlar barındıran içerikleri kaldırmakla yükümlü olacak.
- E-ticaret platformlarında, yasa dışı ürünlerin satışı engellenecek.
- Dijital platformlarda dezenformasyon önlenecek ve platformların algoritmalarının şeffaflığı artırılacak.
- Platformların cinsiyet, ırk ve din verilerine dayalı algoritmalar kullanarak kullanıcılara ulaşması yasaklanacak.
- Reşit olmayanlara yönelik doğrudan reklam yasaklanacak.
Cezası ne olacak? Kurallara uyulmaması hâlinde şirketler, küresel cirolarının %6'sına kadar para cezasına çarptırılabilecek. Örnek vermek gerekirse bu kural, Meta’nın 2021 satış rakamlarına göre 7 milyar dolara kadar para cezası alabileceği anlamına geliyor.
DSA ve DMA arasındaki fark ne? AB kurumlarının geçtiğimiz ay onayladığı "Dijital Pazar Yasası" (DMA) büyük teknoloji firmalarının pazar gücünü engellemeyi ve şirketler arasında eşit bir pazar yaratmayı hedefliyordu. DSA ise şirketlerin platformlarındaki içeriklerini nasıl denetleyeceği ve pazarlayacağını şekillendiriyor.
Kim ne diyor? Yasadan etkilenecek büyük teknoloji şirketlerinin varılan anlaşmaya yönelik ilk tepkisi, "memnuniyetle" karşıladıkları yönünde olurken bazı şirketler, yasanın uygulanabilirliği ve riskleri konusunda da uyarılarda bulundu. Açıklamalardan bazıları şöyle:
"DSA'nın Avrupalı kullanıcıların, yaratıcıların ve işletmelerin açık internetten yararlanmaya devam etmesini sağlarken interneti daha da güvenli, şeffaf ve hesap verebilir hâle getirme hedeflerini memnuniyetle karşılıyoruz. Kanun kesinleştikçe ve uygulanmaya başladıkça detaylar önem kazanacaktır.” – Google sözcüsü
"Çevrim içi zararla mücadele ihtiyacını açık interneti korumakla dengeleyen akıllı, ileri görüşlü düzenlemeyi destekliyoruz - aynı zamanda herkese uyan tek bir yaklaşımın çevrim içi ortamımızın çeşitliliğini dikkate almadığını da anlıyoruz.” – Twitter sözcüsü
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de konut fiyatları, şubat ayında yıllık %96,4 artarak rekor kırdı. AB, "Dijital Hizmetler Yasası" konusunda uzlaşmaya vardı. Netflix, 2021'in ilk çeyreğinde 200 bin abone kaybetti. CNN+'ın yayın macerası, bir ay sürdü.
25 Nis 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



