Avrupa Komisyonu Enerji Birliği Durum Raporu çıktıları

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Avrupa Birliği Enerji Birliği’nin 2023 Durum Raporu’na göre, AB’deki elektrik üretiminin %39’u 2022 yılında yenilenebilir kaynaklardan sağlandı ve rüzgârla güneş enerjisi, mayıs ayında AB elektrik üretiminde ilk defa fosil yakıtlardan daha fazla pay alarak öne geçti.
- İçerik: 24 Ekim 2023 tarihinde yayımlanan raporun 3 bölümden oluşan raporun ilk kısmı, Yeşil Mutabakat çerçevesindeki yüksek iklim ve çevre hedeflerinin AB’nin 2022 krizine yanıt stratejisini ve büyümeyle rekabet stratejisini nasıl şekillendirdiğini açıklıyor.
- Detaylar: 2. bölüm, AB ülkelerinin ulusal enerji ve iklim planları (NECP’ler) hakkında ilerleme raporlarına dayanarak Enerji Birliği’nin 5 boyutunun uygulanma durumunu analiz ediyor. Son bölüm, AB enerji sistemi ve enerji politikası için gelecekteki zorluklara işaret ediyor.
- Güncel durum: AB, gaz talebini önceki 5 yıla göre %18'den fazla azaltarak yaklaşık 53 milyar metreküp gaz tasarrufu sağladı.
REPowerEU Planı ve acil durum mevzuatı dizisi sayesinde Avrupa, enerji tedarik kesintilerinden kaçınmayı başardı, enerji piyasaları ve fiyatlar üzerindeki baskıyı hafifletti ve Yeşil Mutabakat mevzuatı ve yenilenebilir enerjinin artırılmış kullanımı aracılığıyla enerji sistemimizin yapısal reformunu sürdürdü.
İlk defa: 2022’de elektriğin %39’u yenilenebilir kaynaklar tarafından üretildi ve mayıs ayında rüzgâr ve güneş enerjisi, AB elektrik üretiminde ilk kez fosil yakıtların önüne geçti.
Sonuç olarak: 2023-2024 kışı öncesinde AB, enerji güvenliğini sağlamak için iyi bir hazırlığa sahip. %98 doluluk oranındaki gaz depolama tesisleri, çeşitlendirilmiş enerji ithalat yolları ve altyapısı, yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar ve enerji talebini azaltma yönünde kolektif çabalar sayesinde bu hâlde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.
13 Eki 2026

Türk tarihinin büyüklüğünün anlaşılması için Göbeklitepe’nin Türk olmasına ihtiyaç yok. Anadolu’nun bizim için taşıdığı değerin de Hititlerin, Troyalıların ya da beş bin yıl önce Beşiktaş’ta yaşayan insanların Türk çıkmasına ihtiyacı yok. Belki gerçek tarih bilinci, geçmişin her köşesinde kendimizi aramak yerine, bizden farklı olan bir geçmişi de kendi mirasımızın parçası olarak koruyabilecek özgüvene sahip olmaktır.




