Ay görevleri neden yeniden popüler hâle geldi?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Japonya Havacılık ve Uzay Ajansı'nın (JAXA) 6 Eylül'de fırlattığı SLIM (Smart Lander for Investigating Moon) adındaki insansız uzay aracı, 20 Ocak'ta Ay'ın yüzeyine yumuşak iniş yaptı. Japonya böylece Ay'a inmeyi başaran 5'inci ülke oldu.
Japon yetkililer ise geliştirdikleri "hassas" iniş teknolojisinin ne kadar başarılı olduğunu incelemek üzere önümüzdeki günlerde aracın hedefine beklendiği gibi nokta atışı isabetle inip inemediğini analiz edeceklerini belirtti.
- Neden önemli? Araç, Ay'ın mantosuna erişim sunacağı düşünülen derin bir kratere 100 metreye kadar hassasiyetle iniş yapmayı hedefliyordu.
Öte yandan, Japon bilim insanları aracın güneş panellerinin enerji üretmekte başarısız olduğunu açıklayarak SLIM’in Ay'daki aktivitesinin kısa ömürlü olabileceğini belirtti. NASA da iniş sırasında elde edilen verilerin iletilmesinin ardından araçla bağlantının kesildiğini duyurdu.
JAXA ise inişin birkaç saat sonrasında SLIM'in şalterini indirdiklerini doğrulayarak daha riskli başka seçenekleri denemeden önce panellerin yeniden çalışması ihtimaline karşılık Güneş ışınlarının açısının değişmesini bekleyeceklerini bildirdi. Buna göre önümüzdeki ay Güneş ışınlarının Ay'a geliş açısı değiştiğinde, aracın güneş pili hücreleri de şarj olmaya başlayabilir.
Ay’da rekabet
Tabii Japonya, son yıllarda daha da çekişmeli hâle gelen uzay yarışının tek katılımcısı değil.
Çin, 2013 yılında Chang'e-3 göreviyle yumuşak iniş gerçekleştirerek Ay'a inen 3'üncü ülke olmakla kalmamış, 2020 yılında Chang'e-5 göreviyle kaya örnekleri toplayarak Dünya'ya dönmeyi başarmıştı. Çin'in ardından geçen yıl Hindistan da Chandrayaan-3 görevi ile Ay'a başarılı bir iniş yapmış, ancak Rusya uzay ajansı Roscosmos'un Luna-25 misyonu çerçevesinde gönderdiği insansız uzay aracı ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Rashid adını verdiği Ay gezginini taşıyan "Emirates" misyonu da Ay yüzeyine çakılarak başarısız olmuştu.
- Öte yandan: BAE'nin Emirates misyonu aslen yine Japonya merkezli özel bir şirketin (ispace) yürüttüğü Hakuto-R Mission 1 görevinin bir parçasıydı.
Son olarak ise Vulcan Centaur VC2 gezgin aracı, ABD-Meksika ortak girişimi olan Peregrine-1 göreviyle Ay'a inmek için yola çıkmış, ancak uzay aracının iniş takımlarında meydana gelen sorun nedeniyle görev iptal edilerek Dünya'nın atmosferinde imha edilen araç birkaç gün önce Pasifik Okyanusu'na düşürülmüştü.
NASA, insanlı Orion aracını kullanarak 2025’te Artemis II göreviyle Ay yörüngesinde keşif turu atmayı ve 2026’daki Artemis III göreviyle de aralarında Ay’a ayak basacak ilk kadın ve ilk siyah astronotun da bulunduğu 4 kişilik mürettebatıyla bir kez daha Dünya’nın uydusuna iniş yapmayı planlıyor.
Neden şimdi?

Buzz Aldrin, Apollo 11 Misyonu (1969) | NASA
Peki ABD ile Sovyetler arasındaki uzay yarışının en büyük hedefi olan Ay, 1969’daki insanlı görevden yaklaşık 50 yıl sonra neden yeniden popüler oldu? Bilim insanlarının ve girişimcilerin gözlerini bir kez daha Ay'a dikmesinin 5 nedenini derledik.
1. Ay’daki suyu incelemek için
Su, Dünya'daki yaşam için elzem ve uzay araştırmaları için de kritik bir bileşen. Ay, bu kaynağı edinmek için uzayda ideal bir durak olabilirdi, ancak uzun bir süre boyunca Ay'da su olup olmadığı belirsizdi. Araştırmacılar Apollo görevinden alınan örnekleri analiz ettikten sonra, Dünya ve Ay'ın aynı malzemelerden oluştuğu sonucuna vardılar. Bu hipotez ilgi çekici bir olasılığı gündeme getirdi: Ay'ın yüzeyi bir zamanlar suyla kaplı olabilir miydi?
2. Güneş Sistemi’nin tarihine ışık tutmak için
Ay, neredeyse Güneş Sistemi'nin oluşumuna kadar uzanan eksiksiz bir jeolojik kaydı muhafaza etmekte. NASA'nın Ay'ın haritasını çıkaran uzay aracı Lunar Reconnaissance Orbiter, 2009'dan beri Ay'ın yörüngesinde dönüyor. Bu araç, Ay'ın jeolojik geçmişi hakkında yeni bilgiler toplamak ve gelecekteki insanlı keşif görevleri için yüzeyi araştırmak üzere tasarlandı.
3. Ay’ın kaynaklardan yararlanmak ve Ay’da üs inşa etmek için
Bilim insanları Ay'ın mineral zenginliklerini ortaya çıkardıktan sonra, bazıları Ay'da üs inşa etmek için bu zenginlikten yararlanılabileceğini öne sürdü. Ay'da üs inşa etmek için Dünya'dan malzeme taşımak milyarlarca dolara mal olabilir. Ancak hammaddeler uzayda zaten mevcutsa, o zaman her türlü inşaat faaliyeti de düşünülebilir hâle gelir.
4. Ay buzunu yakıt kaynağı olarak değerlendirmek için
Su, hidrojen ve oksijenden oluşur ve bu iki atom ayrıştırılıp depolanabilirse bir rokete yakıt olabilir. Çünkü hidrojen ve oksijen son derece yanıcıdır ve birlikte yandıklarında bir roketi itmeye yetecek kadar büyük miktarda enerji açığa çıkarırlar. Bu da–en azından teoride–Ay buzunun içmek için su, solumak için hava ve uzay gemilerinin yakıt alıp yola çıkması için bir itici güç kaynağı sağlayabileceği anlamına gelir.
5. Lav tünellerini keşfetmek için
Ay'da yaşamak için insanların kendilerini Güneş'ten ve uzayın derinliklerinden gelen radyasyondan korumaları gerekecektir. Bunu yapmanın bir yolu, Ay'da milyarlarca yıl önce oluşmuş lav tünelleri içine yerleşmek olabilir. Bilim insanları bu tünellerin içinde ne olduğunu henüz keşfedemedi, ancak Dünya'daki benzer tüneller bu konuda ipuçları sunabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD, Rusya, Çin, Hindistan ve son olarak Japonya, Ay'ı fethetmek için uzayda Soğuk Savaş'tan bu yana gözlenen en büyük rekabete girişti. Google CEO'sunun yeni yıl hedefleri, tartışmalara neden oldu.
23 Oca 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, gazeteci Tom Parker’a verdiği röportajda yapay zekayı karar verebilen ve yeni fikirler üretebilen bir “yabancı zeka” olarak tanımlıyor. İnsanlığın dil üzerindeki hakimiyetini bu yeni aktörle paylaşmasının güç dengelerini nasıl değiştireceğini sorgulayan Harari, zeka ile bilgelik arasındaki ayrıma odaklanıyor: Zeka ucuzlayıp bollaşırken insanlık, ne isteyeceğini bilecek kadar bilge olabilecek mi?

1990’larda ABD’de tütün şirketlerine açılan davalar, sigara endüstrisinin reklam ve pazarlama pratiklerini de kökünden değiştirmişti. Aradan 30 yıldan uzun bir süre geçti. Şimdi benzer bir tartışma 29 eyaletin Meta’yı Facebook ve Instagram’ı çocukları platformda tutacak biçimde tasarlamak ve riskleri kamuoyundan gizlemekle suçladığı davada yeniden gündeme geliyor. Davanın önemi ise sosyal medyanın temel tasarımını ve reklam modelini değiştirebilecek olmasında yatıyor.

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.



