Aylardan Filmekimi

50 filmlik programıyla Filmekimi başlıyor!
Aylardan Filmekimi

5 Ekim - Meşher - Duende
Meşher ile birlikte

Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? grup sergisi Meşher ’de Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? Nedir? Sergi . Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşkı mitinden yola çıkan, Selen Ansen küratörlüğündeki Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? sergisi yurt içi ve yurt dışından toplam 44 sanatçının 120’ye yakın eserinden oluşuyor. Nerede? İstiklâl Caddesi’nin önemli sanat durakları arasında yer alan Meşher ’de. Ne zaman? 12 Şubat 2023’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Kimler var? Serginin kapsamlı seçkisinde aralarında Koray Ariş, Defne Tesal, Laurence Demaison, Erol Akyavaş, Fabrice Samyn, VOID, Necla Rüzgar, Mehtap Baydu, Gizem Karakaş, Yaşam Şaşmazer, Ayça Telgeren, Claude Cahun, Betty Bui, Elina Brotherus ve Stéphanie Saadé’nin de yer aldığı birbirinden değerli sanatçıya ait eserler bulunuyor. Dahası: Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? ’e eşlik eden ve Meşher ’den ulaşılabilen kitap, alışıldık sergi kataloğu formatından uzaklaşarak serginin odaklandığı yansıma, yankılanma, ben, kimse ve öteki temalarını geçmiş ve günümüz arasında köprüler yaratarak irdeliyor. Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? hakkında daha fazla bilgi almak için bu bağlantıya gidebilir, sergiyi ise Meşher ’de ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Filmekimi'nde izlediğin ilk filmi hatırlıyor musun? Ben hatırlıyorum. Yıllardan 2006, Filmekimi beşinci yaşını kutluyor. Ben de henüz 20 yaşında bile değilim. Emek Sineması'nın o çok özlediğim atmosferinde, Altın Palmiye ödüllü Ken Loach filmi The Wind That Shakes the Barley'i izliyorum. Çok sıkılıyorum. Sıkılıyorum ama beni vazgeçilmezim olacak Filmekimi'yle tanıştırmış oluyor bu film. 2006'da 20 film ve tek salondan ibaret bir etkinlik olan Filmekimi, yirmi birinci yaşında 50'dan fazla filmi barındıran programıyla dört salona yayılarak başlıyor.

Filmekimi | Kaynak: İKSV

7-16 Ekim tarihleri arasında, 50 filmlik Filmekimi seçkisinin* gösterimleri Atlas 1948, City's Cinewam, Kadıköy Sineması ve Sinematek/SinemaEvi'nde yapılacak. Programda her zamanki gibi Cannes, Venedik ve Toronto Film Festivalleri başta olmak üzere sezonun başlangıcını müjdeleyen prestijli dünya festivallerinden heyecan verici filmler yer alıyor. Biletler dün genel satışa çıktı, fakat henüz geç kalmış sayılmazsınız. Aşağıda sıralayacağım hit filmlere yer bulamasan bile yayının sonunda bulacağın Öneri Halkası'nda gözünüzden kaçmaması gereken birbirinden güzel keşifler var!

Peki Filmekimi'nin öne çıkanları arasında neler var?

Aftersun  | Kaynak: İKSV

  • Çekimleri Muğla'da yapılmış, Cannes'ın en çok konuşulan filmlerinden olan ve bir baba-kız ve büyüme hikâyesi anlatan Charlotte Wells filmi Aftersun,
  • Başrol oyuncusu Song Kang-ho'ya Cannes'da En İyi Erkek Oyuncu ödülü kazandıran, Kore ve Japonya’da evlat edinilmek üzere terk edilmiş bebeklerden yola çıkarak kan bağı olmayan sıra dışı bir aileyi mercek altına alan Hirokazu Kore-eda filmi Broker,
  • 2018'de Girl'le mükemmel bir çıkış yakalayan genç yönetmen Lukas Dhont'un Cannes'da Büyük Ödül'ü Claire Denis'yle paylaştığı, on üç yaşında çok yakın iki arkadaşı izleyen Close

Decision to Leave | Kaynak: İKSV

  • Park Chan-wook'a Cannes'da En İyi Yönetmen ödülü kazandıran, bir polis dedektifinin araştırdığı cinayet vakasında ana şüpheli olan kadınla yakınlaşmasını konu alan Decision to Leave,
  • Mia Hansen-Løve'un bir aile dramının merkezinden yeşeren dokunaklı bir sevgi hikâyesi paylaştığı, Léa Seydoux ve Melvil Poupaud'lu One Fine Morning
  • Claire Denis'ye Cannes'da Büyük Ödül getiren, Nikaragua’da geçen tutku ve heyecan dolu, romantik aksiyon Stars at Noon,
  • 1980’lerde Amerikalı bir ailenin gündelik hayatın sıradan dertleriyle uğraşırken bir yandan da geleceği muğlak bir dünyada aşk, ölüm, takıntı, mutlu olma ihtimali gibi evrensel gizemlerini çözmeye çalışmalarını izleyen, yönetmen Noah Baumbach'ı gözdelerinden Adam Driver ve Greta Gerwig'le buluşturan White Noise.

Bones and All | Kaynak: İKSV

*Ben bu satırları tamamladıktan sonra açıklanan  Luca Guadagnino imzalı Bones and All'la Filmekimi programındaki film sayısı 51'e çıktı, 17 Ekim Pazartesi gününe konan ek gösterimlerle etkinlik bir gün daha uzadı, heyecanımsa daha da arttı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎟 Filmekimi: Film önerileri ve Kerem Ayan söyleşisi

Filmekimi programından öne çıkanlar, İstanbul Film Festivali direktörü Kerem Ayan'la söyleşi ve keşif niteliğinde öneriler.

05 Eki 2022

Meşher ile birlikte
Kaynak: İKSV

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine