

Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? grup sergisi Meşher ’de Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? Nedir? Sergi . Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşkı mitinden yola çıkan, Selen Ansen küratörlüğündeki Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? sergisi yurt içi ve yurt dışından toplam 44 sanatçının 120’ye yakın eserinden oluşuyor. Nerede? İstiklâl Caddesi’nin önemli sanat durakları arasında yer alan Meşher ’de. Ne zaman? 12 Şubat 2023’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Kimler var? Serginin kapsamlı seçkisinde aralarında Koray Ariş, Defne Tesal, Laurence Demaison, Erol Akyavaş, Fabrice Samyn, VOID, Necla Rüzgar, Mehtap Baydu, Gizem Karakaş, Yaşam Şaşmazer, Ayça Telgeren, Claude Cahun, Betty Bui, Elina Brotherus ve Stéphanie Saadé’nin de yer aldığı birbirinden değerli sanatçıya ait eserler bulunuyor. Dahası: Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? ’e eşlik eden ve Meşher ’den ulaşılabilen kitap, alışıldık sergi kataloğu formatından uzaklaşarak serginin odaklandığı yansıma, yankılanma, ben, kimse ve öteki temalarını geçmiş ve günümüz arasında köprüler yaratarak irdeliyor. Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? hakkında daha fazla bilgi almak için bu bağlantıya gidebilir, sergiyi ise Meşher ’de ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Filmekimi'nde izlediğin ilk filmi hatırlıyor musun? Ben hatırlıyorum. Yıllardan 2006, Filmekimi beşinci yaşını kutluyor. Ben de henüz 20 yaşında bile değilim. Emek Sineması'nın o çok özlediğim atmosferinde, Altın Palmiye ödüllü Ken Loach filmi The Wind That Shakes the Barley'i izliyorum. Çok sıkılıyorum. Sıkılıyorum ama beni vazgeçilmezim olacak Filmekimi'yle tanıştırmış oluyor bu film. 2006'da 20 film ve tek salondan ibaret bir etkinlik olan Filmekimi, yirmi birinci yaşında 50'dan fazla filmi barındıran programıyla dört salona yayılarak başlıyor.

Filmekimi | Kaynak: İKSV
7-16 Ekim tarihleri arasında, 50 filmlik Filmekimi seçkisinin* gösterimleri Atlas 1948, City's Cinewam, Kadıköy Sineması ve Sinematek/SinemaEvi'nde yapılacak. Programda her zamanki gibi Cannes, Venedik ve Toronto Film Festivalleri başta olmak üzere sezonun başlangıcını müjdeleyen prestijli dünya festivallerinden heyecan verici filmler yer alıyor. Biletler dün genel satışa çıktı, fakat henüz geç kalmış sayılmazsınız. Aşağıda sıralayacağım hit filmlere yer bulamasan bile yayının sonunda bulacağın Öneri Halkası'nda gözünüzden kaçmaması gereken birbirinden güzel keşifler var!
Peki Filmekimi'nin öne çıkanları arasında neler var?

Aftersun | Kaynak: İKSV
- Çekimleri Muğla'da yapılmış, Cannes'ın en çok konuşulan filmlerinden olan ve bir baba-kız ve büyüme hikâyesi anlatan Charlotte Wells filmi Aftersun,
- Başrol oyuncusu Song Kang-ho'ya Cannes'da En İyi Erkek Oyuncu ödülü kazandıran, Kore ve Japonya’da evlat edinilmek üzere terk edilmiş bebeklerden yola çıkarak kan bağı olmayan sıra dışı bir aileyi mercek altına alan Hirokazu Kore-eda filmi Broker,
- 2018'de Girl'le mükemmel bir çıkış yakalayan genç yönetmen Lukas Dhont'un Cannes'da Büyük Ödül'ü Claire Denis'yle paylaştığı, on üç yaşında çok yakın iki arkadaşı izleyen Close,

Decision to Leave | Kaynak: İKSV
- Park Chan-wook'a Cannes'da En İyi Yönetmen ödülü kazandıran, bir polis dedektifinin araştırdığı cinayet vakasında ana şüpheli olan kadınla yakınlaşmasını konu alan Decision to Leave,
- Mia Hansen-Løve'un bir aile dramının merkezinden yeşeren dokunaklı bir sevgi hikâyesi paylaştığı, Léa Seydoux ve Melvil Poupaud'lu One Fine Morning,
- Claire Denis'ye Cannes'da Büyük Ödül getiren, Nikaragua’da geçen tutku ve heyecan dolu, romantik aksiyon Stars at Noon,
- 1980’lerde Amerikalı bir ailenin gündelik hayatın sıradan dertleriyle uğraşırken bir yandan da geleceği muğlak bir dünyada aşk, ölüm, takıntı, mutlu olma ihtimali gibi evrensel gizemlerini çözmeye çalışmalarını izleyen, yönetmen Noah Baumbach'ı gözdelerinden Adam Driver ve Greta Gerwig'le buluşturan White Noise.

Bones and All | Kaynak: İKSV
*Ben bu satırları tamamladıktan sonra açıklanan Luca Guadagnino imzalı Bones and All'la Filmekimi programındaki film sayısı 51'e çıktı, 17 Ekim Pazartesi gününe konan ek gösterimlerle etkinlik bir gün daha uzadı, heyecanımsa daha da arttı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Filmekimi programından öne çıkanlar, İstanbul Film Festivali direktörü Kerem Ayan'la söyleşi ve keşif niteliğinde öneriler.
05 Eki 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.
25 Eyl 2026

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.




