Ayşem Gündüz'le hoşbeş

Ayşem, anlatıyor bize — kendini, Küçük'ü. Akyaka'da yavaşça acele etmeyi.
Ayşem Gündüz'le hoşbeş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Ayşem, bize biraz kendinden bahseder misin?

İzmir'de doğdum, büyüdüm; zeytin ağaçlarının tepesinden hiç inmedim, denizde rüzgârla düştüm, kalktım. Üniversite zamanım geldiğinde reklamcılık sevdasıyla İstanbul'a taşındım. Bir süre sonra reklamcılık ve pazarlama dünyasının üretim yapısının içerisinde olmak istemediğimi anladığım bir sürece girdim.

İş sonrası eve geldiğimde günün stresini bitkilerle ilgilenerek atıyordum. Toprak yapısı ve sulama teknikleri tüm dünyam oldu. Bitkiler dünyası beni içine çektikçe iyileştiğimi hissediyor, şehir hayatının hızı içinde "Botanik dünyayla daha nasıl hemhâl oluruz?" sorularını soruyordum. Bu süre zarfında iç mekân bitkileri alanında uzmanlaşıyor, aynı zamanda ekoloji dünyasına adım atarak bahçecilik, mikrobiyoloji ve permakültür konularında kendimi eğitiyordum. B planı arayışı, hiç olmadığı kadar hızlanmıştı. Şehirdeki hayatım reklam üretmek yerine bitkilerle yaşam alanları yaratmaya doğru evrildi. Toplumsal açıdan üretim ve tüketimlerimiz, yaşam biçimimiz, ilişkilenmeleriz kafamda oturmuyordu. Fırsat buldukça şehirden çıkıyor, kendimce bir haritalama yapıyordum. "Nerede, kimlerle, nasıl yaşanır?" sorularına cevap arıyordum. Bu arayış, "Nasıl?"dan "Ne için?" sorusuna evrildi. 

O sırada kendimi nice tarla, ova ve su başlarında buldum. Yaşamın döngüsünü anladıkça içimde bitmek bilmeyen arayış isteği daha da derinleşiyordu. Pandemiyle süreç hızlandı, 2020'nin Ağustos ayında İstanbul'dan ayrıldım. Bu süreçte zihnimle hareket ederken korkularımın beni durdurduğunu, kalpten sorular ve yanıtlarla yol aldığımda dirençle karşılaşmadığımı fark ettim. Bu kalp sesini dinleme yolculuğu, senelerdir kitesurf yapmaya geldiğim Akyaka'da kendimi bulmama sebep oldu. Karşımda susam tarlaları, yanımda Azmak'ın gözü ve harika bir komünite beni bekliyor; senelerdir haritaladığım, bilinçli ya da bilinçsiz hayatıma kattığım insanlar yanımda beliriyordu. Akyaka'nın girdabına girmiştim bir kere. Toprak onarılmayı bekliyor, çağrısı her zamankinden çok daha net duyuluyordu.

Küçük, nasıl bir yer? Neler bulabiliriz, neler bekleyebiliriz?

Akyaka'da hayat kendi zaman diliminde akar, günler, saatler ve aylar birbirini takip ederken oluşan hikâye başınızı döndürür. Küçük de tam o sırada karşıma çıktı. Burası, Azmak'ın gözünün olduğu, önünde susam tarlalarının uzandığı 33 dönümlük bir arazi. İlk girdiğimde İstanbul, Tom Tom Mahallesi'nde de aynı atölyeyi (Atölye Tomtom) paylaştığım arkadaşım Seza'nın da bu arazide yer alan seramik atölyesinden ufka bakarken "Burada neler yapabiliriz?" sorusuyla cereyan buldu her şey. Akyaka'dan yolu geçen herkesin kendisinden bir şeyler kattığı bir kolektif yaratmak istedim. Küçük'te iki kişi başladığımız bu macera, Merve Purde ve Tunçin Üner'in de katılımıyla beden, tasarım, bahçe ve seramik ekseninde şekillenen bir deneyim şimdi.

Adımızı HemDem koyduk — "yoldaş, birlikte üreten" anlamında. Küçük arazi konumu itibarıyla doğayla iç içe komünite yaşamı deneyimini sunan bir alan. Farklılıkları aynı hikâyelerde buluşturan bir geçiş. Yoga deck'te beden ve yoga pratikleri, atölyelerde deneyim odaklı üretim çeşitleri, bostanında atalık tohumlardan yetişen sebzelerle kahvaltı yapabileceğiniz bir buluşma noktası.

Küçük'ün kurulma amacı, farklı ve birbirinden bağımsız geçmişe sahip insanların birbirlerine dokunmasını ve paylaşmasına olanak sağlamak.

Akyaka'ya bir sebep için göçen, orada yaşayanlardan oluşan topluluk için neler söylemek istersin?

Değişime inanan ve buna bir arada olarak erişileceğine kesin gözüyle bakan, hayal kuran ve projelendiren, yavaş yaşamın içinde kendi hızında ilerleyen, topraktan ve yerelden öğreneceği çok fazla olan ve buna susamış bir birliktelik hâli. Bir devrim yaratacak kararlılıkta, bir şirketin istese de aynı çatı altında bir plazada toplayamayacağı özgür ruhlar kolektifi.

Akyaka'dan Akçapınar Köyü'ne doğru bir rota çizer misin bize? Nerelere uğrarsın, kimlerle laflarsın?

Önce bir No22 RidersInn'e uğrarım, dostum ve ev arkadaşım Ali'yle sabah kahvesi içerim, o sırada otelde konaklayan dostlar ya da yeni tanıştıklarım illaki olur. Sıra West Cafe içindeki Olive Farm dükkânına gelir, yerel üreticinin ürünlerine erişmek ve lavanta yağımı almak, ova hayatında kuruyan ciltler için harika bir çözüm. Oradan rotayı Küçük'e çeviririm — "Atölyede neler oluyor?" veya "Orkun'un kundalini dersi kaçtaydı?" gibi sorular sonrası ova yoluna girerim. Dürdane Teyze, ineklerini gezdirmeye başlamıştır bile, onunla muhabbet ruhuma iyi gelir. Akçapınar'a geldiğimde ekip arkadaşlarım ya da ofis-ev buluşma noktası olarak tabir ettiğimiz Lemongrass Coffee Bar'e geçerim. Edip'in cold brew'larından alır, şeftalili kekimle sohbete dalarım. O sırada hayatımda ilk defa gördüğüm karpuz türünü tezgâhında satan Mehmet Abi'yle yangın sonrası kuraklık sorununu konuşup bir sonraki hafta tarlasında buluşmak üzere sözleşir ve yoluma devam ederim. Akyaka elbet karşıma bir hikâye daha çıkaracaktır, yavaşça acele etmem gerektiğini bilirim.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

Akçapınar, Sinem Mıhçıoğlu

Bu hafta Sinem'in peşinden yürüyoruz Akçapınar'da. Dane'den çıkıp 50 metre ötedeki Azmak kıyısına. Yolun bitiminde Lemongrass karşılıyor bizi.

29 Ağu 2021

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

Elif Bayram

·

13 Eki 2026

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

11 Eki 2026

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

Asena Sarıbatur

·

04 Eki 2026

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada
SoliSoli
∙

HİKAYE

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler

George Lucas’ın 1970’lerden itibaren toplamaya başladığı sanat eserleri ile Mellody Hobson’ın koleksiyonunun biraraya gelmesiyle oluşan Lucas Museum of Narrative Art, 20 yıllık bekleyişin ardından Los Angeles’taki Exposition Park’ta ziyarete açıldı. Açılıştan hareketle dünyanın dört bir yanındaki film müzelerini keşfediyoruz.

Deniz Aytekin

·

04 Eki 2026

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler
SoliSoli
∙

HİKAYE

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’

Adana’nın Dilekkaya köyünde Şükriye Arıkanlı, her sabah eline süpürgesini ve plastik hortumunu alıp aile evinin avlusundaki Roma lahitlerini temizliyor. Bu, annesi Hatun Dilci ile babası Amber Dilci’nin definecilere karşı tüfekle koruduğu Anavarza Antik Kenti için onlarca yıldır süren bir aile nöbetinin bugünkü hâli. Yaşar Kemal’in de bir dönem konuk olduğu bu evde gerçek, efsane ve binlerce yıllık tarih iç içe yaşarken Şükriye Hanım’ın aklında artık başka bir soru var: Gençlerin terk ettiği köyde, kendisinden sonra Anavarza’ya kim sahip çıkacak?

Nimet Kıraç

·

01 Eki 2026

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’